Bayram ZİLAN
Sanki İstanbul Menkul Kıymetler Borsası gitmiş, yerine “İdeoloji Menkul Kıymetler Borsası” açılmış gibi...
Arkaik sosyalistlerden, tuzlu su Kemalistlerine, emekliliği çoktan geçmiş liberaller kıraathanesi T24’ün müdavimlerinden, alıcısı olmadığı için fikri çürümüş aydınına, Taksim Meydanı’nı Küba Devrim Meydanı zannedip yıllardır Fidel Castro gelecek diye bekleyen ütopik komünistinden, Nişantaşı’ndaki villasından mikrop kaparım diye insan içine çıkmaya korkan ultra hijyenik laik’ine, duran adam’ından, zebra pijamalı medya patronuna kadar herkes ideolojisini PKK’ya yatırmış, “bataktan” çıkmayı bekliyor.
Öyle bir batak ki bunlarınki; kurtulma pahasına borsada “gong” sesini duyar duymaz başlıyorlar “ideoloji al-sat” işine…
40 yıldır “Türkiye Türklerindir” mottosu ile çıkan Türk ırkçılığının amiral gazetesi, bir anda “hadi canım bu cinayeti PKK yapmamıştır” noktasına geliyor, “vay şerefsiz” manşetinden utanmadan.
Roboski’de katledilen Kürtlere “katır” diyecek kadar kalbi taşlaşmış ırkçıları bünyesinde barındırmaktan hiçbir beis görmemişlerin televizyonu ise günün sonunda “HDP’ye oy ver kurtul” noktasına gelerek psikiyatri dünyasına yeni bir alan açıyor.
80 yıl boyunca Kürtleri inkâr etmiş, dil ve kimliklerini yasaklamış, türlü türlü işkencelerden geçirmiş laik-kemalistler, bugün borsanın önünde ellerini açmış PKK’nın değer kazanması için toplu dua seansları düzenliyor.
Yıllarca “barış” için dağ/bayır demeden koşturan Cumhuriyet aristokratları, “barış geldiği gün” savaşçı oldu.
“Neden Öcalan’la görüşmüyorsunuz, onunla görüşerek akan kanı durdurabilirsiniz” diye feryatlar edip Ak Parti’ye demediğini bırakmayanlar, devletin Öcalan’la görüştüğünü öğrendikleri andan itibaren İmralı’ya giden heyetlerin cebine “ey Öcalan, barış yapma, AKP seni kandırıyor” temalı mektuplar sıkıştırmaya başladı.
Çözüm süreci başladığı günden beri “AKP ile barış olmaz” diye yaygara koparan kır saçlı liberaller, çözüm süreci (zorunlu olarak) dondurulduğu gün “AKP barış yapmalı, çözüm sürecini yeniden başlatmalı” diye gözyaşı dökmeye başladı.
Dershanelerin kapanacağını duydukları gün maraton koşucusu gibi soluğu Milli Eğitim Bakanlığı’nda alarak “sakın dershaneleri kapatmayın, eğer kapatırsanız Doğu’daki gençler PKK’ya katılır” diyenler, dershaneler kapandığı gün soluğu HDP’li belediyelerin arka kapısında aldı.
Dün HDP’li belediye başkanlarının ve seçilmiş yerel yöneticilerin ellerine KCK’lı diye kelepçe takanlar, onları tek sıraya geçirip fotoğraf çekenler ve bu kelepçeli fotoğrafları Kürtler rencide olsun diye billboardlara asanlar, bugün “en fanatik HDP’li” oldu.
3-5 ağaç için ortalığı ayağı kaldıran çiçek çocuklar, akranlarının kanı dökülürken, genç fidanlar hayatını kaybederken cafelerde Playstation oynamakla, Burger King’lerde hamburger yemekle meşgul. Dünün “çevreye duyarlıları”, bugünün “insana duyarsızları” oldu.
Geçen yıla kadar Diyarbakır’lı gençlerin ter kokusundan tiksinen kerameti kendinden menkul Cihangirli sanatçılar, bugün “biji Amed’li gençler” diyor. Muhtemelen karşılarına çıkacak ilk Kürt gencinin terinden parfüm yapıp üzerlerine sıkacaklar.
Eskiden Kandil’e bomba atıldığında “inlerine girdik, taş üstünde taş bırakmadık” manşetiyle sevinç çığlıkları atanlar, şimdi Kandil bombalandığında “3 gün yas” ilan ediyor, gazetelerinin köşelerine “siyah kurdele” takıyor.
Sizdeki nasıl bir mide ki, sabah Türkçü, öğlen Kürtçü, akşam da cemaatçi olmayı hazmedebiliyorsunuz?
Hatta bazen aynı anda hem Kemalist, hem Gülenist hem de Apoist olmayı nasıl kaldırabiliyorsunuz?
Nedir sizin bu haliniz? Bu kininiz, bu öfkeniz?
“Tayyip Erdoğan nefreti” diye tanımladığınız, ama aslında imtiyazlarınız yok olduğu için ortaya çıkan bu nefret sizi ne hale sokmuş, görmüyor musunuz?
Kendinize bakacak bir aynanız da mı yok?
Yıllarca uğrunda ölerek, bedel ödeyerek edindiğiniz ideolojilerinizi Kandil’in yönettiği bir borsada tek seansta inkâr etmeyi nasıl içinize sindiriyorsunuz?
Yoksa ateşe odun taşıyarak bataktan çıkacağınızı ve kazanacağınızı mı sanıyorsunuz?
Ya siz, ey Kürtler.!
Bu “tek gecelik Kürt dostları”na nasıl inanıyorsunuz?
Dedelerinizi katleden cellatlarınız, sizi bugün kara kaşınız, kara gözünüz için mi seviyor zannediyorsunuz?
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
10.05.2024
7.05.2024
3.05.2024
29.04.2024
26.04.2024
18.04.2020
25.02.2020
12.02.2020
19.01.2020
15.01.2019