Cihan Tuğal
Belki de Amerikan tarihinin en önemli suikastlarından birine şahit olduk çarşamba günü. Sağın yıldızlarından, Trump’ın 18-30 yaş grubunu kazanmasında büyük rol sahibi Charlie Kirk öldürüldü.
Henüz cinayeti işleyen kişi hakkında bilgi çok sınırlı. Fakat Trump, olaydan hemen sonra “radikal sol”u suçladı. Sağcı önderler, solcu gruplara karşı büyük bir çökertme operasyonu çağrısı yaptı. Sağ görüşlü sosyal medyada da “antifa”ya karşı bir öfke dalgası yükselişte.
Sol görüşlü sosyal medyada ise Kirk’le dalga geçen, suikast eylemine en azından sempati duyduğunu belli eden bazı kişiler var. (Genel ton elbette bu değil). Yine de bu cinayetin solcu gruplar tarafından düzenlendiğinden şüphe etmemizi gerektiren birkaç işaret mevcut.
Birincisi, Amerikan yakın tarihinde yüksek profilli cinayetlerin (JF Kennedy, Malcolm X, Martin Luther King) gerçek faillerinin on yıllar sonra dahi bulunamaması. Eninde sonunda gizli servislerin dahlinin ortaya çıkması. Solcu görünümü arz eden kişilerin figüran işlevi görmesi.
İkincisi, solun örgütsüzlüğü.
Üçüncüsü, Amerikan solunun neredeyse yüz yıldır silahla arasına çok büyük bir mesafe koymuş olması. Doğru düzgün silah kullanmayı bilen solcu sayısı gayet sınırlı. Charlie Kirk cinayeti ise profesyonel şekilde işlenmişe benziyor.
Yine de, “solcu” bir meczubun ve (daha düşük bir ihtimal olmakla birlikte) solcu bir grubun bu suikastta rolü olma olasılığını toptan reddedemeyiz. Ya tamamen kendi eğilimlerinden ötürü ya da suikastçı eğilimlerin yerli veya yabancı gizli servislerce manipüle edilmesi sonucu böyle bir eyleme kalkışmış olabilecek kişi ve gruplar var.
Bunda toplumdaki genel çaresizlik ve çıkışsızlık hissinin büyük payını gözden kaçırmamalı. Örneğin, Luici Mangione’nin sağlık sektörünün önde gelen CEO’larından (yani en üst düzey yöneticilerinden) birini öldürmesi, sağda da solda da büyük sempati topladı. Sosyal medyada bu zattın nasıl kahramanlaştırıldığı zaten biliniyor. Hem radikal sağcılarla hem solcularla yaptığım sohbetlerde, bu tür eylemlerin yüceltilmesine karşı yaptığım itirazlar bazen şu minvalde itirazlarla karşılaşıyor: “Ama ne yapalım, CEO’lar çok güçlü. Başka hiçbir yöntem onları durdurmuyor. Luici iyi yaptı.”
Toplum örgütlülükten uzaklaştıkça, bu tür eğilimlerin yayılması kaçınılmaz hale geliyor.
Üzülerek söylüyorum, Amerikan Marksizmi’nin en nitelikli düşünürlerinden biri dahi, ölmeden kısa bir süre önce –Marksistlerin yüz yılı aşkın bir süredir biriktirmiş olduğu maceracılık eleştirilerini yok sayarak– bu tür “kahraman”ları yücelten bir yazı yazdı. Yazı merkez sola yakın mecralarda bile beğeni topladı. Suikastçıları yücelten ruh hali gayet yaygın yani.
Oysa Charlie Kirk cinayeti de benzerleri gibi, en çok radikal sağın işine yarayacak… Cinayeti gerçekten kimin düzenlediğinden bağımsız olarak. Hem sola karşı nefret büyütülecek hem de sağın kendi içindeki bağlar güçlendirilecek. Muhtemelen birçok sağcı, silahlarını daha sık kullanmaya yönelecek. Solun çoğunluğu ve liberaller arasında ise şiddetin korkunç bir şey olduğu ve silahlardan uzak durulması gerektiği kanaati iyice güçlenecek. Bu da hem solu hem merkezi, sağın şiddetine daha açık hale getirecek. Bir o kadar önemlisi, sol ve azınlıklar üzerinde estirilen devlet terörü katmerlenecek.
