Akın ÖZÇER
Katalan sorunu, partisinin memleketi Galicia’da seçimleri kazanmasıyla nefes alan Başbakan Rajoy’un canını en az artan sokak gösterileri ve yaklaşan ikinci genel grev kadar sıkıyor. Sorun geçen hafta Avrupa Parlamentosu (AP) üyesi dört Katalan temsilcinin AB Komisyonu Başkan Yardımcısı ve Adalet ve Özgürlükler Komiseri Bayan Viviane Redding’e gönderdiği ortak imzalı mektupla alevlendi. Mektubun hedefinde, AP Başkan Yardımcısı PP’li Aleix Vidal Quadras ve iki emekli generalin, Katalunya iktidar partisi CİU’nun (Convergència i Unió) lideri Mas’ın 25 kasımda kazanmaları hâlinde düzenleyeceği anayasaya aykırı bağımsızlık referandumunu engellemek için anayasanın 8. maddesine başvurulabileceği yolundaki açıklamaları vardı.
Anayasa inşa sürecinde özellikle Bask milliyetçi temsilcilerce çok eleştirilmiş olan ama o dönem itibariyle asker-sivil ilişkileri sorunlu olduğundan değiştirilemeyen sözkonusu 8. madde, silahlı kuvvetlere İspanya’nın bağımsızlık, egemenlik ve toprak bütünlüğünün yanı sıra, “anayasal düzenini” de güvence altına alma görevi veriyor. Anayasaya aykırı bir referanduma engel olmak için demokratik niteliğini vurguladığımız 1978 Anayasası’nın kuşkusuz en tartışmalı maddesine atıfta bulunmanın hiç anlamı yok. Daha önceki yazılarımda altını çizdiğim gibi, Euskadi’de özerk parlamentonun 2008’de çıkardığı referandum yasasının iptali için Anayasa Mahkemesi kararı yeterli olmuştu.
Katalan parlamenterlerin şikâyet mektubunu imzalayanlar arasında Sosyalist İşçi Partisi Katalan kolu (PSC) temsilcisi ve PSOE Avrupa delegasyonu Genel Sekreteri Maria Badia da vardı. Bayan Badia mektuba Katalunya’ya askerî müdahale anlamına gelen sesler susturulsun diye imza attığını açıkladı ama delegasyondaki görevinden de istifa etti. İstifanın bu mektubun altına imza atmasını hoş görmeyen PSOE üst yönetimi tarafından telkin edildiği öne sürüldü. Katalunya Cumhuriyetçi Solu (ERC) lideriOriol Junqueras da bu yöndeki iddialara dayanarak, PSOE’yi “askerî gücü ulusal siyaset aracı olarak kullanma yanlısı” bir parti olmakla suçladı.
Bununla birlikte, Katalunya konusunda en sert mesajlar her zaman olduğu gibi PP cephesinden geldi. Eski başbakanlardan José Maria Aznar, Nobel edebiyat ödülü sahibi Mario Vargas Llosa onuruna düzenlenen gecede CİU lideri Mas’a yüklendi. Milliyetçilikle Avrupacılığın birbirine zıt kavramlar olduğunu savunan José Maria Aznar “anayasanın dışına çıkanların Avrupa’nın da dışında kalacağı” uyarısında bulundu; ayrıca milliyetçilerin sorununun sadece İspanya ile değil aynı zamanda hukuk devletiyle olduğunu öne sürdü.
Aznar’ın bu hamaset dolu diskurunu dinleyenler arasında bulunan Başbakan Rajoy ise cumartesi günü Barselona’da şaşırtıcı bir konuşma yaptı. CİU’nun yedi milyon Katalanı “imkânsız bir ikileme” (dilemma imposible) sürüklediğini vurgulayan Rajoy, bir zamanlar İspanyol sağının yerden yere vurduğu Zapatero’nun Çoğul İspanya (España Plural) kavramına da sahip çıktı. Galicia’da doğduğunu, çocuklarının Katalunya’da dünyaya geldiğini ve Madrid’de büyüdüklerini söyledi. Hem İspanyol, hem de Katalan olunabileceğini, hatta iki dilli olmanın iki kat şanslı olmak demek olduğunu anlattı.
Aslında Çoğul İspanya projesinin amacı, 1978 Anayasası’nı günün koşullarına uyarlamaktı. Başta ülkenin eşit yetkilere sahip ucu açık sayıda özerk topluluktan oluşmasını öngören ve bu nedenle“herkese kahve” metaforuyla ifade edilen simetrik özerklik sistemi, 2. Madde’nin özerk topluluklar arasında “bölge” ve “milliyet” ayırımı yapması nedeniyle bozulmuştu. Milliyetçilerin “herkese kahve yok” metaforuyla vurguladığı asimetri yerele yetki devirleriyle zaman içinde Katalunya ve Euskadigibi milliyetler lehine derinleşmiş ve bazı anayasa hukukçularına göre İspanya artık adı konulmamış bir federal devlete dönüşmüştü.
İşte bu nedenle Zapatero asimetriyi İspanya’nın gerçeği kabul eden, “A la kart kahve” (café a la carta) metaforuyla sunduğu yepyeni bir özerklik modeli oluşturmak istedi. Ama yapabildiği tek şey,Katalan Statüsü’nü yenilemek oldu. Aslında Rajoy bu tekere de çomak sokmuş, Meclis’te kabulü ardından Statü’ye karşı dört milyon imza toplayarak Anayasa Mahkemesi’ne başvurmuştu. 2010’da Mahkeme yeni Statü’yü ana hatlarıyla kabul eden bir karar verdi ama 14 maddesini kısmen iptal etmesi yarım milyon kadar Katalanın sokağa dökülmesine yol açtı.
Mariano Rajoy’un Katalan diskurunu geçmişin günahlarını çıkartırcasına değiştirmesinin CİU’nun sandıkta salt çoğunluğa ulaşmasını engellemesi zor; zira seçimlere bir ay kala gerçekleştirdiği bu değişim eskinin kötü izlerini silmeye yetmeyecek olasılıkla. Bununla birlikte PP anayasaya aykırı bir referandum tartışması üzerinden yürüyen seçim kampanyasının bu imkânsız ikileminde sağduyulu seçmeni yanına çekme imkânına sahip görünüyor. Sosyalistler Euskadi ve Galicia seçimlerinin ortaya koyduğu gibi düşüş içinde olduğundan PP’nin Katalunya’da merkez cephesi lideri ve ikinci parti olma şansı sürüyor.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları




























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
2.02.2026
26.01.2026
15.01.2026
12.01.2026
5.01.2026
29.12.2025
21.12.2025
13.12.2025
6.12.2025
1.12.2025