Aydın ENGİN
Hiçbir şey olmamış gibi alışılagelmiş bir Tırmık yazsam, size ayıp; “Görüyor musunuz başıma neler geldi, üh-hü, üh-hü” makamında paragraflar döktürsem bana ayıp.
“Amaaaan boşverin, acı patlıcanı kırağı çalmaz” gibi efelenmelerin de yeri değil, günü değil. Zaten ben de, Murat da (Belge) patlıcan değiliz…
Ayrıntı beklemeyin. Siz ne biliyorsanız, Cumhuriyet’te, T24’de,Taraf’ta ne okuduysanız, ben de şu an için o kadar biliyorum.
İlk soru “Bu tehdit ve bu uyarı ne kadar ciddi olabilir” ya da “Ciddi olabilir mi” idi.
70’li yılları çok yoğun ve içinden yaşamış bir gazeteciyim. O yüzden ciddi olmasa bile ciddiye alınması gerektiğini deneyerek, yaşayarak öğrendim. Yani elbette ben de, Murat da ciddiye alacağız.
Ancak ciddiye almanın pratik sonucu hiç hoş değildir. Hrant’ın öldürüldüğü günün hemen ardından ilgili devlet kurumu “bitişik koruma altında yaşamam” gerektiğine karar verdi. Rastlantıya bakın, o karar, o günlerde Murat Belge için de alınmıştı. Görevlendirilen birer polis memuru ile “bitişik yaşamaya” başladık. Yani evin kapısından çıkınca başlayan, akşam evin kapısından girince biten bir “bitişik yaşam”. Kimi tanıdıklarım için kendisine bir koruma memuru atanmış olmak “Ben amma da önemli adamım” gibi anlamsız bir öğünme duygusuna ebelik ediyordu. Oysa günlük pratikte durum çok farklı.
Diyelim, bir arkadaş evine yemeğe davetlisiniz, yanınızda koruma görevlisi ile gitseniz ne yapacaksınız? “Hoşbulduk. Tanıştırayım bu arkadaşım da polis memuru. Beni korumakla görevli” deseniz ev sahibi ne yapacak, nasıl davranacak? Yok, görevliye “Kardeş, ben yukarıda yemek yiyeceğim. Sen aşağıda bekle” desen, yukarıda lokmalar boğazında düğümlenecek. Bunun yağmuru var, karı var, sıcağı, soğuğu var. Sen sohbet edip yemek yiyorsun, görevli memur aşağıda kapının oralarda bir yerde bekliyor. Olacak iş mi?
Gerçi ben çok şanslıydım. Koruma görevlisi tanıdığım en düzgün insanlardan biriydi. Yaklaşık altı yıl boyunca birlikte olduk ve yakın arkadaş olduk. Şimdi uzak bir doğu kentinde görevli. Ama hâlâ ben onun Aydın abisiyim o da benim Mevlut kardeşim.
Yeniden o bitişik yaşam koşullarına mı döneceğiz bilmiyorum.
Ayrıca gazetede fotokopisini gördüğünüz o ihbar pusulasını yazan, el yazısından ilkokul, bilemedin ortaokul terk biri olduğu sezilen “Bir vatansever”e ne demeli?
Haber verdiği için teşekkür mü etsem, yoksa “Vah yeğenim ne biçim kirli ve kanlı çevrelere bulaşmışsın sen” diye üzülsem mi bilemiyorum.
* * *
Meslek ustalarımın kulağıma küpe olmuş öğütlerindendir: “Gazetecinin kendisi haber olmuşsa orada bir yanlış var demektir” derler; “Senin görevin haber vermek, haberin konusu olmak değil” diye testiyi kırmadan uyarırlar.
İşe bakın siz ki, gazeteci Aydın Engin ile gazete yazarı Murat Belge haber oldular.
Evet, burada bir “yanlışlık” var. Ama galiba bu defa Murat da, ben de masumuz. Yanlışlık bizde değil, bu ülkedeki keskin ve acımasız ölçülere ulaşmış kamplaşmada, düşmanlaşmada. “Benim gibi düşünmüyorsan, benden farklı düşünüyor ve davranıyorsan geber” diyen katil zihniyetlerin kol gezdiği Türkiye’de…
Haydi bu zorlama Tırmık’ı bitireyim. Bizim meslekte kendinden, kendi sorunlarından bu kadar uzun söz edene iyi gözle bakmazlar ve haklıdırlar.
Yani “Gel de yaz, gel de yazma” durumu var.
Ben yazdım. Ama bu kadarı yetsin…
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları




























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
31.01.2022
29.01.2022
28.01.2022
18.01.2022
17.01.2022
3.01.2022
24.12.2021
13.12.2021
6.12.2021
4.12.2021