Ahmet TAŞGETİREN
Washington’da bir orta oyunu. Amerika’nın başında azil soruşturmalarını aşmaya çalışan bir megaloman. Bunun için bugüne kadar hiçbir Amerikan başkanının yapmaya cesaret edemediği biçimde Amerika’yı İsrail’in kuyruğuna takmış bir vodvilde rol kesiyor. Yanı başında, Trump’ın sözlerinden dolayı ağzı kulaklarına varmış bir İsrail Başbakan’ı; Netanyahu. O da en az Trump kadar soruşturmalarla boğuşuyor. İşte böyle bir vodvilde, Filistin üzerinden, daha doğrusu İslam dünyası üzerinden yaptıkları jestlerle birbirini kurtarmaya çalışıyorlar.
Filistin’i iç etme operasyonu bu: Yüzyılın Anlaşması adı altında yaldızlanmış ve içine kimi Arap ülkelerinin yandaşlığını katmış bir operasyon. Bahreyn’e, Umman’a, Birleşik Arap Emirliklerine “candan!” teşekkürler. Bu vodvilde Trump’la birlikte elleri aynı yaldızlı küre üzerinde birleşen Sisi’nin de katkısı var, Suud Kralının da, Veliahd Prens Muhammed bin Selman’ın da.
Bu canlı yayında tamamen Amerikan-İsrail operasyonu sahneleniyor. ABD Başkanlığı adına Trump ve İsrail adına Netanyahu elele tutuştu mu, İslam coğrafyasının canına okunabileceği gibi bir meydan okumaya tanıklık edilebiliyor.
Sadece Filistin iç edilmiyor bu vodvilde. Diyor ki Netanyahu: “Bu ikinci bir 1948’dir. O zaman Truman vardı, şimdi Trump” İsrail adeta yeniden kuruluyor Netanyahu’ya göre. Trump da “Ben yaparsam böyle yaparım” diyor. Yaptı nitekim. Önce Kudüs’ü İsrail’in başkenti olarak tanıdı, ABD Büyükelçiliğini oraya taşıdı, Golan Tepeleri’ni İsrail sınırlarına kattı emri vakilerle. Şimdi de anlaşma ile “Kudüs’ün İsrail’in bölünmez başkent oluşu”nu İslam dünyasına tanıtmak istiyor. Doğu Kudüs’te Filistin’e ne verilecekse, o da meçhul.
“İslam dünyası artık tanımalı İsrail’i” diyor. “Hamas’ın kellesini verin” diyor.
Bunun “Yeni bir Amerika tavrı” olduğunda kuşku yok. Eskiden de “İsrail’in güvenliği ABD dış politikasının bir numaralı meselesi” idi. Ama bunun böylesine kör gözüm parmağına tarzında Trump-Netanyahu radikalizmi niteliğinde dünyaya sunulması, bir meydan okumadır. Bu İslam dünyasının Filistin konusundaki tepkilerinin hiçe sayıldığının ilanından başka bir şey değildir.
Bu, ya Filistin konusunda İslam dünyasında herhangi bir duyarlılık kalmadığı varsayımının göstergesidir ya da “Bir kaç cılız ses çıksa dahi bu umurumuzda değil” tarzındaki meydan okumanın…
Amerika Ortadoğu’dan çekilmişti hani…
Ya bu ne?
İsrail burada ise Amerika da buradadır. Hem de en fütursuz bir meydan okuma diliyle. Hem de, “İslam dünyası” dediğimiz alandaki çürük yapıları devşirme rolünde…
100 Yılın Anlaşması! Filistin’in temsil edilmediği, daha doğrusu “İsrail’in Amerikası” ya da “Amerika’nın İsrail’i” ile birlikte var olduğu ve tek Filistinli’nin bulunmadığı bir ortamda Filistin’in statüsünü belirleme işi. Bu kadar hoyrat ve saldırgan bir hamle bu.
Filistin’in işi çok daha zor bundan böyle.
Haydi tahmin edelim: Bu plan konusunda bugüne kadar Filistin diye bir meselesi olan İslam ülkelerinden nasıl bir tepki gelir?
Biliyorum, Trump’la Netanyahu’nun Filistin etrafında sergiledikleri yamyam dansını izlerken, koca İslam coğrafyasında yürekler yanmıştır.
Ama belli ki bu yetmiyor. “100 yıllık parantezi kapatmak” çok sabır, çok bilinç, çok feraset, çok emek gerektiriyordu. Bu sözün söylendiği zamandan bugüne ne yapıp ne yapamadığımıza bakmalıyız.
Filistin adına Mahmud Abbas, “Kudüs satılık değildir. Halkımız bu planı tarihin çöplüğüne atacaktır” diyerek Filistin’in yüreğini yansıttı.
Filistin ile nerdeyse aynı anda Türkiye’nin sesi yükseldi. Dışişleri Bakanlığı’nın açıklaması çok netti:
“Kudüs kırmızı çizgimizdir. ABD’nin sözde barış planı ölü doğmuştur. Filistin’in kabul etmeyeceği hiçbir anlaşmayı kabul etmeyiz. Filistin halkı ve toprakları parayla satın alınamaz. İşgale son vermeden Ortadoğu’ya barış gelmez.”
Mesele, bu yürek sesini tüm İslam dünyasının ortak sesi haline getirmektir.
Ve Erdoğan’dan Putin’e İdlib uyarısı
Bu arada Suriye’de İdlib sancısı artıyor. İdlib, Türkiye-Rusya ilişkisinin sınandığı bir sıcak alan haline geldi. Rejim İdlib’i Rusya’nın desteğinde vuruyor. Türkiye Rusya’yı uyarıyor, ama sonuç değişmiyor. İdlib’e bomba yağıyor. Tabii ki gözler Erdoğan’a çevriliyor: Putin ile ilişkinin sonucu bu mu olmalı? Ve Erdoğan patlıyor:
“Bu konuda Rusya birbirimize sadık ortaklar isek, tavrını belli edecek. Ya Suriye ile olan süreci farklı yürütecek ya da Türkiye ile olan süreci farklı yürütecek, bunun başka yolu yok. Şu an itibarıyla maalesef Rusya Astana’ya da Soçi’ye de sadık değil. İdlib’de bu bombalamaları vesaire durdurdunuz durdurdunuz, durdurmadığınız takdirde bizim artık sabrımız tükeniyor. Bunlara biz bir yere kadar sabrederiz, sabrettik ama ondan sonra da biz göbeğimizi keseriz.”
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları







































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
10.02.2026
8.02.2026
6.02.2026
5.02.2026
27.01.2026
23.01.2026
22.01.2026
20.01.2026
16.01.2026
15.01.2026