Ahmet TAŞGETİREN
Bir yerinde olduğu kesin. Ama hangi boyutta ve neresinde, sorusunun cevabı çok net değil. İş, belki de Hükümet - Devlet cenahında Çalışma Bakanı Süleyman Soylu’nun üç kere tekrar ettiği şekilde “Bu darbenin arkasında ABD vardır” cümlesi kadar nettir. Kimbilir?
Bir kere ABD’nin dosyasında Mursi’yi deviren Sisi’yi desteklemek gibi bir şaibe var. Üstelik o desteğe “Demokrasinin geleceğini korumak” gibi bir gerekçe eklemişler.
Bu mantığa dikkat etmek lazım.
Bir ara bizde de “Şeriat mı darbe mi?” tartışmaları yaşandı ve bazı çevreler tarafından “Şeriatın geleceği kesinse darbe meşrudur” dendi, hatırlanacaktır.
Bir ara bizde de Refah Partisi ile ilgili olarak “İktidara geldiğinde demokrasiye son verecek olan bir siyasi parti demokrasinin nimetlerinden yararlanmalı mı?” konusu tartışıldı, hatırlanacaktır. Refah Partisi’nin kapatılma gerekçeleri arasında bu mantık da bulunuyor.
Ve bir ara bizde, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Demokrasi ve ray” metaforu epey spekülasyona yol açtı, hatırlanacaktır.
Fethullah Gülen Amerika’da. Ve Amerika, Türkiye’nin “iade veya deport” talepleri karşısında ayak sürüyor. Neden?
Şu son darbe girişiminin Gülen hareketinin TSK bünyesindeki yapılanması ile bağlantılı olduğu gün gibi aşikar.
Böyle bir girişimin gelişmesinden Amerika’nın haberdar olmaması ise ihtimal dışı.
ABD medyası, daha şimdiden darbe girişiminin kendisi ile değil, Tayyip Erdoğan’ın girişim sonrası yapacağı icraatı sorgulamakla ilgileniyor.
İlginç olan, benzeri bir sorgulama tavrının AB çevrelerinde de mevcut olması.
“Darbe kınamaları” daha çok zevahiri kurtarma algısı oluşturuyor.
AB’nin Genişleme müzakerelerinden sorumlu komiseri Johannes Hahn’ın “Tasfiye listeleri önceden hazır mıydı?” sorgulaması, AB çevrelerinde barınan rezerve işaret ediyor. Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu’nun Hahn’a verdiği cevap, oralardaki rezervi izale etmiş midir, kuşkuluyum.
ABD veya Avrupa medyası, Türkiye’de oluşan darbe karşıtı coşkuya Fransız. Oralarda Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yönelik sorgulama öne çıkacak gibi görünüyor. Bundan sonra Batılı liderlerin ve medyanın Türkiye değerlendirmelerinde darbecilere yönelik uygulamaların “hukuk içinde kalması” şerhlerinin ağırlıklı olarak bulunacağı tahmin edilebilir.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, uluslararası medya ile önceki gün CNN International’a verdiği mülakata benzer mülakatları sürdüreceğini söyledi. Bu önemli.
Aslında hem ABD ile hem AB ile ilişkilerde sorunlu bir sürecin içinde yürüyoruz. İslam coğrafyasındaki gelişmeleri aynı okumuyoruz, gelecek inşasında da ciddi farklılıklarımız bulunuyor. Onun için “Dostluk - Müttefiklik” ilişkisini sorgulayarak geliyoruz. Hatta ABD’nin, Türkiye’nin mücadele ettiği bir terör örgütünün Suriye uzantısına destek vermesi gibi bir büyük problem yaşıyoruz. ABD’nin ve AB’nin, bir darbe girişimine karşı çok daha net olması beklenirdi. Ama tavır ikircikli. Hep diyoruz: Fransa’daki teröre karşı alınan tavır Türkiye’deki teröre karşı da ortaya konmalı. Bu, gözlemleyegeldiğimiz duyarsızlığa karşı tepki.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Obama’ya seslenerek özetle diyor ki: “Şimdiye kadar ellerinde silah yok, diyordunuz. İşte silahları da var ve suçüstü yakalandılar. O yapının başını neden iade etmiyorsunuz? Yarın biz de sizin terörist diye tanımladığınız birisini iade etmezsek ne diyeceksiniz?”
Bunların tamamı makul değerlendirmeler.
Ama müttefiklerimizde karşılık üretmekte zorlanıyoruz.
Nolacak?
Önümüzdeki süreç, özellikle ABD ve AB ile ilişkilerin hassaslaşacağı bir süreç olacak gibi görünüyor.
Çünkü bizde “Gülen ve FETÖ” gündemi olacak ve bağlantılı olarak “ABD Gülen’i ne yapacak?” sorusu sorulacak.
İlişkiler gerilecek.
Uluslararası boyutta algı yönetimine ihtiyaç olduğu kesin. O bile, bazı odakların hesaplı tavırlarını değiştirir mi kuşkuluyum. Türkiye ve İslam dünyası olarak zorlu bir berzahtan geçmeye çalıştığımız muhakkak. Rabbim yardımcımız olsun.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları










































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
10.02.2026
8.02.2026
6.02.2026
5.02.2026
27.01.2026
23.01.2026
22.01.2026
20.01.2026
16.01.2026
15.01.2026