Aydın ENGİN
Adalet Hanım ileride doğru çıkacağına emin olduğu öngörüsünü pekiştirmek, kocasını uyarmak için o güzelim mavi gözlerini kocaman kocaman açar, “TerziSadık aha bak şuraya yazıyorum” der ve duvara doğru sanal bir çizgi çeker, sonra da olacakları anlatırdı. Anlattıklarını dinlemez, çocuk gözlerimle duvardaki olmayanişareti arar, anlamlandırmaya çalışırdım.
Ben de duvara doğru bir sanal çizgi çekiyorum ve haber veriyorum:
- Ey okur, aha bakın şuraya yazıyorum. Bugüne kadar yapıp ettikleri haltları geçin bir kalem. Ama şu Koza-İpek Holding’in bütün şirketlerine el koyup başına kendiadamlarını kayyum diye diktiler ya, işte bu cami duvarına işemektir.
AKP’nin savcısına, yargıcına inanılacaksa Koza-İpek Grubu, Cemaat’in taraftarlarından “himmet” adı altında topladığı bağışların aklanması gibi bir görev üstlenmiş. Suç bu imiş.
İyi de Cemaat’e bağış olarak verilen paraların aklanmasına neden ihtiyaç duyulur; kara para mı bu?
Koza-İpek Grubu’na el konmasına ilişkin bölük pörçük gazete haberlerinde FETÖ kısaltması geçiyor. İddiaya göre Koza-İpek Grubu FETÖ üyesiymiş. FETÖ de“Fethullah Gülen Terör Örgütü”nün kısaltması.
İyi de bu “FETÖ masalı” kanıt ister. Terör örgütü olarak nitelenmenin somut kanıtları olması gerek. Oysa benim bildiğim Gülen Cemaat’i silah filan kullanmadan yani bir terör örgütünün ayırt edici niteliği olan “şiddet”e başvurmadan, yurtlarında, dershanelerinde, “ışık evleri”nde eğittiği gençleri yetiştirip devletin kilit kurumlarına yerleştirerek devleti ele geçirmeyi hedeflemişti. Bu hedefe epey de yaklaşmıştı. Ancak birlikte yürüdükleri Tayyip Erdoğan ve tayfası ile devleti paylaşmakta anlaşamadılar; birbirlerini çelmelemeye başladılar. Devlet gücünü (polis, yargı, ordu, yüksek bürokrasi) elinde tutan Tayyip Erdoğan çok büyük çaplı bir “Cemaat’iiktidardan kazıma” operasyonuna girişti.
***
Buraya kadarını hepimiz biliyoruz, çünkü büyük ölçüde gözlerimizin önünde olupbitti, olup bitmekte…
Ancak Koza-İpek Holding’in bütün şirketlerine, malvarlığına el konup yönetimine AKP militanlarından oluşan kayyumların atanması siyasal İslamın iki gücü arasındaki iktidar çekişmesinin çok ötesinde bir anlam taşıyor.
İslam sosuna bulanmış bir neoliberal kapitalizmi “amentü” bellemiş AKP, siyasal rakibi Cemaat’le kapışırken kapitalizme, kapitalizmin özüne, kutsal mülkiyet’e saldırdı.
Bu kendi bacağına kurşun sıkmaktır. Ama aynı zamanda cami duvarına işemektir…
Yankısı sadece Türkiye’de değil, kapitalizmin egemen olduğu her yerde duyulur. Borsalar, bankalar, finans fonları, ballı yatırım arayan sermaye sahipleri kulak kesildiler. Hem içeride hem dışarıda…
Kapitalizmin dini, imanı, itikadı, vatanı yoktur. Onun kitabının bütün sayfalarında iki cümle vardır ve başka da bir kelam yoktur:
Birinci cümle: Kâr, daha çok kâr, mümkün olan en yüksek kâr.
İkinci cümle: Özel mülkiyet kutsaldır, dokunulamaz…
O kadar…
Koza-İpek Grubu’na yönelen saldırı ile AKP kutsal mülkiyete saldırmış, kapitalizmin özüne el uzatmıştır. Türkiye kapitalizmi dünden beri bunun farkındadır. Bu yol olursa AKP’ye ve Erdoğan’a biat etmeyen bütün sermaye gruplarının başına aynı saldırı gelebilir.
Bu cami duvarına işemek değilse nedir?
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları




























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
31.01.2022
29.01.2022
28.01.2022
18.01.2022
17.01.2022
3.01.2022
24.12.2021
13.12.2021
6.12.2021
4.12.2021