Ali BULAÇ
İran ile İsrail arasında süren savaşta geçmişte yanlış güç tanımından hareketle taraflara ilişkin değerlendirme yapanlar tam manasıyla yanıldı. Ortaya çıkan gerçek şu ki, İsrail propaganda edildiği kadar güçlü değil, İran da zannedildiği kadar zayıf değil. Askeri kapasite, donanım, harici destek ve halkla ilişkiler açısından iki güç arasında mukayese yapılamaz, bu alanlarda İsrail öndedir ama sadece füzelerle savaşı başarıyla sürdüren İran, İsrail mitini yerle bir etti, eğer Hıristiyan-Yahudi Siyonistlerin acil koduyla İsrail “Suriye oksijen çadırı”na alınmasaydı, İsrail yıkılan mitiyle değil, varlığıyla Kenan ilinde toprağa gömülecekti.
Bir daha entübe olmasın diye batı İsrail’in arkasında son bir hamleye hazırlanıyor olabilir. Savaşın sonucunu Alman Başbakanı Merz’in “Batı’nın bölgede kirli işlerini görüyor, bunun için desteklemeliyiz” dediği İsrail ve arkasındaki batılı güçler tayin etmeyecektir. Savaşların sonucunu meşruiyet ve ahlaki üstünlük tayin eder, bütün gücüyle Amerika dahi savaşa girecek olsa da, kara savaşında İran galip gelecektir ki, devrimden hemen sonra Amerika tarafından yoğun hava bombardımanına maruz kalacağı söylendiğinde İmam Humeyni, “Bize yukarıdan bomba yağdıranlar eninde sonunda yere ineceklerdir” demişti. Amerika’nın savaşa girmesi katliamın katsayısını arttırmaktan başka işe yaramayacak ama Vietnam’da, Irak’ta ve Afganistan’da olduğu gibi eninde sonunda askerlerini çekip gidecektir.
Filistinlileri İntifada doktriniyle bir savaş makinası olan İsrail’e karşı zafere götürecek olan yeni taktiği geliştiren Şeyh Ahmet Yasin, doktrinin esasını ahlaki üstünlük ilkesine dayandırmıştı. Buna göre bugünün Golyat’ı İsrail, Davud’u Filistinlilerdi. Gözleri ve alnı dışında yüksek kapasitede zırhla kaplı iki metre boyundaki Golyat’ı daha çocuk yaştaki Davud sapanla tam alnının ortasından vurarak yere devirmişti. Bu yeni mücadele yönteminden fazlasıyla etkilenen Yaser Arafat, taş ve sopayla tanklara karşı çıkan çocuklara “Benim generallerim” diyordu.
Ahlaki üstünlük ilkesi açısından kıyamete kadar bütün mazlumların kurtarıcı sembolü 12 yaşındaki Davud /ki sonraları İsrailoğullarının Kral peygamberi olacak ve İsrailoğulları beklenen Mesih olacaktı-, bütün zalimlerin, işgalci, soykırımcı ve zorbaların sembol ismi –aslı Filistinli olsa da- Golyat olacaktı. Modern zamanların Filistin mücadelesinde Golyat Siyonist İsrail ve arkasındaki batı (ABD-Avrupa), Davud mazlum Filistinliler ve özellikle Gazze’dir.
İşte İran’ı, 1979’dan bu yana bölgede ve küresel düzeyde ahlaki bakımdan üstün konuma geçiren faktörlerin başında vekilleriyle birlikte İsrail’le mücadelesinin temelinde “Filistin meselesi”nin yatıyor olması, yani Golyat yerine Davud’un safında yer alması, varını yoğunu ortaya koymasıdır. Sünni alem Filistin’i İsrail’in işgaline ve tehcirine terk etmiş olsa bile İran bunu kabullenmiyor; askeriyeden ekonomiye ağır bedeller ödeyerek Filistin’i özgürleştirme mücadelesini sürdürüyor. 45 senedir ambargo altında bu ülke İsrail’e kök söktürüyor.
İran açısından Filistin konusu aynı zamanda İslam devriminin sürüp sürmeyeceğinin kriterlerinden biridir. Zira İran diğer sözde “İslam ülkeleri” gibi Filistin’i kendi haline terk edecek veya iki yüzlü bir politika takip edip Hüseyin için ağlayıp Yezid’e iş tutacak olsa, İmam Humeyni’nin “İslam için İran (fedadır), bunun kıstası Filistin davasına sahip çıkmaktır” doktrininden vazgeçtiği anlamına gelecektir. Hameney ve hakim devrimci kadronun böyle bir niyeti yok. Artık İsrail’in İran’a saldırmasının asıl sebeplerinden biri nükleer silah meselesi yanında asıl İran’ı bu doktrinden vazgeçmeye zorlamak olduğu yeterince anlaşılmış olması gerekir. İran, bu doktrinden vazgeçecek olsa İsrail rahatlayacak, Filistin ve Türkiye dahil diğer bölge ülkelerini birer birer yutacaktır, Suriye’nin Siyonist sofrada kolayca mideye indirildiği gibi.
