Aydın ENGİN
Önce bir imam nikahı kıydılar. Adını "Cumhur İttifakı" koydular.
Her iki tarafın da işi kolaydı.
AKP, Haziran 2018 seçimlerinde Meclis'te salt çoğunluğu yitirdiği, yani istediği yasayı "indir –kaldır oyları" ile çıkarabilme olanağı kalmadığından ihtiyacı olan desteği MHP'de aradı ve buldu.
Ama bir koalisyon değil yani bir "resmi nikâh" değil "imam nikâhı" kıyıldı.
AKP açısından elverişli bir nikâh oldu. Şeriat'a uygun olarak istediği zaman üç kez "boş ol" dediğinde nikâh düşer, ittifak sona ererdi.
MHP açısından da elverişli bir nikâh oldu. Hem zorunlu olarak yapılması gereken bir koalisyon protokolünün bağlayıcı yükünü üstlenmiyor, hem de partinin taşıyıcı gücü ("kaba gücü" diye de okuyabilirsiniz) ülkücü gençlere polisin özel hareket kadrolarında (PÖH), ordunun özel harekâtçı "paralı asker" kadrolarında (JÖH) geniş bir istihdam olanağı elde ediyordu, ediyor. Bitmedi, AKP'nin elinde olan, gözden ırak taşra belediyelerinin iş imkanları da ağırlıklı olarak MHP'nin düşük eğitimli gençlerine akıtıldı, akıtılıyor.
Yani imam nikâhı her iki kanat içinde elverişli, çıkarlara uygun, bağlayıcılığı ise görece zayıf bir nikâhtı.
İdi…
"Cumhur ittifak"ının büyük kanadı küçüğünün desteği ile de erken ya da zamanında seçimde artık iktidarı alacak güce ulaşamayacağını görüyor. Dahası er ya da geç yapılacak bir bir seçimde küçük ortağın baraj altında kalacağını da görüyor. Ama nikâhı bozsa, üç kez "boş ol" dese de ortada bir başka nikâh olanağı bulunmadığını da görüyor. "Türk milliyetçiliği"ne dayanan siyaset alanında BBP, Vatan Partisi gibilerle nikâh kıymanın derde derman olamayacağını, tersine o partilerin kendi ayağına dolanan yükler olacağını görüyor.
Çare istese de, istemese de küçük ortağa sarılmak, kendi gücünü, onun gücüne ekleyerek iktidarı elinde tutmaya çabalamak.
Aynı durum küçük ortak için de geçerli. İmam nikahı bozulduğu takdirde, bir seçimde aynı tabandan kopup gelen İyi Parti barajı aşarken kendisinin nal toplayacağını; üstelik kendi Başbuğ'unun epey ciddi "zemberek sorunları" yaşadığını görüyor.
Onun için de çare istese de, istemese de büyük ortağına sımsıkı sarılmak, gücünü ona katarak iktidar nimetlerinden uzak kalmamak.
Yani Cumhur İttifakı'nın her iki kanadı kaderlerini fena halde birbirlerine bağlamış durumdalar. Ayrılamazlar. Ayrılırsa biri (büyüğü) kurduğu yağma düzenini sürdüremeyecek; öteki ise (küçüğü) baraj altında kalmış, siyasal bağlamda etkisi kalmamış bir örgüte dönüşecek.
Yani imam nikâhı artık bir "katolik nikâhı"na dönüştü.
Boşanmak yok!..
* * *
Birbirlerine böyle sımsıkı sarılmış olarak kolları sıvadılar.
Bir yandan Seçim Yasası'nda ince bezirgan hesaplarıyla değişikliğe hazırlanıyorlar. Baraj yüzde 7 olsun hazırlığındalar (hesaplarına göre bu kadarı Başbuğ'ın partisine yetiyormuş).
Bir yandan artık 12 Eylül faşizminden miras ve kırk yamaya rağmen özünü koruyan Anayasa bile onları kesmiyor. Yeni, yepyeni bir "şeyyasa" hazırlığındalar. Var olan oy güçleri ile bu "şeyyasa"yı Meclis'ten nasıl geçirecekler belli değil. Ama onun için de bir yol yöntem düşünebilirler. Böylece yasama, yürütme, yargı erklerinin tümünün şimdiki gibi fiilen (de facto) değil resmen tek elde (yani Reis'te) toplandığı, demokrasinin cenaze namazının kılındığı bir yönetim biçimi tepemize çöker.
O zamana kadar da Karadeniz'den fışkıran doğal gaz; Doğu Akdeniz'den de bitmez tükenmez doğal gaz; Libya'da petrol kuyuları; Ay'a önce sert inişli roket, sonra da milli bir astronot yollamak; Irak ve Suriye'nin kuzeyinde ele geçirilen bölgelerde Osmanlı'ya dönüşmenin ilk adımları gibi masallarla oyalanmamızı sağlamaya çabalarlar.
* * *
Hayır, yarı mizaha yaslanmış bir Tırmık yazmıyorum.
Yukarıda sıralayageldiklerimin tümünün bütün alametleri belirdi.
Bu siyasal manevraları boşa çıkarmak, katolik nikahına benzer bu suç ortaklığını sandıkta yenmek artık bizler için "demokrasi ödevi"nin, "yurttaşlık görevi"nin çok ötesine geçti.
Hepimiz için bir var olma ya da yok olma eşiğindeyiz.
Sadece demokrasi, hukuk devleti ve parlamenter sistem temelinde buluşabilecek miyiz, yoksa armudun sapı, üzümün çöpü, o Kürt, bu Alevi. bu Türk, şu solcu, bu liberal, o yetmez ama evetçi, bu az Marksist, öteki çok Atatürkçü zevzekliği ile katolik nikahının nikah şahitleri mi olacağız?
* * *
Shakespeare'den ödünç alıyorum:
- Olmak ya da olmamak!.. İşte bütün mesele bu…
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları





























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
31.01.2022
29.01.2022
28.01.2022
18.01.2022
17.01.2022
3.01.2022
24.12.2021
13.12.2021
6.12.2021
4.12.2021