Aydın Selcen
Önceki yazılarımdan birinde “çevreme yayılmış şeyleri elime alıp bırakarak, bunları elimde evirip çevirerek, birleşiyorlar mı diye deneyerek, bunlardan anlamlı bir bütün ortaya çıkar mı, çıkacak mı diye kısıtlı kavrama kapasitemle, kısıtlı deneyim ve birikimimle düşünmekten” söz etmiştim. İzleyen satırlarda yine böyle bir çabaya girişeceğim, sabrınıza sığınarak.
Sayın Haluk Bilginer Uluslararası Emmy Ödülü’nü, Ay Yapım’ın PuhuTV platformunda yayınlanan “Şahsiyet” dizisindeki rolüyle aldı. Ayrıca Bilginer’in, 2002 yılında Oyun Atölyesi’ni bugünkü yerinde açarak Kadıköy rönesansının temel taşlarından birini koyduğunu da anımsamadan geçmeyelim. Demek ki isteyince, bahane üretmeyince, yaratıcı olunca, sebat edince oluyor.
Britanya işçi sınıfına dair hepimize dokunan, hepimizi sorgulatan filmleriyle çoktan “büyük usta” statüsünü kazanmış Ken Loach’un son yapıtı “Üzgünüz, Size Ulaşamadık” filmi ülkemizde de gösterime girdi. Bu vesileyle Loach, NME’nin onunla yaptığı söyleşide Başbakan Boris Johnson’u adeta kum torbasına çeviriyor.
Britanya’da 12 Aralık’ta seçim var. Güncel kamuoyu yoklamalarına AB’den derhal ve ne olursa olsun çıkmak yanlısı Başbakan Johnson’a destek yüzde 45’leri aşmış durumda. AB’den çıkmak yönünde oy kullananlar aslında Loach’un anlattığı “derin Britanya’da” yaşayanlar. Tuzukuru Londra ise AB’de kalmak yanlısı. Seçmen, “gençler ve yaşlılar” diye de ayrılabilirse de, iki milyon yeni seçmenin kayıt yaptırmış olması sonucu Johnson aleyhine etkilemişe benzemiyor.
.
Benzer biçimde ABD de 2020 başkanlık seçim sürecinde. Eski Demokrat Başkan Obama, partisinin adaylarını “ortalama Amerikalı düzeni baştan aşağı yıkmak ve yeniden kurmak gerektiğini düşünmüyor; yani çılgınca şeyler görmek istemiyorlar” sözleriyle uyarmak gereğini hissetti. Klavye silâhşörlerinin ve aşırı uçların değil, kendi gibi düşünmeyenlerin de yaklaşımlarını dikkate alarak kapsayıcı siyaset yapılması zorunluluğundan da bahsetti.
Obama iki dönem yani toplam sekiz yıl ABD başkanlığı yaptı, bugün 58 yaşında. Halen yarıştaki önde gelen Demokrat adaylardan Biden ve Bloomberg 77, Sanders 78, Warren 70 yaşındalar. Örnekse, belki Obama’nın değindiği Demokrat Parti içindeki “aşırı uçlardan” biri sayılabilecek ancak popülaritesi de bir o denli yüksek Alexandra Ocasio Cortez ise henüz 30 yaşında.
Macron, Fransa’da 2017’de cumhurbaşkanı seçildiğinde, daha önce hiçbir seçime girmemişti ve 40 yaşındaydı. Cezayir’in Fransa’dan koparak bağımsızlığını kazanmasından sonra doğan ilk cumhurbaşkanı oldu. Partisiz seçilmişti.
Geçtiğimiz günlerde Macron, 70’inci kuruluş yıldönümünü kutlayan NATO’nun “beyin ölümünün” gerçekleşmiş olduğundan ve AB’nin kendi savunma gereklilikleri üzerine düşünmesi zorunluluğundan söz etti. AB’nin önce entegrasyonunun tamamlanmasının kaçınılmaz olduğunu, ancak bundan sonra Kuzey Makedonya ve Arnavutluk’un üyelikleri gibi genişleme konularının ele alınabileceğini vurguladı. İkiyüzlü değil gerçekçi olunması çağrısı yaptı.
