Demiray ORAL
Tarih tekerrürden ibarettir misali yaşanan acıklı CHP güldürüsü için amigoların yine biti kanlanmaya başlamış anlaşılan.
Kaset marifetiyle Baykal’ı götürüp Kılıçdaroğlu’nu getirenler “Bu iş Kemal Bey’le de olmayacak” diye mızmızlanma vitesine takmışlar.
Kulis haberlerine bakılırsa, “İstanbul sermayesinin üç etkin ismi” (ki bu yazıda kendileri “İstanbul sermayesinin üç gülü” olarak anılacaktır) rumuzlu kimi elemanlar Boğaz manzaralı bir yemekte buluşup Kemal Bey’in “vatandaşa güven telkin etmediğini” tesbit etmişler (Boğaz’a karşı viski içerek konuşulması uygun düşecek tek mevzu CHP’dir).
“İstanbul sermayesinin üç gülü”nün vatandaş filan umurunda değildir elbet ama uydurdukları bahane aynıyla vakidir.
En son misal geçenlerde İstanbul’da yaşanmıştır.
Kemal Bey, Tayyip Erdoğan’a özenip vatandaşa güven telkin etmek üzere bir taksi durağını ziyaret etmiş, bir taksiciye “Biz size sahip çıkalım siz de bize sahip çıkın” demiştir.
Ve der demez şu cevabı almıştır: “Sahip çıktık ama gücümüz yetmedi başkanım. Siz oyunuzu kullanmadınız ama ben çoluk çocuk yataktan kaldırıp kullandım!”
Bu taksicinin AKP tarafından oraya yerleştirilmiş bir psikolojik harp elemanı olması ihtimali dışında, verdiği cevap göstermiştir ki Kemal Bey açısından olay bitmiştir.
Şimdi “İstanbul sermayesinin üç gülü”nün öncülüğünde CHP amigoları onun yerine kimi getireceklerini belirleme derdindeler.
Ancak büyük bir dertleri daha mevcut.
Kemal Bey’in nasıl götürüleceği...
Neticede Kılıçdaroğlu’ndan “kaset” filan da çıkmaz ki...
Bu nedenle sorun çetrefilleşiyor.
Mecburen işin içine Kemal Bey’in TESEV üyeliği, Dersim Katliamı misali mevzular sokuşturuluyor.
Bu sırada CHP içinde yaşanan gayet “seviyeli” tartışmalar nedeniyle parti vatandaşın gözünde ışık hızıyla güven kaybedermiş, amigoların umurunda değil tabii.
Bu “üç gül”ün derdi vatandaş değil demiştim.
CHP’nin iktidar olamayacağını da gayet iyi bildikleri için öyle bir beklentileri de yok.
Onların şu an tek derdi, tamamen kendi kontrolleri altında olacak piyon kıvamında bir genel başkan ve yeni anayasanın yapılmasını engellemek.
Kılıçdaroğlu bir piyon olarak onların gözünde görevini iyi kötü yaptı ve artık son kullanma tarihibitti.
Eğer o trajik yemin etmeme krizini kendi ifadesiyle “gerekirse sonsuza kadar” sürdürse ve böylece Meclis’i kilitleme fantezisini başarabilseydi, kullanma tarihini uzatabilirdi.
Ama öyle bir saçmalığı sürdürmek Kemal Bey için bile fazla kaçtı doğal olarak.
“İstanbul sermayesinin üç gülü”nün derdi CHP’nin seçim kazanması filan değil derken iki gözüm önüme aksın ki abartmıyorum.
Hiç öyle derin siyasi analizler yapmaya gerek yok.
Kılıçların çekildiği CHP’de başkanlık için hakkında rivayet muhtelif olan grup ve şahsiyetleri sayalım:
Deniz Baykal, Önder Sav, Gürsel Tekin, Muharrem İnce, Haluk Koç, Hurşit Güneş, Metin Feyzioğlu, İsa Gök...
Allah rızası için, –eğer kaldıysa–, aklı başında olan CHP’liler söylesin.
Bu isimlerden herhangi birinin memleket insanında karşılığı var mı?
CHP bu isimlerle yüzde 26 oyu bile rüyasında görmez mi?
Peki, o zaman ne olacak?
“Üç gül” deneyecek Sarıgül’ü...
Kafiye olsun diye değil.
Eli mahkûm.
Tabii o noktada da “minicik” bir sorun mevcut: Mustafa Sarıgül CHP’nin üyesi bile değilken nasıl başkanı olacak?
Artık herhalde bütün “güller” kafa kafaya verip, sümbüller ve lalelerin de desteğini alıp bir şekil yapacaklar o hususta...
Sonra tarih tekerrürden ibarettir oyunu devam edecek.
Yeni genel başkanla bir müddet idare edilecek...
Ve seçimler gelip çatacak.
Yine AKP kazanacak ve sonraaa...
Güller yine devreye girecek.
Tabii sümbüller ve laleler de...
Bu acıklı güldürü böyle sürüp gidecek.
Belki arada laleler veya sümbüller “Kemalizm elden gidiyor” diye acayip sinirlenip “En bi öz CHP”yi kuracaklar.
Böylece o yüzde 26 oy ikiye bölünecek falan filan...
Neticede, CHP çağdaş bir sosyal demokrat parti olmak yerine rejimin sigortası olarak kullanılan“yapay bir çiçek bahçesi” misali kaldığı sürece üzgünüm ama bir halt olmayacak.
Yazarlar
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları



























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
31.05.2015
23.09.2014
13.06.2014
2.04.2014
16.02.2014
13.01.2014
6.01.2014
29.12.2013
19.12.2013
11.11.2013