Ali BAYRAMOĞLU
Öykü hep aynı şekilde başlar.
Bir emniyet birimine, örneğin Terörle Mücadele Şubesi'ne, isimsiz bir e-mail ihbarı gelir, önce. İhbarların hepsi birbirine benzer. Aslında bilinir, ihbarı yapan ya da yaptıran aslında ihbarı alandır, emniyetin kendisidir. Mekanizmayı ateşleme yoludur bu.
Şube ihbar üzerine üzerine harekete “geçer”. Belli şahıs, siyasi kimlik ve çevre söz konusuysa ya da “hedef” zaten önceden belirlenmişse, yani başı sonu belli bir operasyon söz konusuysa, yani niyet kapan kurmaksa, hızla, ihbar edilen kişi ve kişilerin şuç işlediğine dair ciddi şüphelere sahip olur.
Sonra sıra bir savcı bulmaya ya da ilgili savcıya gitmeye gelir.
Şube, bir savcıdan soruşturma izni alır ve dosya açılır.
Bir adım sonra polis, kimi kişi ve kişiler hakkında delil toplamak, suçu ayrıntılandırmak için savcıdan iletişimi takip talebinde bulunacaktır. Telefonları dinlemek, görüntü kaydetmek, ortam dinlemesi yapmak, e-maillerini izlemek izni istenir. Savcı, en azından rutin olarak, polis bilgi tekeli ve şüphesi karşısında tereddüt göstermez, izin talebini ilgili hakime götürür.
İş karışıksa, tercih edilen nöbetçi hakime denk getirilir dosya. Ya da zaten sistem yukarıdan aşağıya çalışmaktadır, terörle ilişkili bir suç ihtimali üzerinden, emniyetin ve savcının önüne koyduğu dosya söz konusu olunca, hakim genellikle onaylar.
Ve takip başlar.
İşin ucu açıktır artık. Dinlemelerle malzeme biriktirme, suç üretilme kapısı açılır, kişilerin özel hayatını, ilişkileri basına servis etme ve teşhir imkanları doğar.
Bu öykünün tekrarını pek çok dosyada gördüm, hala görüyorum.
Aslında bunlar “polis devleti”nin izleridir...
Bu izler bizi merkezinde, hangi davranışın, hangi sözün, hangi tavrın, hangi toplantı veya görüşmenin “suç” oluşturduğuna karar veren, talepler ve fezlekelerle, zaman zaman süzgeçten geçirdiği bilgilerle, bağlı olduğu makamı, “savcı”yı dosya üzerinden bu istikamette yöneten ve yönlendiren “polis”in olduğu bir sistematiğe götürür.
Bu sistematik, özellikle alanı alabildiğine genişletilmiş terör suçlarında, olması gerekenin tersine hukukçudan polise değil, polisten hukukçuya inen bir hiyerarşiye işaret eder. İstisnaları bir kenara koyarsak, fezlekelerin iddianamelere, iddianamelerin hükümlere dönüştüğü ters bir çarka gönderme yapar.
Gülen cemaatinin ülkenin devlet ve hukuk düzeni üzerinde tahakküm kurma gayreti bu zeminin üzerinde yükselmişti. Binlerce kişi bu düzen üzerinden dinledi. Dileme amacı, niyeti “şahsi ve politik”ti. Ancak bunu mümkün kılan, sadece kadrolaşma, gizli yapılanma değil, aynı zamanda güvenlik birimlerinin hukukçuları kuşattığı bu düzendi. Daha sonra kadrolaşma o hukukçuları da avucunun içine alınca, polis devleti akışı mutlaklaşmıştı.
Peki bu düzen değişti mi?
Hayır. Aynı sistematik, bu kez onu dün kullanlara yönelmiş durumda.
Dahası var, Kürt meselesinde siyasi alanının daralması, güvenlik alanın genişlemesi bozuk hukuk-güvenlik, hukuçu-güvenlikçi dengesini daha da bozuyor.
Örnek: Cemaatin keyfi dinleme furyasının en büyük mağduru AK Parti'ydi. Bunun içindir ki, siyasi iktidar, bir dönem istihbari dinleme kararlarının alınmasında tek hakim yerine üç hakimlik heyetin oy birliğini zorunlu kılan bir yasa çıkarmıştı. Gelin görün ki, terör, asayiş koşulları, ihtiyaç derken (ki sistemler genel olarak böyle güvenlikçi bir derinliğe kavuştur) bugün bu yeniden tek hakim dönemine dönülmeye çalışılıyor.
Yeni hazırlanan bir tasarıya göre, “dinleme kararı verilmesi için Ağır Ceza Mahkemeleri'nde görevli 3 kişilik heyet yerine, bir hâkimin kararı yeterli olacak. Acil takip gerektiren durumlarda Sulh Ceza Hâkimlikleri ile nöbetçi mahkemelerden de dinleme ve teknik takip kararı alınabilecek…”
“Neden” diye sormaya gerek bile yok.
Siyaset alan kaybederse, demokrasi alan kaybeder.
Dar hukuk alanı daha da daralır.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları



























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
12.02.2026
7.02.2026
5.02.2026
1.02.2026
29.01.2026
24.01.2026
22.01.2026
17.01.2026
15.01.2026
10.01.2026