Ali BAYRAMOĞLU
Türkiye'nin karşı karşıya kaldığı sorunlar hiç olmadığı kadar boğucu.
IŞİD terörü bunların başında geliyor.
Neden, ne amaçla vuruyor, öldürüyor, canlı bomba haline geliyor, etraflarını imha ediyorlar? Buna nasıl anlam veriyor, bunun nasıl amaç kılıyorlar?
İnsani bir akılla anlamak mümkün değil.
En vahşi saldırılarından birisi yaptılar. Gaziantep'te bir düğün salonunu, bir kına gecesini vurdular. Mahalleli, çoluk, çocuk yöresel bir toplantıda, eğlencede yok edildiler. Ölen 53 kişi. Bunların 30'u çocuk.
Bu tür saldırılar sıkça uzmanlar tarafından kimi konularla ilişkilendirilerek açıklanır. Turizmin, Kürt hareketinin, döneme ve duruma göre Almanların, İsraillerinin, istikrarın hedef alınması, taşeron örgüt ve ona iş gördüren dış yabancı güçler, vs…
Nitekim bu saldırı da IŞİD'in Türkiye sınırında elinde tuttuğu son kent olan Cerablus'a yönelik operasyon öncesine denk gelmesinden hareketle anlamlandırılmaya çalışılıyor.
Olabilir.
Ancak korkutucu başka bir ihtimal daha var.
Saldırıların büyük merkezi bir planlama bulunmadan, büyük bir stratejinin ölçülmüş, biçilmiş, zamanlanmış bir parçası olmadan, küçük radikal grupların yaşadıkları alanlara, komşularına, kimlik, inanç, tutum olarak öfkelendiklerine yöneliyor olması ihtimalidir bu…
Gaziantep'teki vahşi saldırı, 2015 Kasım'ında Paris'teki konser salonunun taranması, lokanta ve kahvelere bombalar atılmasıyla 127'yi aşkın insanın hayatına mal olan saldırıyı, Nice'te 14 Temmuz gecesi yaşanan vahşeti andırıyor:
Bir yaşam biçimine yönelik öfke, saldırı, infaz ve imha…
Gaziantep saldırısı Türkiye açısından bir “ilk”tir.
Hedef, göründüğü gibidir: Gaziantep'te bir mahalle, bir düğün salonu, bir kına gecesi, kadınlar, çocuklar…
Görünen o ki, IŞİD'in meselesi, bu örgütün Türkiye'yi sadece geçiş alanı ve beslenme alanı ilan etmesinin keskin yansımalarından değilden ibaret değil, örgütün sadece Ortadoğu'da Türkiye'yle karşı karşı gelmesinin bir sonucu da değil. Muhtemelen, aynı zamanda, adım adım Türkiye'ye yöneltmesinin, bu toprakları cihat alanına dönüştürmeye başlamasının da bir işareti.
Türkiye'de öbek öbek IŞİD çevreleri bulunuyor, kahveleri var, mescitleri var, mahalleri var ve bunlar çoğunlukla Türkiye'nin vatandaşları.
Bu tür bir radikalizmin baş vermesini sadece istihbari takip, zaman zaman yapılan asayiş hamleleri engellenemez. Sistem tüm olanaklarıyla, politik, sosyoljik dini, ekonomik tüm araçlarıyla bu yayılma karşısında seferberlik ilan etmelidir.
Her şeyden önemlisi, muhafazakar ve dindar çevrelerinin en büyük meselesi bu seferberliğe katılmak olmalıdır.
Bu radikalleşme türünün Türkiye'de bulduğu ve bulacağı yataklar ve yaygınlık bu ülkedeki yaşanmış hiçbir riske benzemez.
Toplum, bütünlük, gelecek adına ölüme işaret eder.
Üst akıl, dış akıl, dış düşman vurgusunu her geçen gün arttıranlar, Türkiye'nin son dönemde yaşadığı iki büyük belaya yakından bakmalılar.
Gülen belası kim ne derse desin, içindeki insanlara, inanç boyuta bakıldığında dini bir iddianın, dinsel bir grubunun, karanlık dehlizlerde ilerleyerek siyasete, topluma el koyma hareketidir. Karşısına aldığı, en düşman gördüğü ise her şeyden önce İslami duyarlılığı yüksek AK Parti'dir. Gülenciler demokrasinin açtığı kapılardan sızmış ve bugün gelinen noktada herkese Müslümanlar arası ilişkiler bakımından da“demokratik laiklik anlayışı”nın kaçınılmazlığını ve önemini göstermiştir.
Ve IŞİD. Hedefinde sadece Batı yok. Meydan okuması İslami alanın içine yöneliyor. Bu örgüt, her kendisi gibi olmayan Müslümanları küfre nispet eden, onlara acımazsızca saldıran bir tekfir hareketi...
Sorun burada, içeride…
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları



























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
12.02.2026
7.02.2026
5.02.2026
1.02.2026
29.01.2026
24.01.2026
22.01.2026
17.01.2026
15.01.2026
10.01.2026