Ali BAYRAMOĞLU
Farklı siyasi görüşlerin birbirlerine hain muamelesi yaptığı siyasi kültürlerde, siyaset, hakimiyet kavgasına indirgenir, savaş olarak algılanır. Bu tür diyarlarda mutlak doğrular birbirlerine bilenir, siyasal ve kültürel ayrımlar sadece çatışma vaadederler.
Durumumuz biraz böyle...
Dikkat çekici: Başbakan son dönemlerde "ihanet" kelimesini sık kullanıyor. Sıkça hainliğe gönderme yapıyor.
Sıradan görünebilir, ancak, farklı görüşleri, farklı tutumları, eleştirileri ihanet olarak tanımlamanın "siyasi maliyeti" sanıldığından ağırdır.
Toplumsal hayatta özellikle fikri ve siyasi düzeyde, "ihanet" kelimesi tek bir doğru anlayışına, bu tek doğrunun tâbi olduğuna işaret eder. "Doğru tekeli"nin en içerden, en milliyetçi, en güçlü olanlarda olduğunu ima eder.
Türkiye bunu bilir...
Bu tekel dün askerdeydi. Kimin hain olduğunu, kimin olmadığını o tespit eder, insanları, kurumları, hatta nesneleri birer milli güç olarak tanımlar, kırmızı ve mavi kuvvetlere böler, milli güvenlik ideolojisi üzerinden milli davranış kalıpları belirlerdi. Bununla ilgili açıklamaları, değerlendirmeleri, uyarıları o yapardı.
Değişim ve demokratikleşme süreci, askeri kışlasına gönderdi. Ama "tek doğru" ve "tek yol" haline ve tekeline dokunmadı, dokunamadı.
Bugün tekelin siyasetçi tarafından kullanıldığını görüyoruz. Takdir ve arz üzerine kurulu ataerkil politika gitgide yorucu ve boğucu bir noktaya ilerliyor.
Emekli askerlerin, basının, gazetecinin, hatta anne babaların ne yapması gerektiğini söyleyen, tersi durumları kırmızı alana, ihanet alanına iten dil demokrasi açısıdan bir hüsrandır.
Siyasi iktidar bunu anlamıyor...
Hiçbir fikrin ve önerinin (kendisininki de dahil) kendiliğinden doğruluk taşımadığını, eksik ya da yanlış kabul edilen fikirlerin de önem içerebileceğini, doğruların farklı fikirlerin, eğilimlerin tokuşmasından, kesişmesinden doğacağını görmüyor.
Aydının zorlayıcı ve ilkesel, gazetecinin sorgulayıcı ve eleştirel, siyasetçinin faydacı ve bütünleştirici rollerinin farklı olmasının önemini, bunların bir bütün halinde bir toplumun işleyişi için demokratik sıhhat belirtisi olduğunu farketmek istemiyor.
Bir toplumun farklılıklardan oluştuğunu, o farklılıkların taleplerinin farklı olabileceğini görmek istemiyor. Demokratik bir düzende kararların bu taleplerle ilişki kurarak alındığını da bilmek istemiyor.
Şunları görmek gerek:
Eğitim düzeni, Kürt sorunu ya da İstanbul'da tüneller veya Çamlıca'da cami, Haliç'teki köprü...
Bir toplum için iyi ve doğruyu ya da iyi ve doğru olduğunu düşündüğünüzü yapmak yetmez...
Bunu nasıl, kiminle ve ne kadar katılımcı, hakkaniyetli, kucaklayıcı bir süreçte yaptığınız da o denli önemlidir, hayatidir...
Seçilmiş siyasetçinin sözlerini yerine getirme ve sistemi işletme yetkisi vardır ama bu yetki mutlak doğruları belirlemek, bunu eleştirenleri susmaya davet ve susturma yetkisi değildir...
Bugün kim ne derse desin siyasi iktidarın, Başbakan'ın kullandığı sembolik dille yaptığı budur.
Bu böyle gitmez...
Bugün gazetelerde Afyon olaylarıyla ilgili 4 generalin görevden alındığı haberi var. Durum böyleyse, ölen çocuklar ortadaysa neden eleştirenler, örneğin fikir beyan eden emekli askerler hain olsun?
Birkaç gün önce Başbakan mealen "Boğaz'a bakarak köşelerinden ahkam kesenler hiç cepheye gitmişler mi" diye soruyordu.
Doğan Güreş'i akla getiren bu sözler sarfedilmeye devam ettikçe, asker ve kalem arasındaki ilişkide hedef ikincisi oldukça, fatura aydına, eleştiriye çıktıkça, alınan yol kısa olur.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları



























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
12.02.2026
7.02.2026
5.02.2026
1.02.2026
29.01.2026
24.01.2026
22.01.2026
17.01.2026
15.01.2026
10.01.2026