Demiray ORAL
Anneme ördürdüğüm kırmızı-beyaz bere, entertipte dizilip basılan şehrin dört sayfalık siyah-beyaz gazetelerinin “spor sayfalarından” kestiğim maç kupürleri ve lig panoramalarını senelerce yapıştırdığım harita-metod defteri, bir İstanbul seyahatinde Kadıköy Altıyol’daki spor mağazasından aldığım kırmızı-beyaz parçalı ilk formam, Sümerbank’tan alınan kumaşlarla diktirilen bayraklar, nereden nasıl bulduğumu şimdi hatırlamadığım kulüp flaması, o flamayı bisikletimin ön lastiğinin her iki yanına taktırmam, ilkokul defterlerimin her sayfasına paso çizdiğim kulüp amblemi, pazar günleri sabahtan itibaren beni maça götürsün diye babamın gözlerinin içine bakmam, o maçlarda dökülen göz yaşı…
Arşivlenen anılar demek Balıkesirspor benim için…
Ve “hangi takımı tutuyorsun?” sorusuna verdiğim “Fener’liyim ama önce Balkes’liyim” cevabı…
Bütün sorular gibi bu sorunun cevabını da hayat öğretmişti aslında bana…
Yıl 1980. Sezon yeni bitmişti. Balıkesirspor ikinci lig kırmızı grupta. Senelerce Fenerbahçe’de oynayıp, iki sezon önce Balkes’e transfer olan Osman Arpacıoğlu’nun jübile maçı için sarı lacivertli ekip şehre geldi.
Bir tarafta Cemil’li, Alparsan’lı, Cem’li takımım Fenerbahçe, bir tarafta diğer takımım Balıkesirspor…
Bir tarafta hayatımda ilk sahip olduğum, sabahtan akşama sırtımdan çıkarmadığım sarı lacivert çubuklu forma, diğer tarafta kırmızı beyazlı forma…
Bir tarafta televizyondan izlediğim, cikletten çıkan resimli kartlarını biriktirdiğim FB’li futbolcular, diğer tarafta babamın elinden tutup gittiğim statta izlediğim, avazım çıktığı kadar tezahürat yaptığım, mahallenin boş arsasında maç yaparken yola kaçan topumuz için “Amca amca top” diye bağırdığımızda güzel bir plaseyle bize atacak kadar yanıbaşımızda olan Balkes’li futbolcu abilerimiz…
O zamana kadar bu yaman çelişkiyi yaşamama gerek kalmamıştı hiç. Neticede ikinci lig kırmızı gruptaki Balıkesirspor ve birinci ligte oynayan Fenerbahçe, ayrı dünyaların takımlarıydı. Gerçi 1975-76 sezonunda Balkes (ilk kez) birinci ligte oynamış ve sarı lacivertlilerle de karşılaşmıştı ama o zaman da ben yaş durumundan mevzua bu düzeyde vakıf değildim.
1980 senesi Haziran ayının o sabahı içim içime sığmaz halde kalktığım andan itibaren hep aynı soruyu sormuştum babama: “Peki bugün biz kimi tutucaz?”
Babam sessiz kalınca içimden kendime cevap veriyordum. Ben bugün Fenerliydim, öyle olmalıydım sanki, o en büyük takımdı çünkü…
O gün öğlen hınca hınç dolu Balıkesir Atatürk Stadı’nın kapalı tribününe oturduk. İki takım sahaya birlikte çıktı, birlikte resim çektirdi; stat alkış ve tezahüratla inlemeye başladı.
Hayranı olduğum Fenerli futbolcular oradaydı işte, gökteki yıldızlar kadar uzak o yıldızlar şimdi elimi uzatsam dokunacağım kadar yakınımda ısınıyorlardı…
Fakat bir baktım ben de herkesle birlikte “Bal bal bal – kes kes kes / Balkes Balkes hey” diye bağırıyorum.
Maç başladı; (yanlış hatırlamıyorsam) ilk golü Balkes attı. Çok sevinmiştim ama gerçeği hâlâ kendime itiraf edemiyordum ve hesapta hâlâ Fener’i tutuyordum. Sonra o gün gerçekten şahane oynayan Fenerbahçeli Cemil’in golü geldi. Bu gole öyle üzülmüştüm ki, işte o sorunun cevabını hayat bana o anda vermişti.
Ardından karşılıklı birer gol daha geldi, maç 2-2 bitti. Ve ben maçın sonunda Balıkesirspor kazanamadı diye epey üzgündüm.
Maç sırasındaki tepkilerimden ve maç sonundaki yüz ifademden ruh halimi çözmüş olan babam, “Takım tutmak yürekten gelen bir şeydir oğlum” dedi, “İçinden gelen neyse doğrusu odur.”
Bütün bunları şundan yazdım…
Malum, Balıkesirspor 39 sene sonra yeniden en üst lige çıktı. Ve cumartesi akşamı da yenilenmiş olan aynı statta Galatasaray’ı 2-0 yendi.
Maçı heyecanla ekran başında beklerken kadim dostum Vatoz, tribünlere asılı “75 Ruhu”nu hatırlatan pankartı sordu önce. Ona Balkes’in 1975’te ilk kez birinci lige çıktığını ve Galatasaray’ı bu statta 1-0 yendiğini, pankartın da buna atıf olduğun anlattım.
Ve sonra o soruyu sordu Vatoz: “Peki Fener maçında kimi tutacaksın bakalım?”
Bu sorunun cevabını 34 sene önce verdiğimi söyledim ona. Ve yukarıdaki hikâyemi anlattım.
Sonra da oturdum yazdım…
Kayıtlara geçsin de artık ne kimse bana sorsun, ne de ben kendime sormayayım diye…
Yazarlar
-
Berrin SönmezGürlek’ten ekranda iddianame savunmasıyla ‘önyargılama’ 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUKomisyon raporu yazılamıyor… Sebep ne? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENTürkiye adına şık görüntüler değil 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolÖzerk üniversite? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları



































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
31.05.2015
23.09.2014
13.06.2014
2.04.2014
16.02.2014
13.01.2014
6.01.2014
29.12.2013
19.12.2013
11.11.2013