Bu kısır döngüyü kırmak çok zor. Otorite figürlerinin veya önde gelen kişilerin sansasyonel biçimde “cezalandırılması,” muhalifliğin en ilkel ve maceracı biçimlerinden. Fakat toplumdaki acziyet hissinden dolayı, suikastları “devrimci” bir “çözüm” olarak görenlerin sayısı artabilir. Bu da devletin ve sağın kıyıcılığı için ek bir bahane haline gelip, kısır döngüyü iyice içinden çıkılmaz kılabilir.
***
Bir gün küçük bir çocuğun, Rus çarına düzenlediği başarısız suikasttan dolayı idam edilen abisi Alexandr (Saşa) Ulyanov’un ardından dişlerini gıcırdatarak “Biz başka bir yol izleyeceğiz Saşa” dediği rivayet edilir. O küçük çocuk büyür, parti ismi olarak “Lenin”i edinir ve –uzun ve meşakkatli yılların ardından– kısır döngüyü kırmanın bir yolu olduğunu tüm dünyaya gösterir.
O halde, bu tür suikastlara hevesli olan ya da en azından sempati duyanlara hatırlatalım:
Çok özel koşullar (örneğin bir iç savaş, ve/ya yüksek dozda şiddetten doğrudan sorumlu olan bir kişinin hedef seçilmesi gibi) ve arkasında kitlesel meşruiyet olmadıkça, bu tür eylemlerin kazananı egemenler olur hep. Aceleci yöntemlerden medet ummayı bırakın. Kurtuluş, suikastçı “kahraman”larda değil, ezilenlerin kendi kollarıyla kuracakları kitle örgütlerindedir.
Yazarlar
-
İbrahim KahveciSiyasi riski düşürmek zorundayız 4.03.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİTrump’a kızıp acısını CHP’den çıkaranlara sözüm 4.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur Akgünİran Savaşı… 4.03.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUÜlkelere ‘kayyım’ atama dönemi mi başlayacak yoksa? 3.03.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZİran savaşı çözüm sürecinin yükünü ağırlaştırdı 3.03.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanTahran’ı vuruyorum ama hedefim Çin! 3.03.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİran’ın gücü, rejimin zaafları 3.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezGSYH nasıl böyle yükseldi? 3.03.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyolİki haydut 3.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYADemokratik Toplum Paradigması ve Bölgesel Savaş Dinamikleri: ABD’nin İran’a Yönelik Saldırıları 2.03.2026 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaABD ve İsrail'in hedefleri 2.03.2026 Tüm Yazıları
-
İlhan ÇETİNİran’daki Teokratik Rejimin Çöküşü ve Ortadoğu’da Muhtemel Domino Etkisi 2.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANTrump usulü savaş! 2.03.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRDünya küresel ara buzul dönemde: Türkiye’nin geleceği nasıl belirlenecek? 2.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanModern eşkıyalar artık her ülkenin kapısını çalabilir 2.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞDİLE GETİRİLMEYENLER… 2.03.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞOkullarda laiklik tartışmaları ve nesil yetiştirme gayretleri 2.03.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMANYeni dünya düzensizliği 2.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluÇözüm sürecinin Öcalan kanadından son haberler 1.03.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKÜstü çizilmiş kadınlar 1.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİOrtadoğu Batının Eseri ama Batıyı da Ortadoğunun kaderi bekliyor 1.03.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUHatırlama: 28 Şubat dönemi… 1.03.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERUmut hakkı muhalefeti böler mi? 1.03.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURTürkiye’nin en iyi giden işi 1.03.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçTanıl Bora ve 'Cereyanlar'… 1.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALAB üyeliği hayalinden vize kuyruğunda bekleme gerçeğine… 1.03.2026 Tüm Yazıları



























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
17.01.2026
5.01.2026
26.12.2025
9.12.2025
23.11.2025
11.11.2025
25.10.2025
12.10.2025
30.09.2025
14.09.2025