Amberin ZAMAN
“Çocuklar ölmesin” dediği için Ayşe öğretmenin altı aylık kızıyla bir yıl üç aylık cezasını çekmek üzere cezaevine konduğu bu günlerde AKP iktidarının Kürtlerle barış sürecini yeniden canlandırmak istediği, hatta bunun önünü almak için Devlet Bahçeli’nin baskın seçimi Cumhurbaşkanı Erdoğan’a dayattığı iddiaları bir süredir ortada dolaşıyor.
Oysa verili duruma bakıldığında Erdoğan’ın Abdullah Öcalan öncülüğündeki Kürt siyasal hareketiyle herhangi bir şekilde yeniden müzakere masasına oturmak niyetinde olduğuna dair en ufak bir emare yok. Tam tersi. Zeytin Dalı Operasyonu etrafında köpürtülen şoven milliyetçilik, Afrin’e yerleştirildikleri iddia edilen otobüsler dolusu cihatçı, en son Osman Baydemir ve Sema Irmak’ın vekilliklerinin düşürülmesi, TSK’nın İran’ın zımni onayıyla İran, Irak ve Türkiye sınırlarının birleştiği Hakurk bölgesine girmesi, tarihçi Ayşe Hür’e Kürtler ile ilgili attığı masumane tweet yüzünden kesilen ceza, PYD eski eş başkanı Salih Müslim’in kırmızı bülten ile aranması ve daha nice örnekler bir kenara… Kürt siyasal hareketine bağlı üst düzey isimler AKP’nin diyalog arayışında olduğunu kesin dille reddediyorlar.
Ulaştığım üst düzey kaynaklardan biri durumu şöyle özetledi:“AKP’nin bizimle temasa geçtiği iddiaları yalan. Bahçeli Erdoğan anlaşmalı olarak iç sorunlar nedeniyle erken seçim kararı aldılar. Kürt sorunu konusunda bazı çevrelerin cılız arayışı böyle bir karar almaya götürmedi. Kırıntı niteliğinde olan bildiriler ve durumlar üzerinden koca koca şeyler tasarlamak pek iyi niyetli ve gerçekçi değil. Gerçeğin topluma doğru aktarılmasını ve anlatılmasını engelliyor.”
Kürt yetkili iktidarın erken seçim kararını şu sebeplere bağladı:
1. Ekonomik krizin daha derinleşecek olması. Özellikle Afrin savaşının ekonomide yarattığı maliyetin artacak olması nedeniyle ileriki aylarda halkta daha fazla tepkinin doğacak olması. [Zeytin Dalı ve Fırat Kalkanı’nın şu ana kadar toplam maliyeti kabaca iki milyar dolar olarak telaffuz ediliyor AZ]
2. Muhalefetin ortak aday ve ortak seçim programı hazırlıklarını baltalamak.
3. Kürt hareketinin yaz hamlelerinin doğuracağı sonuçları gelecek seçimlere tesir etmesini engellemek.
4. Uluslararası alanda, özellikle Suriye konusunda işlerin Türkiye’nin aleyhine dönme ihtimali ve bir yıl içinde Suriye’de bulunduğu alanlardan çekilmek zorunda kalmasının seçimlere yansımasını engellemek. Yani Afrin zaferi havası tersine dönmeden seçim yapmak.
Üst düzey AKP yetkililer de iktidarın Öcalan’a yakın Kürtlerle dirsek teması kurduğunu yalanlıyor. Seçimlerden sonra dahi Öcalan hareketiyle eski formatta barış müzakerelerini yeniden başlatmanın söz konusu olmadığını savunuyor. Çünkü Erdoğan artık PKK’nin siyasi ve askeri olarak yenilebileceğine inanıyor. Devlet PYD’nin Suriye’de kurduğu düzeni ise varoluş tehdidi olarak görüyor.
Medyada yer alan “AKP Kürtlerle görüşüyor” iddiasına gelince… Bu üç AKP’li eski bakan, Efgan Ala, Mehdi Eker ve Taner Yıldız’ın çözüm sürecinde devrede olan “liberal Kürt” Kerim Yıldız başkanlığındaki kısa adı “DPI” olan Londra merkezli Democratic Progress Institute’da yaptığı 11 Nisan tarihli toplantıya dayandırılıyor. “Gizli” denen toplantının resimleri DPI’nin web sitesinde yer alıyor. Normal. Bu gibi zorlu barış müzakerelerinde taraflar arasındaki mesajları getirip götüren bağımsız gözlemciler taraflar arasındaki teması canlı tutmak için bu gibi rutin toplantılar düzenler. Türk devleti ve PKK arasında arabuluculuk yapanları merak edenler gazeteci Amed Dicle’nin Oslo sürecinin perde arkasını tüm ayrıntılarıyla anlatan “2005-2015 Türkiye PKK görüşmeleri” kitabını okuyabilir.
‘Kürtleri kazanan seçimleri kazanır’
Görüştüğümüz isimlerle Kürt siyasal hareketinin nasıl bir strateji izleyeceğini de sorduk.
Yanıtları şöyle oldu: Seçmenlerin aşağı-yukarı yüzde 18’ine tekabül eden Kürt seçmenlerini hesaba alınmadan Erdoğan’a karşı zafer ham hayal. Kürtler çantada keklik sanılmasın. Beyaz Türkler benciliklerinden vazgeçsin. Kürtler kendilerine eşit haklar temelinde vizyon sunmayan hiç kimseye oy vermez. Zaten birinci turda çoğu HDP adayına destek verir. Ama seçimler ikinci tura kalırsa bir çoğu da boykot kararı alabilir. Daha fazla yorum yapmaktan kaçındılar.
Çok acı ama gerçek… Yeni kuşak birçok Kürt genci Türklerle ortak bir gelecek hayalinden o kadar koptu ki onlara göre Erdoğan’ın ülkeyi batırması ileride Kürtlerin lehine bir durum olabilir.
Bu algıyı tersine çevirebilecek ve Kürtlerin tüm kesimlerinden en fazla oy alabilecek aday şüphesiz Abdullah Gül. Ama Gül adaylığa ikna edilemez ve CHP, İYİ Parti ve Saadet Meral Akşener’in ortak adaylığı üzerinde mutabık kalırsa ne olur? Ki Erdogan’ı yenmek icin alternatif formül bu gibi gözüküyor.
Ortak kanaat geçmiş profili ve şu anki statükocu söylemi bir kenara, Meral Akşener’in birinci turda milliyetçi ve ulusalcıları küstürme pahasına Kürt seçmenine köz kırpması imkansız görünüyor.
Akşener ortak aday gösterilmediği takdirde, birçok siyasi gözlemciye göre CHP’nin kendi adayı ikinci tura kalır. Ama Erdoğan’ı yenme ihtimali çok düşük bir ihtimal.
Meral Akşener’in ortak aday olarak ikinci tura kalması durumunda Erdoğan’ı yenebilmesi için yine Kürt oylarına muhtaç.
CHP İYİ Parti’ye 15 milletvekili transfer ederek seçimlere girmesini garantilemesi yeterince kale alınmayan Meclis seçimleri açısından kritik bir adım. Dört partinin seçimlere girmesiyle birlikte ve geniş çaplı hileye başvurulmadığı takdirde AKP’nin 276 milletvekili çıkartması bir hayli zorlaştı.
Önümüzdeki günlerde herkes hesaplarını bu gerçeklere göre şekillendirmelidir.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları




































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
27.08.2018
18.08.2018
31.07.2018
3.02.2018
24.06.2018
14.06.2018
3.02.2018
20.05.2018
1.02.2018
23.04.2018