Aydın ENGİN
Şu anda kaç öğrenci tutuklu biliyor musunuz ?
Ben de bilmiyordum. Sordum soruşturdum.
Bakanlığın verdiği sayı ile farklı kaynaklarda yer alan veriler birbirini tutmuyor. Tutmadığı gibi aralarında uçurumlar var.
Sorup soruştururken tuhaf cevaplar da alıyorsunuz. Örneğin bir bürokrat “Ama çoğu öğrenci oldukları için değil, terör örgütü üyesi oldukları için tutuklu” diye akıllara seza bir mantık yürütüp aklınca “Bu kadar büyük fark nereden doğuyor” sorusunu cevapladığını sanıyor. “Bey kardeşim neyden tutuklu olurlarsa olsunlar, ben tutuklu öğrenci sayısını soruyorum” yollu itirazlarınız nafile… Kadın tutuklu sayısını sorduğunuzda cevap alıyorsunuz. Hem de bir tık ile… Erkek tutuklu sayısını, yabancı uyruklu tutuklu sayısını, hatta tutukluların doğum yeri itibariyle illere dağılımını bile bulabiliyorsunuz. Ama öğrenci diye sorunca: I-ıh..
Çaresiz kaldım.
Pösteki saymaktansa ortalamasını almayı yeğliyorum.
Kesin sayı değil. Ama “Pek az” diyenlerle “Pek çok” diyenlerin ortalaması ve dehşet verici: 4.000. (Yazıyla: Dört bin).
Bir protesto yürüyüşüne katıldıkları için…
“Paralı eğitime hayır” yazan bir pankart açtıkları ya da ardında yürüdükleri için…
Halay çektikleri için…
BDP il binasının önünden geçtikleri ve geçerken içeri baktıkları için…
Bir bakanı protesto ettikleri ve yumurta attıkları için…
Siyasal türkü ve marşların söylendiği bir konser izledikleri için…
Yürüyüşü önlemek için kurulan polis barikatı ile dalga geçmek amacıyla barikatın önünde birdirbir ve uzuneşek oynadıkları için…
Üniversite yerleşkelerine (=Kampüs) polis girmesini protesto ettikleri için…
BDP parti akademisinde ders izledikleri için…
Poşi taktıkları için…
Kız arkadaşı ile sarmaş dolaş yürümemesi için kendinde uyarma hakı gören polise kimlik ve yaka numarası sordukları için…
Bu kadarı yetsin. Yoksa yazının boyu santimle değil metre ile ölçülecek…
* * *
Olup biteni yakından izleyenler için yukarıda sıraladığım “tutuklama” gerekçeleri ve çoğunu izleyen 5-10-12-15 yıllık hapis cezaları şaşırtıcı değil.
Ama uzaktan izleyenler ya da gazete, TV haberlerine şöyle bir bakıp geçenler inanmayabilecektir. “Ne yani birdirbir, uzun eşek, poşi, halay, konser izleme, protesto yürüyüşüne katılma suç mu? Hele hele o kadar ağır hapis cezaları… I-ıh, yazılanlar inandırıcı değil” filan diyebilirler.
Ne yapayım ? Yazılanların hepsinin gerçek olduğuna yemin mi edeyim ?
* * *
Gencecik yaşamları karartan bu hunharlık, bu kahredici devlet saldırısı, ideolojik körlükle sakatlanmış üç beş polis şefinin; kendi siyasal görüşlerini hukukun yerine geçiren üç beş savcı ve yargıcın marifeti olabilir mi ?
Hayır. Eğer öyle olsaydı çözüm de zor olmazdı.
Bu hunharlığın ve ayıbın kaynağını Terörle Mücadele Yasası denen, kararmış vicdanlarca çıkarılan, yasaların kimi kez hukukun ırzına geçebildiklerinin somut örneği olarak Hukuk Fakültelerinde okutulması gereken bir yasadır.
Meraklısı ve sabırlısı internetten kolayca indirip okuyabilir. Tavsiyem korku romanlarının başına konan “Geceleri okumayınız” uyarısına uyulması…
Terörle Mücadele Kanunu (Kısaca: TMK) 1991 Nisan’ında çıkarıldı.
Ondan sonra da ülkede ve dünyada esen rüzgarlara göre bir o yana, bir bu yana savrularak habire değiştirildi, yamalı bohçaya dönüştürüldü.
Kâh AB ile uyum paketleri içinde olumluya benzer değişikler gözlendi, kâh TSK’nın tepelerinden ya da siyasetin “güvenlikçi kanadı”ndan gelen dayatmalarla resmi görüşün dışına tayan herkesi boğan bir deli gömleğine dönüştürüldü.
(Bu ilginç değişiklik serüvenini ayrıntısıyla izlemek isteyenlere TESEV’ın bir çalışması mükemmel ışık tutuyor. Şu linki tıklayın yeter: http://www.tesev.org.tr/Upload/Publication/52b9b38c-f36b-4093-b3ef-57537fe5eeca/TESEVTMKRaporu-VolkanAytar.pdf)
Ama yukarıda aktardığım en esaslı, en karanlık değişiklik Yaşar Büyükanıt’ın Genelkurmay Başkanı olduğu dönemde AKP eliyle yapıldı. Büyükanıt ekranlardan gözlerimizin içine baka baka “Kardeşim biliyorum o kamyonda silah yükü var. Ama kanun o kamyonu durdurup aramama izin vermiyor. Bu durumda terörle nasıl mücadele edilebilir” diye gürledi. Bizim de bu kuyruklu mazereti yememizi, jandarmanın, terörle mücadelede görevli güvenlik güçlerinin vızır vızır önlerinden geçip giden silah yüklü kamyonlara bakıp bakıp yutkunduklarına inanmamız istendi.
Ama inanmak isteyenler hemen inandı ve 2006’da o ağır değişiklikler yapıldı. Şu anda yürürlükte olan yasa bu ve bu yasaya dayanarak bırakınız poşi takmayı, “Kürt sorunu askeri yöntemlerle çözülemez; mutlaka demokratik ve barışçıl bir çözüm için düşünmeliyiz” yollu masum bir dilek bile TMK’dan içeri atılmasınıza yetebilir. Yeter ki uygun savcı ve uygun yargıç bulunsun.
* * *
Tamam bu ülkenin demokrasisi kör topal yürüyor (yani yürümüyor). 12 Eylül Anayasası bir cendere gibi bizi boğuyor. Siyasi Partiler Kanunu siyasal örgütlenmenin önünde aşılması güç bir duvar örüyor. Yargı erki yetersizlik ve olanaksızlarla boğuşuyor ve adalet arayışı ile kanunlar çelişiyor.
Tamam, bunların düzelmesi, değişmesi, çöpe atılması lazım.
Ama galiba önce, hem de her şeyden önce şu Terörle Mücadele Yasası’nın hakkından gelmek zorundayız. Hani ağır yaralı bir hastada doktorların önce kanı durdurmaları, tedaviye sonra geçmeleri gibi… Öncelik terörle Mücade Yasasında olmalı. Yoksa…
Yoksa Türkiye bir öğrenci hapishanesi olmaktan kurtulamayacak ve gencecik yaşamların hunharca karartılmasına devam edilecek…
Mazeret de “Ne yapalım yasa böyle” gibi cıvık bir cevap olacak…
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları




























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
31.01.2022
29.01.2022
28.01.2022
18.01.2022
17.01.2022
3.01.2022
24.12.2021
13.12.2021
6.12.2021
4.12.2021