Amberin ZAMAN
AK Parti’nin Suriye politikasını eleştirebiliriz. Cumhuriyet tarihinde ilk kez bir komşu devletin başındaki iktidarı silahlı unsurlara destek vererek alenen devirme faaliyetleri karşısında dehşete düşebiliriz. Yapılan yanlış hesaplar ve özgüven patlaması sonucu Suriye’deki iç savaşın Reyhanlı’da görüldüğü üzere Türkiye’ye bulaşıyor olmasını iktidarın bu politikalarına mal edebiliriz. Hatta silahlı muhalifleri bu denli himaye ederek Suriye’deki savaşı içinden çıkamaz hâle getirdiğini de iddia edebiliriz.
Ama Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile Beşar Esad’ı aynı kefeye koymak? CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu Erdoğan ile Esad arasında “sadece ton farkı olduğuna” dair açıklamasıyla bunu yaptı. Hem de tüm dünyanın gözleri önünde. Katıldığı Avrupa Parlamentosu Sosyalistler ve Demokratlar İlerici İttifakı Grubu toplantısında. Kılıçdaroğlu’nun bu sözleri karşısında Türkiye’yi yakından tanıyan Sosyalist Grup Başkanı Hannes Swoboda kendisini tutamayıp “Politikaları eleştirilse de Erdoğan halkına yönelik savaş ve teröre devam eden Esad’la kıyaslanamaz” diyerek isyan etti. CHP Başkanı ile görüşmesini de iptal etti.
Swoboda’nın açıklamalarına aynen katılıyorum. Evet, muhalifler arasında Suriyeli askerlerin başlarını kıtır kıtır kesen, sırf Alevi oldukları için masum insanları vahşice katleden her nevi barbar var. Suriye’ye şeriat getirmeye iman eden köktendinci militanlar var. Hıristiyan papazları, Şii imamları, yabancı gazetecileri, fidye karşılığı kaçıran Özgür Suriye Ordusu kılıklı fırsatçılar var. Ama ya Esad? Devlet başkanı olarak halkının güvenliğinden herkesten fazla sorumlu olan Esad ne yapıyor? Kemal Bey’in haberi olmamalı ki, Erdoğan ile Esad arasında sadece “ton farkı” olduğunu savunabiliyor. Oysa bir kaç dakika ayırıp Google’dan “Baniyas” yazıp “ara” tuşuna bassa karşılaştığı görüntüler ve makaleler belki fikrini değiştirir. Değiştirmeyeceğine ihtimal vermek istemiyorum.
Mesela The New York Times’da 14 mayısta yayımlanan Anne Barnard ve Hania Mourtadaimzalı yazıya göz atabilir. Yüreği kaldırırsa tabii. “46 cesedi sokaklardan toplayan Omer artık sayıları tutamaz oldu. Dört gün boyunca bir kaç aylık bebeğin yanmış cesedi, bir kadının karnından sökülen cenin, başında köpeğinin nöbet tuttuğu bir arkadaşının cesedini aklından çıkaramayarak dört gün boyunca ağzına yemek süremediğini söyledi.” Omar gibi görgü tanıklarına dayandırılan yazı geçtiğimiz günlerde Suriye’nin ağırlıklı olarak Nusayrilerin bulunduğu Tartus bölgesinde yer alan korkunç katliamı anlatıyor. Üç gün boyunca Esad rejimine bağlı güçler bölgede Sünnilerin yaşadığı Bayda köyü ve Banias ilçesini adeta kan banyosuna çevirmiş. Suriyeli aktivistler en az 322 kişinin katledildiğini söylüyorlar. 6000 nüfuslu Bayda’da en az 800 kişiden halen haber alınamıyor. Onlarca kadın, çocuk yakılarak öldürülmüş. Kimileri de sopalarla veya taranarak. Barnard’ın kişisel twitter hesabından paylaştığı görüntülerde kız olduğu anlaşılan minik bir bebek cesedinin resmi var. Elleri yumruk hâlinde, melek gibi yüzü gökyüzüne doğru bakıyor. Ama karnı siyahlaşmış. Bacakları ile ayakları tümüyle kömürleşmiş.
