Bekir AĞIRDIR
Diyarbakır Emniyet Müdürü ne demiş oldu?
11.10.2012
2846
Diyarbakır Emniyet Müdürü Recep Güven “Dağda ölen teröriste ağlayamıyorsanız insan değilsiniz” demişti. Tartışma yaratan bu açıklamanın ve ardından üç parti liderinin aldıkları pozisyon neyi gösteriyor?
Birincisi Recep Güven’in sözleri her ne kadar Diyarbakır’da söylenmiş olsa da asıl muhatap Kürtler değil, Türkler. Muğla’daki, Konya’daki, Tokat’taki Türklerin bu cümle ve devamındaki sözleri bir Emniyet Müdürünün ağzından duymuş olmasının barış sürecindeki önemi çok büyük. Kürt meselesini yaratanın gerçekte Kürtler değil, devletin politikaları olduğunun üst düzey bir bürokratın ağzından Türklere duyurulması, en azından Kürt meselesinin toplumsal katmanındaki barışma ve uzlaşma için çok ama çok değerli.
Bu konuşmanın ikinci olarak gösterdiği, Kürt meselesindeki her bir aktörün içindeki çatlağın ne denli derinleştiğini açığa çıkarmış olması. Sıkça yazıyorum, birçok sorunumuzu aktörler üzerinden tartışmak, aktörlere kategorik bakmak sorunlu. Gerek iktidar partisi gerek diğer partiler olsun, gerek Genel Kurmay ve gerekse Emniyet Teşkilatı olsun her bir aktörün içinde barışçı çözümden yana olanlar da var, yıkıcı çözümsüzlükten yana olanlar da. O nedenle bir aktörü kategorik olarak barıştan yana veya karşı olarak tanımlamak ve pozisyon almak yerine, her bir aktörün içindeki değişim ve barışın peşinde olanların yeni zihni ve siyasi ittifaklarına destek olmak gerekiyor. Bu noktadan bakınca Recep Güven’in açıklamaları polis içinde de bir çatlağın genişlediğini ve derinleştiğini gösteriyor.
Partilerin hepsi denk dozda milliyetçi
Bu konuşmaya üç parti liderinin de karşı çıkışı ise ayrıca irdelemeye değer. Üç liderin de ve dolayısıyla üç parti yönetiminin de Kürt meselesinde ne denli şoven bir bakış içinde olduklarını gösteriyor. Üçü de sanıyorlar ki şoven bir kitle bir yerlerde ve açıkta onları bekliyor ve oylarıyla hangi partiye destek vereceklerine bu söylemlere bakarak karar verecekler. Ama iki nedenden yanılıyorlar.
KONDA Barometresinin Aralık 2010 teması olan “milliyetçilik ve ulusal gurur” araştırmasının bulguları üzerinden not edeyim:
Bu ülkede milliyetçilik, ne yaşa ne eğitime ne cinsiyete ne de bilinen demografik farklılıklara göre değişiyor.. Bu da gösteriyor ki, bu topraklardaki milliyetçilik, eğitim sistemi üzerinden hepimizin beynine yerleştirilmiş ezberlerden ibaret.
Milliyetçilik değil lümpenleşme
Bu nedenden dolayı hemen her partinin tabanı da benzer milliyetçi reflekslere sahip. Milliyetçilik bir partinin tekelinde değil, doz farkları olsa da hemen her seçmen kümesi için geçerli.
Örneğin “bu ülke için kurşun atan da kurşun yiyen de şereflidir” cümlesine MHP seçmeninin yüzde 72’si “doğru” derken, Ak Parti seçmeninin de CHP seçmeninin de yüzde 67’si “doğru” diyerek onaylıyor. Yine bir başka bulgu, “Türk’ün Türk’ten başka dostu yoktur” cümlesine MHP seçmeninin yüzde 90’ı “doğru” derken, Ak Parti seçmeninin yüzde 76’sı, CHP seçmeninin yüzde 68’i de “doğru” diyor.
.jpg)
Benzer 6 sorunun tüm cevapları üzerinden bir milliyetçilik puanlaması hesaplandığında MHP seçmeninin milliyetçiliği 94 puan iken, Ak Parti seçmeninin milliyetçiliği 66 puan, CHP seçmeninin milliyetçiliği de 61 puan.
.jpg)
Partilerin tabanları MHP’ninki biraz daha önde olsa da milliyetçilik konusunda benzerler.
KONDA Barometresinin Temmuz 2010 teması olan “siyasal kimlikler araştırmasının” bulgularından bir not, “vatanseverlik” bu toplumun yüzde 93’ü için, “milliyetçilik” yüzde 64’ü için siyasal kimliği olarak kendini ifade etmeyi tercih edeceği kavramlar.
Bir bulgu da Eylül 2012’den, soruyu “siz kendinizi siyasi olarak hangisiyle tanımlamak isterdiniz” şeklinde yani “yalnızca birisini seçeceksin” diyerek sorduğunuzda ise “milliyetçiyim” diyenler yalnızca yüzde 15, “ülkücüyüm” diyenler yalnızca yüzde 5.
Bu bulguların özeti, milliyetçi söylemin bir partiye özel olarak bir oy getirisi yok. Her ne kadar partiler ve kamuoyu, milliyetçi söylemin bir oy kayması yaratacağı umudunu taşısalar da bunun bir getirisi yok.
Ama bu şoven söylemlerin bir karşılığı var elbette. Şoven duyguların ve bazı toplumsal kümelerin lümpenleşmesini sağlıyor ne yazık ki. Bu lümpenleşme potansiyeli ise önümüzdeki dönemin belirleyici dinamiklerinden birisi olmaya aday. Mesnetsiz kabartılan duygular ve öfkeler, yarın çözümün önünde, önemli ve aşılması oldukça zor yeni psikolojik eşikler oluşturacak.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTYatırım Var da, Ödenek Nerede? 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünSıra artık İran’a gelmişe benzer… 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanAK Parti’nin millet iradesine yabancılaşması… 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNSaatler yine savaşa kuruldu 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayDavos, jeoekonomi ve emperyalizm 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZSuriye’de ateşkes, Türkiye’de çözüm: İki gerilim 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolPencereleri açmak 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciPiyasalar seçime hazırlanıyor 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRBir devletin nasıl yönetildiği hapishanelerinden anlaşılır 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRİmamoğlu dediler, ucu yine AKP’ye çıktı! 110 milyon tazminat sözü vermişler 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasGaribanın oyu… 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeni bir dünya kuruluyor… 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidarın seçim planı 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENDavos 2026: Dünyada canavarlar zamanı! 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYARojava Devrimi Tüm Dünya ve Kürdistan’ın Devrimidir... 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENTrump çıpası ile yeni Gazze’ye doğru... 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİİsmet Özel: Bir dava adamının aktif nihilizmi 26.01.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇEREmeklide CHP in, Cumhur İttifakı out 26.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALDış politikada yeni motto: Yurtta barış, dünyada barış, Suriye’de savaş… 26.01.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYalnız kalabalıklar, dijitalleştikçe daralan güven çemberi, kaleye dönüşen aile: Toplum, kopan bağla 26.01.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞ“Vergilendirilmiş kazanç kutsaldır”, öyle mi? 26.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞTÜRK USÜLÜ “SİVİL TOPLUM ÖRGÜTLERİ…” 26.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezKayıt dışı ekonominin büyüklüğü 26.01.2026 Tüm Yazıları




























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
19.01.2026
12.01.2026
5.01.2026
29.12.2025
22.12.2025
15.12.2025
1.12.2025
24.11.2025
17.11.2025
11.11.2025