Aydın ENGİN
Bir süre yazmayacaktım. Nitekim yazmadım da. Gel gör ki…
Gel gör ki öyle günlerden geçiyoruz ki yazmamak meslek suçu olur. Olup bitenler çok yakıcı, çok acıtıcı iken yazmamak, adeta tribünde oturup seyretmek bizim mesleğin alfabesinde suçtur. Hele bencileyin, elinden yazmaktan başka iş gelmeyen, başka bir iş bilmeyenin için ağır suç.
Susmanın suça ortak olmak anlamına geldiği günlerdeyiz…
* * *
Sorun, artık "Tek adam rejimi var… Parlamento yeniden işlev kazanmalı… Yargı bağımsız olmalı…" gibi aşınmış yakınıların çok, ama çok ötesine ulaştı.
İçeride işsizlik ve yoksuluğun katlanılmaz, boyutlara ulaştığı, dışarıda ölümcül bir felakete hızla yol alan bir "fetih çılgınlığı"nın her gün bir adım daha tırmandığı günler yaşıyoruz.
Ülkenin iki kampa bölündüğünden yakınmanın da pek anlamı kalmadı. Artık "Bizden olmayan düşmanımızdır. Düşman ezilmeli, hapsedilmeli, susturulmalı, yok edilmelidir" zihniyeti dizginlenemez boyutlara tepemize çöktü.
Bu koşullarda yazarken, konuşurken mizaha sığınmak artık yakışıksız. Oysa ne güzel mizah yapılır, ne kadar keyifli dalga geçilirdi.
Buyrun, iki üç gündür ekranlarda bitip tükenmek bilmeyen bir "parti-devlet propagandası"ndan birkaç cümle. Devletin en tepesine kurulmuş AKP Başkanı bir otoyol açılış törenininde kostak kostak konuştu:
"…Biz Libya’da (…) yönetici kahraman askerlerimiz ve Suriye Milli Ordusu'ndan ekiplerimizle oradayız. Birkaç tane şehidimiz var. Ama birkaç tane şehidimizin karşılığında 100'e yakın o lejyonerlerden etkisiz hale getirdik. Şehitler tepesi boş kalmayacak…"
Neresinden tutalım bu yürekler acısı mantığın?
Sormayalım mı:
"Yönetici kahraman askerlerimiz" ne demektir. Libya’da neyi yönetiyor bu "kahraman yönetici" askerler? Bu "kahraman askerler" ne demeye Afrika’nın kuzeyinde petrol zengini, iç savaş vurgunu bir ülkedeler?
Sormayalım mı:
"Suriye milli ordusu" denen çapulcu, cihatçı takımı nereden "bizim ekibimiz" oluyor?
Yoksa "bizim" derken "şahsımın ekibi" mi denmek istendi?
Söylemeyelim mi:
"Bir kaç tane şehit" demek, o çok hayran olduğunuz Osmanlı'dan bugüne edep dışı sayılır. İnsanlar ve öteki canlılar "tane" ile ölçülmez. Hele ölüme yollanmış gencecik insanlardan "üç beş tane armut, beş altı tane kestane" der gibi söz edilmez.
Ayıptır. Ayıp ötesidir.
"…Birkaç tane şehidimiz var. Ama birkaç tane şehidimizin karşılığında 100'e yakın o lejyonerlerden etkisiz hale getirdik…" diyebilene, bununla acılı yürekleri aklınca teselli etmek isteyene sorarlar:
- Şehit başına kaç lejyoner öldürürseniz acılar diner, öfkeler yatışır? Bu hesabı hangi vicdan terazisi ile tarttınız?
Hele "Şehitler tepesi boş kalmaz" gibi bir cümle kurabilmek için ya ağızdan çıkanı kulak duymuyordur ya da vicdan kömür karasına dönmüştür…
Şehitler tepesi boş kalmıyorsa bu sayenizdedir ve bununla övünülmez; tersine utanılır. Nitekim Libya’da ölen albaydan "şehit töreni" esirgenerek, cenazesinin gizli kapaklı toprağa verilmesi kanıttır.
Artık mizaha başvurup "Bu cümleleri bir tane siyasetçi söyledi" demek bile yakışıksız ve saygısız olur.
Bu günlerde mizahın canı cehenneme…
* * *
Bir süre yazmadıktan sonra bir "Tırmık" yazmak zor. Öfkenize yenik düşebilir, ölçüyü kaçırıp kendinizin ve T24’ün başını belaya sokabilirsiniz. Kendimin başının belaya girmesine alışığım ama T24’ün kılına zarar gelmemeli. Haber doğruysa, duraksamadan yayımlayan şunun şurasında kaç medya kuruluşu kaldı?
"Bir tane siyasetçi"nin bir cümlesini daha aktardıktan sonra bu Tırmık’a burada nokta konsun.
"Türkiye'nin Suriye ve Libya politikaları ne bir maceradır ne de keyfekeder bir tercihtir; ülke ve millet olarak yeni bir istiklal mücadelesi verdiğimizi söylüyoruz".
Evet "bir tane siyasetçi" böyle söylüyor. Suriye ve Libya’da istiklâl mücadelesi veriyormuşuz.
Hepimizi salak sandığı için bunu böyle söylüyor. Haberimiz olsun ve milli hislerimiz şaha kalksın, ellerimiz alkış tutsun, yüreğimiz sevinç ve övünçle kabarsın istiyor.
Dedim ya bizi salak sanıyor…
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları




























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
31.01.2022
29.01.2022
28.01.2022
18.01.2022
17.01.2022
3.01.2022
24.12.2021
13.12.2021
6.12.2021
4.12.2021