Aydın Selcen
Mahalleyi bırakmayalım, semti alalım, ilçeyi tutalım, büyükşehire tutunalım, özetle maçı çevirelim. Bakınız 2002’den hatta 1994’ten bu yana kurabildiği bir Kadıköy ütopyası yok iktidarın. Uğraşıyor, olmuyor. Kendimiz soralım, kendimiz yanıtlayalım biz de malum şahsın üslubuna öykünerek: Neden? Çünkü havsalası almıyor, havsalası.
Nicedir boşladım dış politika analiz-tespitlerini farkındayım, sabırlarınızı zorlasam da son defa hoşgörünüze sığınmama izin vermenizi dilerim. Pazar günü seçim var, adı belediye ama sonucu boyundan büyük, siyasi. Oy vereceğiz değil mi? Çorbada tuzum bulunsun: Lütfen oy verelim. Beni, üçü şahsen tanıyıp sevdiğim, çok değer verdiğim insan Selahattin Demirtaş, Filiz Kerestecioğlu ve Murat Sevinç, biri de uzaktan ismen tanıyıp, acizane takdir ettiğim insan Cenk Yiğiter ikna ettiler.
Düşünün Süleyman’ın yüzünü ekşitecek, Hulusi’yi boşa baktıracak bir sonuç çıktığını, fena mı olur? Malum yerlerde hafiften ateşi bacaya sardıracak, yürekleri pır pır ettirecek, “acaba?” sorusunu zaten paranoyaklaşmış zihinlere yerleştirip, hepten vücut kimyalarını bozacak bir sonuç çıktığını. “Biz de varız, işte hep beraber, tüm renklerimizle buradayız” dedirtecek bir sonuç. Bu ülkede halen dahi, cumhuriyeti sandıkla savunacak yurttaşların bulunduğunu kanıtlayacak bir sonuç.
Yelken yarışında kaptanın gözünü kısıp, ufuk çizgisinde sağanak kollaması gibi. Sağanağı yakalayıp, koca denizin ortasında bir işaret olmasa da, o noktada tremola atıp, yön değiştireceğini öngörmesi hatta bilmesi gibi. Pazar gününe böyle bakalım. Ayrıca, diyelim sağanağı kaçırdık, şamandıraya yine ikinci vardık, unutmayalım regatta devam ediyor. Hep edecek. Rüzgarın değiştiğini görmek, rüzgarı kendimiz değiştirmek için sandığa gidelim.
Mahalleyi bırakmayalım, semti alalım, ilçeyi tutalım, büyükşehire tutunalım, özetle maçı çevirelim. Bakınız 2002’den hatta 1994’ten bu yana kurabildiği bir Kadıköy ütopyası yok iktidarın. Uğraşıyor, olmuyor. Kendimiz soralım, kendimiz yanıtlayalım biz de malum şahsın üslubuna öykünerek: Neden? Çünkü havsalası almıyor, havsalası. Ah kardeşlerim ah… Yıkmakla olaydı, Çamlıca’ya, Taksim’e cami dikmekle olaydı, Moda’dan Caddebostan’a sahiller boş kalırdı, boş. Yaa… Nereden nereye…
Her gün işitmediğimiz hakaret kalmadı. Aramızdan çok değer verdiğimiz arkadaşlarımız çekilip, ite kaka içeri tıkıldı. İş geldi, Kılıçdaroğlu’nu, Akşener’i hapisle, eğer yanlış yapar (!) AKP’li adayları seçmezse İstanbul’u, Ankara’yı kayyum tehdidiyle terbiye etmeye geldi dayandı. İçişleri Bakanı hızını alamadı YSK’nin onu ilgilendirmediğini, “terörle bağlantılı” belediye meclis üyelerini “alacağını” ileri sürmeye işi vardırdı. Sanki Kürt nüfus ağırlıklı Doğu ve Güneydoğu illerinde söz konusu uygulamalar yeterli utanç kaynağı değilmiş gibi. Sizi bilmem, bana hem ahmak hem parya yerine konulmaktan gına geldi.
Hem malum şahsın kendi bu belediye seçimlerini “evet-hayır” referandumuna dönüştürmedi mi? Yani diyor ki “benim adaylarıma oy vermek, benimle devam demektir.” Öyleyse, onunla ilelebet devam etmek istemeyenler, kazanma olasılığı en güçlü muhalefet adayına oy vererek, oylarını belediye meclisleri üyeliklerinde gönüllerince çeşitlendirerek bu tercihlerini gösterebilirler. Fırsat ayaklarına geldi! Evet mi, hayır mı? Benim oyum HAYIR. Çünkü evet dersem, yahut şimdi oy vermezsem, bundan kabaca yedi yıl sonra on sekiz yaşına geldiğinde biricik kızımın gözlerinin içine bakamam.
Nur yüzlü mübarek Murat Sevinç hocamız üşenmedi, sebat etti, üç bölümlük tefrika yaptı Diken’de, “yeter hoca, tamam oy veriyoruz” dedirtti. Selahattin Başkan “azıcık hatırım varsa…” diye söze* girince akan sular zaten durdu. Filiz Kerestecioğlu vekilim belediye meclislerinin önemini anımsattı, ki çok haklı bence. Nihayet, hoca olarak atıldığı Mülkiye’ye öğrenci olarak geri dönen alemin delikanlısı Cenk Yiğiter hoca da “bunu anlamak çok mu zor” anlamında birçok yol gösterici tüvit attı.
Ben de seçimden önceki son çarşamba köşemi bu konuya ayırdım. Bu kısa yazıyı sizlerden oy vermenizi istirham etmek için kaleme aldım. En çok sevdikleriniz için oy veriniz. Sizlere günbegün meydan okuyanlara, bu defa siz de “hodri meydan” deyiniz. Dilerim güzel bir pazar günü geçireceksiniz. Dayanışmayla kalın.
*Demirtaş’ın söyleşisi Yeni Yaşam gazetesinde yayımlanmıştı. Görebildiğim kadarıyla engellenmiş. Dolayısıyla linki Evrensel’den vermeyi yeğledim.
Yazarlar
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları











































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
6.04.2025
23.02.2025
27.01.2025
9.12.2024
19.11.2024
11.11.2024
2.11.2024
1.08.2024
14.06.2024
14.04.2024