Amberin ZAMAN
Önce Erdoğan’ı tek yenebilecek ismin Abdullah Gül olabileceğini dillendirdiğimiz için “Yetmez ama evetçi” diye bizlere durmadan saldıran cenaha bir çift sözüm var.
2002 yılına kadar “Eyvah şeriat geliyor, memleket bölünüyor”paranoyasını pompalayarak ve sırtlarını paşalara dayayarak memleketi yıllarca yağmalayan ‘laik’ siyasetçiler çok mu başarılıydı?
Henüz bunamadım. Yurt dışındaki Gülen okullarını övenler arasında rahmetli Bülent Ecevit yok muydu? İmam hatipleri komünizmin panzehiri diye teşvik eden Kenan Evren değil miydi? Bir de darbe sırasında yarım milyon kişiyi içeri tıkan, 51 kişiyi ipe dizen işkencecilerin hamiliğini yapanlar, yıllardır o tarikat benim o şeyh senin diyerek dini siyasete bulaştıranlar, Hizbullah’ı PKK’ya karşı palazlandıran kimlerdi peki?
Toplumun önemli bir kısmını teşkil eden muhafazakar dindarları‘takunyalı’ diye aşağılayarak Kürtleri ‘bölücü terörist’ diye ezerek Türkiye’ye gerçek demokrasinin gelmesinin imkansız olduğu bariz. Bugünkü enkaz ise ilk başta eskilerden daha da açık gözlü daha da güç meraklısı olmak dışında pek farkları olmadığını kanıtlayan Erdoğancılar ve Gülenciler olmak üzere hepimizin eseri.
Buradan nasıl çıkarız meselesine gelince…
Abdullah Gül’ün olası adaylığınının Erdoğan tarafından ne denli tehlikeli göründüğünü bizzat Erdoğan’ın kendisi teyit etti; Gül’ü vazgeçirmek üzere Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar’ı, yani Türkiye’nin en kıdemli askerini, ironiye bakınız, ayağına yollayarak.
Anketler şöyle diyormuş, böyle diyormuş geçiniz… Kemal Kılıçdaroğlu boşuna ‘Ekmeleddin vakası’ feryatlarını göğüsleyerek Gül’ü çatı adayı olarak değerlendirmedi.
Maalesef Gül kendisinden beklenen cesaretsizliği sergiledi. Böylece tarih sayfalarında ‘askeri vesayete meydan okuyarak Çankaya’ya çıkan, AB’nin ve Kürtlerle barışın kapılarını aralayan, Ermenistan’a ilk ayak basan, karşı mahalleyle kendi değerlerinden ödün vermeden sıcak ilişkiler kurabilen cumhurbaşkanı’ yerine Erdoğan’a ‘Dur’ diyemeyen Neville Chamberlainvari bir figür olarak anılacak. Bilemediğimiz haklı sebepleri vardır belki ama gerçekten hazin…
Bu durumda ikinci tura kalsa dahi Erdoğan’ın galibiyeti neredeyse banko gibi görünüyor. Daha şimdiden tanıdığım şehirli apolitik dostlarım tatillerini bölüp ikinci turda oy vermeyeceklerini söylüyor. ‘Bize ne, nasıl olsa bir şey değişmeyecek’ kolaycılığına çoktan sarıldılar. Meral Akşener’e haksızlık ediyor olabilirim ama kanaatimce bu algıyı tersine çevirebilecek tek ümit CHP’nin seçeceği adayda yatıyor. Çünkü eşitsiz ve şaibeli koşullar bir yana Akşener’in Kürtlerle dindar muhafazakarları ikna etmesi çok zor.
Kemal bey ideal adayı “Ekonomiden anlayan, kavgacı olmayan, devletin ağırbaşlılığını temsil eden ve bir başarı hikayesi olan biri” olarak tarif etti. CHP’de bu kriterlere uyan bir ‘Madam X’var: eski KAGİDER başkanı ve CHP’de çeşitli görevlerde bulunan başarılı iş kadını Gülseren Onanç. Sermaye çevresi, Kürtler, mütedeyyinler, kadın hareketi, LBGT camiası… Her kesimle fevkalade sıcak ve medeni ilişkileri olan ve Eczacıbaşı’da üst düzey yöneticilik yapan Mardin asıllı Onanç yurt dışında da tanınan bir isim. Ama şu ana kadar adı hiç anılmadı.
Bu arada “Çatı adayı Selahattin Demirtaş olsaydı” demeden edemiyor insan ama malum engeller önyargılar yüzünden imkansız… Tedavüldeki isimlerden Yılmaz Büyükerşen (81 yaşında) ya da İlhan Kesici’nin (70 yaşında) Erdoğan’ın karşısında ne denli başarılı olabileceğinin hesabını size bırakıyorum.
Aldığım duyumlara göre iktidara karşı çıkışlarıyla son dönemde yıldızı parlayan 44 yaşındaki Manisa Milletvekili Özgür Özel’in de adaylığı CHP kulislerinde konuşuluyor. Siyasete atılmadan önce eczacılık sektöründe yükselen Özel, ilk Soma’daki işcilere sahip çıkarak sesini duyurdu. Şu an CHP grup başkan vekilliğini yürüten Özel, iyi derecede İngilizce ve Almanca biliyor.
Kimilerine göre ise Erdoğan’ın karşısına yepyeni bir isim koymak gerekiyor. Yani gerçek bir ‘Mösyo X.’ Önerilen adaylar arasında dünyada veri analizi üzerindeki en etkili isimler arasında sayılan akademisyen Selçuk Şirin var… Her halükarda enseyi karartmak için henüz erken.
Yazarlar
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜlke siyasetin neresinde, hangi evresinde? 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANLeyla Zana vakası bir gösterge. Ama neyin? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalSovyetler ve Bookchin 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN100 Bin Dolar Kazanan “Yeni Yoksul” Mu? 26.12.2025 Tüm Yazıları


































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
27.08.2018
18.08.2018
31.07.2018
3.02.2018
24.06.2018
14.06.2018
3.02.2018
20.05.2018
1.02.2018
23.04.2018