Suriye’de iç savaş patlak verdiğinden bu yana Esad kadın çocuk demeden binlerce sivilin ölümüne sebep oldu. Ayaklanma patlak verdiğinden bu yana en az 120 bin Suriyelinin öldüğü tahmin ediliyor. Yani ayda ortalama 4800 kişi. Ve ne yazık ki bugüne dek fırsat buldukça Şam’a koşup Esad’la hükümeti çekiştiren CHP’liler bir kez olsun bu eli kanlı diktatörü doğru dürüst eleştiremediler. İmza attığı vahşeti doğru dürüst kınayamadılar. İktidarın Suriye politikasını eleştirirken böylesi çürük ahlaki bir zeminde durdukları için de asla inandırıcı olamadılar. Oysa Erdoğan’ın gün gittikçe artan otoriter eğilimleri karşısında hiç olmadığı kadar inandırıcı ve güçlü muhalefete ihtiyacımız var. Kemal Bey’in de daha ileri görüşlü ve demokrat danışmanlara...
Tamam, Hatay’daki Arap Alevi azınlık Esad’ı destekliyor. Onlar da sizin seçmenleriniz ve bu desteğin temellerine bakmak lazım. Mezhep dayanışması elbette anlaşılır bir şey ama bir yere kadar. İnsan olan herkes önyargılarını bir an olsun kenara koysa Suriye’deki olup bitene baksa Esad’a sahip çıkması mümkün değil. Esad gitmeli. Türkiye’nin geliştirdiği maceracı politikalarla mı? Kesinlikle hayır. CHP’ye düşen, yapıcı çözüm önerileriyle ortaya çıkmasıdır. Kılıçdaroğlu Erdoğan’ı Esad’a benzeterek en büyük haksızlığı Erdoğan’a değil her gün her dakika ölümle boğuşan ve bu acıların hafife alarak Suriye halkına yapmıştır. İktidarın olduğu kadar CHP’nin de Suriye politikasını gözden geçirme zamanı çoktan geldi ve geçiyor...
Yazarlar
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜlke siyasetin neresinde, hangi evresinde? 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuSuriye, güvenlik ve 15 milyon bağımlı… 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANLeyla Zana vakası bir gösterge. Ama neyin? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN100 Bin Dolar Kazanan “Yeni Yoksul” Mu? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalSovyetler ve Bookchin 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa Karaalioğlu‘Entegre strateji’ varsa, niye tek yönünü görüyoruz? 25.12.2025 Tüm Yazıları
-
Doğu ErgilGüvenlikten kimliğe, inkârdan yurttaşlığa 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanKomisyonda uzlaşma çıkmazsa süreç yine de ilerler mi? 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİSekülerleşme sorunu veya Müslümanlar nasıl modernleşecek? 23.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayPax Americana sonrası Almanya: Yeşil dönüşümden askeri Keynesçiliğe 21.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarThank you Ahmed 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNKüfürbazlar ve ötesi 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAK Parti hariç herkes CHP 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakNüfusumuz dibe vururken! 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselPara politikasında sınav zamanı 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKEN"O Yıl", hangi yıl? 15.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berrin Sönmezİktidar politikası ters mi tepiyor, tersine mi işletiliyor? 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞEntelektüel üretimin kaybı-Rejimin vesayeti-Siyasetin iflası 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENGüney Amerika’da büyüyen gölge 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRBu durumda AİHM yetkilileri de Trump’tan yardım istesin… 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrta sınıf nereye gitti? 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANBahis oynayan bakan kim?.. CASUS KİM?.. 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpHissedilemeyen büyümenin anatomisi 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKİmralı için CHP’yi sıkıştırmaya gerek var mı? 5.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYTürkiye İçin Irak Peşmergeleri Sorun Olmuyor da Rojava neden Sorun! 4.12.2025 Tüm Yazıları



























































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
27.08.2018
18.08.2018
31.07.2018
3.02.2018
24.06.2018
14.06.2018
3.02.2018
20.05.2018
1.02.2018
23.04.2018