Aydın ENGİN
CHP, ardından HDP 7 Haziran için seçim bildirgelerini açıkladılar. Açıklanır açıklanmaz da AKP saflarında gözle görülür, elle tutulur bir panik boy gösterdi.
Evet, evet, AKP birden panikleyiverdi.
Önce tetikçiler, ardından ağır toplar, tabii hepsinin ardından büyük Türk düşünürü (sonuncunun adını sormuyorsunuz umarım) bazan ciddi, bazan alaycı ama aynı soruyu evirip çevirip önümüze sürdüler: “Vaatlerinizi anladık. Kaynağı açıklayın…”
Bence vaatleri sahiden anladılar, paniklediler ve sarılabilecekleri tek dal olarak da “Kaynak”ı buldular.
Hükümetin ekonomi kurmaylarından Mehmet Şimşek endazeyi bayağı kaçırdı, tartışmayı “Kaynağı açıklayın. O zaman oyumu CHP’ye vereceğim” demeye kadar vardırdı.
Eğer “Yav bu gazetede Ergin Yıldızoğlu, Erinç Yeldan, Öztin Akgüç gibi işinin ehli, mesleğinin ustası ekonomi uzmanları, bilginleri varken bu konuda yazmak sana mı düştü” diye dalga geçmeyecekseniz, şu kaynak tartışmasına ben de gireceğim...
***
HDP’nin seçim bildirgesinde ekonomiye ilişkin bölümler ayrıntılanmamış, genel hedefler olarak vurgulanmış. O yüzden onu -en azından bu yazıda- bir yana bırakalım.
CHP’nin seçim bildirgesinde kapsamlı, ayrıntılı bir ekonomik program da var. Üstelik bencileyin ekonomi cahillerinin bile anlayabileceği yalınlıkta yazılmış bir program. O kadar ki ilk okuduğumda “CHP nihayet bir sosyal demokrat parti olmak istediğini hatırlamış” dedim.
Nasıl demeyeyim?
Sosyal demokrasi Marksizmin çocuğu (idi).
İlk sosyal demokrat partiler Batı Avrupa’da kuruldu. Marksist kökenlerine sadık olarak kapitalist üretim biçimine ve kapitalist mülkiyete son vermeyi hedefliyorlardı. Sanayi işçileri tabanına dayanıyorlardı. Sonra köprülerin altından çok sular aktı.
Sosyal demokrat siyasal hareket ikiye bölündü. Marksizme sadık kalan kanat kendini “Komünist” olarak adlandırdı; sosyal demokrasi ise adım adım Marksizmden koptu. En büyük kopuş 1959’da, Alman Sosyal Demokrat Partisi’nin “Bad Godesberg Kongresi”nde yaşandı. Sosyal demokrasi o günden sonra kapitalizmin yol açtığı haksızlıkları, adaletsizlikleri olabildiğince gidermeyi, kapitalizmi mümkün olduğu kadar (bence mümkün değildir ama konumuz da bu değildir) insancıl kılmayı hedefler oldu.
CHP, sosyal demokrat bir parti olma kararını sosyal demokrasinin doğuşundan tastamam 100 yıl sonra verdi. Ancak sanayi işçileri tabanına dayanmıyordu. Kapitalizme kökünden itiraz eden bir geleneğe sahip değildi. Nitekim CHP’deki o dönüşümün siyasal önderi Bülent Ecevit bir süre sonra “sosyal demokrasi” demekten tümüyle vazgeçip “demokratik sol” adında karar kıldı ve demokratik solun içini de “Kalkınmayı köylüden başlatan” tuhaf bir ideolojik çizgi ile doldurmaya denedi.
CHP o çalkantılı günlerden, bunlara ek olarak yasaklanmışlıklardan geçerek bugünlere geldi ama arada sosyal demokrat olduğunu, kendini böyle tanımladığını da adeta unuttu.
7 Haziran seçim kampanyasına kadar.
Şimdi CHP’de belirgin bir silkinme gözleniyor. Ulusalcı denen milliyetçi, hatta yer yer ırkçı unsurlardan ağır ağır arınıyor. Keza marifetleri delege ağalığı, kongre, kurultay hünerbazlığından ibaret kaşarlı siyasetçiler de parti üstünde ve içinde etkilerini yitirmekteler.
İşte seçim bildirgesinin ana eksenini oluşturan ekonomik program bu gelişmelerin üstüne geldi.
Üstelik bu kez söz cambazlığı, sözcük oyunlarından ibaret içi boş bir “vaatler demeti” olarak değil, işinin ehli uzmanlarca, ayrıntılı çalışılmış, iyi hesaplanmış bir program olarak...
AKP’yi panikleten de bu oldu.
AKP’nin yoksullara sadaka, biti kanlandırılacaklara “ihale kıyakları”ndan ibaret ekonomik stratejisinin karşısına CHP, var olan kaynakların daha adil paylaşılmasından ibaret bir program koydu. Bu kadarı bile AKP’yi panikletmeye yetti.
Şu “Kaynak nerede, kaynağı göster” yaygarasına CHP sözcülerinin verdikleri cevapların tümünü izleyebilmiş değilim. Ama sanıyorum “Yok anam, yeni kaynak filan yok. Gerek de yok. Biz var olan kaynakları sizden daha farklı paylaştıracak bir program benimsedik. O kadar” demişlerdir.
***
Kimse günümüzün sosyal demokrat hareketlerinden, partilerinden ve bu bağlamda CHP’den sosyalizme giden kapıyı aralamasını beklemiyor. Zaten onlar da önlerine böyle bir hedef koymuş değiller.
Ancak sosyalist sol, sanki yarın devrim olacakmış gibi hak edilmemiş bir kibirle CHP’deki yönelimleri küçümseme, bunun “AKP’nin yaratmak istediği dünyadan daha iyi bir dünya” anlamına geldiğini gözardı etmeye düşmemek yükümünde.
CHP kapitalizmin sınırları içinde kalarak, “üretim - tüketim - paylaşım” sacayağının sadece paylaşım ayağında bazı düzeltmeler yapıyor. Bu kadarı bile AKP’yi panikletmeye yetiyor.
Eh, bu bile birazcııııık keyiflenmek için yetmez mi?
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
31.01.2022
29.01.2022
28.01.2022
18.01.2022
17.01.2022
3.01.2022
24.12.2021
13.12.2021
6.12.2021
4.12.2021