İran’da muhalifler, Azeri ve Kürt milliyetçileri, zevk-u sefa peşinde olan laikler, Şahçılar vd. Hatt-ı İmam’a hasımdırlar, umutlarını İsrail’in ve Amerikan’ın desteğine bağlamışlardır ki, geçen hafta Netanyahu, Tavaifu’l amiliyn’e seslenerek İran’ı yerle bir ettikten sonra onları özgürleştireceklerini açıkladı. Bu rejim karşıtı koalisyonun bileşenlerinin belirgin bir şekilde İsrail’in iç uzantısı olması, haklı sebepleri olsa bile –ki elbette haklı sebepleri vardır- Amerika ve İsrail saldırganlarının yanında yer alması onların muhalefetlerini meşruiyet krizine düşürdüğü gibi, bir düzine yanlışı olan mevcut yönetime hem yeni meşruiyet kazandırdı hem ahlaki üstünlüğü pekiştirdi.
İran yönetimine meşruiyet ve ahlaki üstünlük kazandıran bir diğer faktör, İran’da ırka/etnisiteye dayalı bir milliyetçiliğin mevcut olmamasıdır. İran yakın tarihe kadar Türk hanedanları tarafından yönetilmiştir, kavga ve savaşlar Türk beyleri, boyları arasında cereyan etmiştir; 1923’te Pehlevi hanedanı yönetime geçmiş olsa bile, bugün İran ekonomisinde, bürokrasisi ve askeriyesinde hakim unsur yine Türkleridir; Kürtler de –haklı talepleri olsa bile- diğer ülkelerde olduğu kadar sorun yaşamıyorlar.
Sözde temsilci örgüt olan PJAK, 13 Haziran saldırısının hemen ardından İsrail’in yanında yer aldıklarını açıkladı, Azerbaycan’ın İsrail’in safında hem de hasmane bir tavırla yer alması gibi, Kürt veya Azeri milliyetçiliğin ahlaki seçimde insanları nerelere sürükleyebileceğinin ibret verici örneği oldu, Yeryüzündeki bütün milliyetçilikler aynı dölyatağında vücut bulmuşlardır, hangi renk, ırk veya bölgeden olurlarsa olsunlar “aynı millettendir”ler. .
Ahlaki üstünlüğünü tesis eden üçüncü faktör, Şii (İran-Hizbullah), Zeydi ve Sünni Filistin’in bir cephede toplanıyor olmasıdır; bu aynı zamanda Fars-Azeri-Türk, Kürt ve Araplardan müteşekkil İran’ın Yemenli ve Filistinli Araplarla kavimler ittifakının anlamlı göstergesidir. Bu “bir-iyilik ve takva üzere dayanışmadır; mezhepçilerin ve milliyetçilerin ittifakı cürüm ve düşmanlık üzerinedir” (5/Maide, 2).
Bu çerçevede Sünni dünyanın geneline baktığımızda, bu kanlı savaşta Sünni dünyanın saraylara tabi olmayan uleması, aydınları, kanaat önderleri ve halkının kalbi İran’dan yana çarpmaktadır. Son hafta içinde Mısır camilerinde imam, vaiz, hatip sıkıntısı yaşanmaya başladı; camilerde İran için dua eden ve Sisi yönetimini yerden yere vuranlar anında tutuklanıyor. Daha az düzeyde olsa da diğer Araplar arasında da aynı durum söz konusu. Türkiye’de Cuma hutbelerinde, vaizlerin vaazlarında İsrail’e karşı en sert konuşmalar yapılıyor, hamdolsun bu hutbe ve vaazlardan dolayı kimseye dokunulmadı. Birkaçı hariç Türk televizyonları tercihlerini açıkça İran’dan yana koymaktadırlar. Hükümet dahil, Türkiye kamuoyu İsrail’in nasıl bin canavar olduğunu ayan beyan gördü, belki de tarihinde ilk defa devlet İsrail’i artık tehdit olarak algılamaya başladı ki, İran’dan sonra sıranın Türkiye’ye geleceği artık yaygın kanaat halini almış bulmaktadır.
