Aydın ENGİN
Başlıktaki harf salatasını kolayca çözdüğünüzü sanıyorum...
Ömrünü tamamlamış ama cenaze namazı kılınmamış siyasi partilerin kısaltmaları. Hepsi birbirine bitişik yazıldı çünkü artık aralarında ciddiye alınır bir fark yok. Zaten siyasal düzlemde ciddiye alınır bir varlıkları da yok. Çünkü varlık sebeplerini çoktan tamam etmişler.
Meğer 31 Mart seçimleri öncesinde bir "iş"e yarayacaklarmış. Kendi partisine küsenlerin, kendi partisinden aradığını bulamayanların sığınağı, seçim umudu olacaklarmış, Yani bit pazarına nur yağacakmış...
Aday listeleri kesinleşinceye kadar gün geçmedi ki bir haber okuduk:
"Aday gösterilmediği için partisinden istifa eden bilmemkim, Bilmemne Partisi'nden istifa edip DSPDPANAPDYP'den belediye başkan adayı oldu".
Bir şansları var mı?
Partilerin yok. Partide nedense ve nasılsa yönetici olmuşların yakın akrabası, hısmı, arkadaşı olup hatır gönül uğruna o partilerden birine oy verecekler dışında herhangi bir seçmen kitlesine dayanmadıkları çok açık.
Ama bölgesinde, (kentinde, kasabasında) ünlenmiş, sevilmiş, seçmen kitlesini etkileme gücü olan, ailesi, hısım akrabası kalabalık, bazı bölgelerde aşiret, kabile bağları bulunan bir aday bu cenaze partilere değil, sadece kendisine oy verilmesini sağlayabilir.
* * *
Peki bu adamlar ve kadınlar niye kendi partisi tarafından aday gösterilmeyince bu cenaze partilerden birinin kapısını çalıp aday olmaya kalkışırlar?
Kolay cevap: Evet, niye o cenaze partiler? O kadar kendine güveniyorsa bağımsız aday olsun.
Cevaptaki mantık doğru gibi.
Ama yanlış.
Bağımsız aday olup seçilen sadece belediye başkanı seçilmiş olur. Kendi elleriyle de kendi elini kolunu bağlamış olur. Çünkü belediye meclisi parti listelerinden oluşacak ve belki de kendisini aday göstermeyen parti, belediye meclisinde çoğunluğu eline geçirecek.
Sonra?..
Sonrası sürekli yakınan, ağlayan, mızıldayan "Ben neler yapacaktım ama bu meclis engelliyor beni" diye şikâyet üstüne şikâyet eden bir belediye başkanı.
* * *
Tabii seçildiyse...
Çoğu kez seçilemezler. Çatısı altına girdiği partinin zaten seçmen kitlesi, dolayısıyla sağlayabileceği oy desteği yoktur.
Bu durumda böylesi "adayları" ve böylesi "adaylıkları" önemsememek, gülüp geçmek mi gerek?
Başka bir seçim döneminde, başka koşullarda belki.
(1970'lerde bir genel seçimde bağımsız aday olan bir emekli albayın "mitingi"ni izlemiştim. Albayım bütün ciddiyetiyle dört beş sayfa tutan konuşma metnini sonuna kadar okumuş, mitinge katılan beş kişi sonuna kadar dinlemiştik. Beş kişiden biri ayakkabı boyacısı cin gibi bir çocuk, üçü de albayın arkadaşı ya da akrabası, biri de gazeteci olarak bendim. Mitingden hoş bir röportaj çıktı. O röportaj ödül kazandı.)
Ama bu kez koşullar çok farklı, çok başka ve çok önemli.
Adı yerel seçim ama AKP Reisi Erdoğan ve kankası Bahçeli için kişisel bir beka sorunuoluşturacak kadar önemli.
Yani ve adeta genel seçimden de önemli bir yerel seçim yaşayacağız...
Bu seçim herkes için (Bir daha: Herkes için) belediye başkanının kim olacağı, belediye meclisine kimlerin seçileceği sorularına cevap veren bir seçim olmayacak.
Bu seçim iki soruya cevap verecek:
Bir: AKP'yi sandıkta geriletmek, giderek dönüşü olmayan bir inişe geçirmek mümkün mü?
İki: Recep Tayyip Erdoğan denen zattan ülkeyi ve... Ve evet, AKP'yi kurtarmanın önü açılacak mı?
Birinci ve ikinci soruları tek soru cümlesine indirmek zor değil:
Bu ülkede şaşı kör topal da olsa, eksik de olsa, Batı Avrupa demokrasi standartlarına epey uzak da olsa, demokrasiyi yeniden ayağa kaldırmak mümkün olacak mı?
* * *
Şimdi dönün yazının başlığına.
Her biri artık bir karikatür partiye dönüşmüş olan siyasi cenazeler ve o partilerin çatısı altında koltuk arayan siyaset esnafı bu seçimlerde sadece ve sadece AKP'nin ve onun reisinin değirmenine su taşıyan siyasal aymazlar olarak anılacaklar.
Eh, Allah için, bu "onursuz ünü" anaların ak sütü gibi hak ediyorlar.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları





























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
31.01.2022
29.01.2022
28.01.2022
18.01.2022
17.01.2022
3.01.2022
24.12.2021
13.12.2021
6.12.2021
4.12.2021