Tarafsız Haber Ajansı’ndan Mehtap Gökdemir’in özel haberine göre, AKP’nin ayda iki kere yaptırdığı “en beğenilen siyasetçi” anketinden ilk üçte sırasıyla Erdoğan, İmamoğlu, Demirtaş yer almış. Demirtaş’ın Edirne Cezaevi’ndeki tutsaklığı üç yılı aştı. Zihinlerdeki ve gönüllerdeki yerini koruduğu yahut yerinin doldurulamadığı anlaşılıyor.
Nergis Demirkaya’nın Gazete Duvar’daki haberine göreyse CHP’nin belediyelerde memnuniyet anketinden sırasıyla yüzde 60’la Ankara (Mansur Yavaş) ve ardından Adana (Zeydan Karalar) önde çıkmış.
Berlin, Paris ve Londra’ya giden İmamoğlu dönüşünde, devlet bankalarından ve Ankara’dan İBB’nin bir rahmet göremeyeceğini anladığını ve yeni metro hatları gibi önemli altyapı projelerine sözkonusu başkentlerden fon yarattığını açıkladı. Önemli ve doğru yönde atılan adımlar olduğu kuşkusuz. Gülhane ve Sarayburnu’nun geri kazanımı yönündeki girişim de çok olumlu ve görünür.
Bununla birlikte, acaba İmamoğlu yarını planlarken, bugünü gözardı ediyor olabilir mi? Örnekse İBB, Uluslararası Kadına Şiddetle Mücadele Günü Yürüyüşü’nü ıskaladı mı? Dostlar alışverişte görsün babında Galata Kulesi’ne turuncu ışıklandırma yapıp, geçmek yeterli mi?
MedyascopeTV’den mesai arkadaşım Fırat Fıstık’ın paylaşımından iktidarın, kadına şiddetle mücadele gününü kadına şiddet uygulayarak değerlendirdiği belirgin biçimde görülüyor. Termik santrallerin bacalarına filtre takılmasını öteleyen yasa onaylanırken TBMM’de bulunmaya tenezzül etmeyen her renkten muhalefetin milletvekilleri acaba İçişleri Bakanı Soylu’nun önüne sözkonusu görüntüleri koyarlar mı?
Tüm bunların altına bir de yahut altına değil de belki en başına ülkemizin Kürt yurttaşlarının siyasete, karar alma süreçlerine katılımdan cebren soğutulmalarını ekleyelim mi? T24’te Murat Sabuncu’nun 20 Kasım günü yaptığı söyleşide Bekir Ağırdır’ın ifadeleri şöyle: “Kürt meselesi denen şeyi şöyle tarif etmek de mümkün; Türkler, kendilerine dair kararlara katılım haklarından kendi rızalarıyla fedakârlık ediyorlar. Kürtler de aynı haklara sahip olmasın diye kendi yetki ve sorumluluklarından vazgeçiyorlar. Dolayısıyla Kürt meselesi artık yalnızca Kürtlere değil Türklere ve Türkiye’ye de dair bir mesele.”
Tüm bunlar bize ne anlatıyor olabilir? Başa dönersek, Sayın Haluk Bilginer’in hem oyunculuk hem hayat performansına bakalım. PuhuTV diye bir platform kurulup, orada “Şahsiyet” diye bir dizi yayımlanmasını ele alalım. Kadıköy’ün neredeyse tüm oyunların karşısında “bilet kalmadı” yazan tiyatro salonlarını gezelim.
Demek istediğim belki yanlış tarafa bakıyoruz. Belki bize bakmasını dilediklerimizden yüz çevirip, kendi işimize bakmalıyız. Belki anlamlı bütün hemen önümüzde ama biz teker teker parçalara bakmakta ısrar ediyoruz. Bilmem, siz ne dersiniz? Valilerin karşısında bacak bacak üstüne atmanın 2019 yılında konu olabildiği bir ülkede yaşıyoruz, onu da unutmayalım.
Yazarlar
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları











































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
6.04.2025
23.02.2025
27.01.2025
9.12.2024
19.11.2024
11.11.2024
2.11.2024
1.08.2024
14.06.2024
14.04.2024