Bu hengamede, bu Davut ile Golyat arasında süren savaşta en dramatik ve acınacak durumda olan mezhepçi-tekfirci Selefilerdir. Haftaya Selefi konusunu ele almaya çalışacağım, inşallah.
Yazarlar
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜlke siyasetin neresinde, hangi evresinde? 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANLeyla Zana vakası bir gösterge. Ama neyin? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuSuriye, güvenlik ve 15 milyon bağımlı… 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN100 Bin Dolar Kazanan “Yeni Yoksul” Mu? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalSovyetler ve Bookchin 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa Karaalioğlu‘Entegre strateji’ varsa, niye tek yönünü görüyoruz? 25.12.2025 Tüm Yazıları
-
Doğu ErgilGüvenlikten kimliğe, inkârdan yurttaşlığa 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanKomisyonda uzlaşma çıkmazsa süreç yine de ilerler mi? 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİSekülerleşme sorunu veya Müslümanlar nasıl modernleşecek? 23.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayPax Americana sonrası Almanya: Yeşil dönüşümden askeri Keynesçiliğe 21.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAK Parti hariç herkes CHP 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarThank you Ahmed 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNKüfürbazlar ve ötesi 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakNüfusumuz dibe vururken! 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselPara politikasında sınav zamanı 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKEN"O Yıl", hangi yıl? 15.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENGüney Amerika’da büyüyen gölge 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berrin Sönmezİktidar politikası ters mi tepiyor, tersine mi işletiliyor? 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞEntelektüel üretimin kaybı-Rejimin vesayeti-Siyasetin iflası 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRBu durumda AİHM yetkilileri de Trump’tan yardım istesin… 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANBahis oynayan bakan kim?.. CASUS KİM?.. 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrta sınıf nereye gitti? 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpHissedilemeyen büyümenin anatomisi 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKİmralı için CHP’yi sıkıştırmaya gerek var mı? 5.12.2025 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRPOLEMİK SENDROMDA 4.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYTürkiye İçin Irak Peşmergeleri Sorun Olmuyor da Rojava neden Sorun! 4.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKEve siyaset için dönüş öncesi bir mıntıka temizliği gerek 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMABD’de bir şeyler oluyor: Nick Fuentes 30.11.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Ali TürerÇÖZÜM, BARIŞ VE KARDEŞLİK GETİRECEK Mİ? 23.11.2025 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP modernizmi ve faşizmi... 23.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDEN"Arananlar" zulmü ne zaman son bulacak? 14.11.2025 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYAİmamoğlu'na istenen 23 asırlık tarihi ceza: Roma İmparatorluğu kurulduğunda hapse girseydi hala ceza 14.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunYazmak, ciddi bir iştir 28.09.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNÖcalan, Erdoğan’a “Seni yine başkan yaptırırız” sözü mü veriyor? 11.09.2025 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANTürkiye’de ve Yunanistan’da Aleviler – Yeni Bir Tablo 1.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakKadife eldiven zamanı 10.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Selami GÜREL“Adı belirsiz” süreç hızlı ilerliyor 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELOtoriter Nasyonal-Kapitalizmin Yeni Eşiği: II. Trump Devri 5.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları
-
Ahmet ALTANYüzyıllık cumhuriyet başarılı mı başarısız mı? 29.10.2023 Tüm Yazıları
-
Levent GültekinDin, insanları kardeş yapar mı? 26.09.2023 Tüm Yazıları
-
Ayhan AKTARŞair Roni Margulies’in ardından… 7.08.2023 Tüm Yazıları
-
Ceyda KaranBiden ve iki cephede birden yenilgi 30.06.2023 Tüm Yazıları
-
Orhan Kemal CENGİZMuhalefetin sınavı asıl şimdi başlıyor 1.06.2023 Tüm Yazıları
-
Roni MARGULIESMutlu bitmiş bir göç öyküsü 20.05.2023 Tüm Yazıları
-
Burhanettin DURANTarihi Yol Ayrımındaki Kritik Seçim 6.05.2023 Tüm Yazıları
-
Celal BAŞLANGIÇKendini kurtarmak için Erdoğan, Erdoğan’ı reddedecek! 14.04.2023 Tüm Yazıları
-
Ergun AŞÇIErsagun Hanım 5.03.2023 Tüm Yazıları
































































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
1.12.2025
23.10.2025
13.10.2025
4.10.2025
28.09.2025
22.08.2025
16.08.2025
7.08.2025
3.08.2025
25.07.2025