Erol KATIRCIOĞLU
Anlaşılan tarih böyle yazılıyor! Kendi Kürt sorununu anlayamamış ya da anlamak istememiş bir devlet başka bir ülkenin Kürt sorununu çözmeye çalışıyor. Tabii bildiği yöntemlerle. Suriye’nin Kürtlerinin de Arapların hakimiyetindeki Suriye ulus-devletine bağlansın istiyor. Tıpkı yüz yıl önce kendi Kürtlerinin de kurulan yeni ulus-devletin parçası olmasını istediği gibi.
Bu devlet aklı görmüyor ki Kürtler asimile olabilecek bir halk değil. Türkiye’nin tarihi bunu gösteriyor. Ama yine de Türkiye devletinin Suriyeli Kürtlere (ki bizim Kürtlerimizin akrabalarına) önerebildiği en “makul” öneri Şam Hükümetine teslim olun, biz de onlara sizin için de yararlı olabilecek bir biçimde, yeni bir anayasa ile “anayasal vatandaşlık” imkanını sağlayalım. Devletin kurduğu ilişki aşağı yukarı böyle bir ilişki.
Peki neredeyse herkesin, geçmişinde İŞİD’e önderlik yaptığını unuttuğu El-Şara’yı biz neden destekliyoruz ki? Neden ona güveniyoruz da Kürtlere güvenmiyoruz? Üstelik o Kürtler ki bu cumhuriyetin kuruluşu için can vermiş insanların torunları! Şara ise malum milliyetçilerin sıklıkla söyledikleri gibi Osmanlı’yı arkadan vurmuş bir halkın…
Diyebilirsiniz ki iki gün önce Kürtlere vatandaşlık vs önererek “gönülleri fethetmiş”(!) birine neden güvenmeyelim? Ama tarihe geçmiş CNN mülakatındaki şu sözlerle bugün yaptıklarına bakıp bu nasıl bir adam, devlet buna neden destek veriyor diye sorular da sorabilirsiniz.
El-Şara Suriye’nin çok kimlikli yapısıyla ilgili diyor ki: ““Hiçbir kimse bir diğerini çizmeye hakkı yoktur. Bu gruplar bu bölgede yüzlerce yıl birlikte yaşadılar ve hiç kimsenin bir diğerini ortadan kaldırmak gibi bir hakkı olamaz. Bu nedenle de (Esad rejiminin yaptığı gibi tek bir grubun değil) herkesin hakkını korumak ve garanti altına almak için yasal bir çerçeve gerekiyor”.
Peki El-Şara birkaç gündür Halep’te ve diğer şehirlerde ne yapıyor dersiniz? Kürtleri çizmeğe çalışmıyor mu? Ne oldu da iktidara el koyduğu günlerde bu söylediklerini şimdi unuttu?
Devletimiz bu adamı destekliyor. Tabii halkımızın bir kısmı da devletimiz gibi düşünerek ona destek veriyor. Ne de olsa “Şara sünni! Yani bizden!”. Öte yandan yıllardır Kürtleri kriminalize etmiş toplum nezdinde düşmanlaştırmış devlet erki ve onun bugünkü lideri ise afra tafra dolaşıp ne kadar büyük bir siyasetçi olduğunu dosta düşmana gösteriyor.
Anlaşılan tarih böyle yazılıyor. Cumhuriyeti kuranların Kürt meselesinde zamanın koşulları bağlamında anlaşılabilir gerekçeleri olabilirdi. Ama yıllar geçtikçe bu meseleyi çözmeyen Türk devlet aklı tam da “Artık bu meseleyi çözelim!” noktasına gelmişken yine kaytaracak gibi. Tarihten ders çıkarıp Cumhuriyetin çok kimlikli yapısına uygun yeni bir demokrasi arayacağına ve bunu Suriye’ye de sunacağına onlara “merkezi” ve Esad rejimine benzer “tekçi” bir yapı öneriyor. Bunun sorunlara çare olamayacağını bile bile…
Hakan Fidan’ın ağzından, sanki çocuk kandırıyor gibi “Efendim SDG Şam’a teslim olsun sonrasında onlara “anayasal yurttaşlık” vererek herkesin eşit olacağı bir Suriye’yi yaratacağız!” gibilerinden laflar ediyor. “Anayasal yurttaşlık” kavramının kimliklere “eşit” davranması garanti altına alınmış bir devlet mekanizması gerektirdiğini bile bile.
Peki ama sormazlar mı adama siz neden 100 yıldır bu meseleyi çözemediniz ve “anayasal vatandaşlığı” şimdiye dek kendi ülkenizde sağlayamadınız diye? Yoksa şimdiki çözüm süreci de bu “anayasal vatandaşlık” masalına heba mı edilecek dersiniz?
Yazarlar
-
İlhami IŞIKBu toplumda herkes devletçi! 9.03.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciDemokrasilerde “Taban İstilası” 9.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANSiyasi dava… Sansür yasası! 9.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA8 Mart’ın Direniş Ruhu ile Özgürlük ve Demokrasi Newrozu’na Çağrı... 9.03.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRDünya büyük çağ değişiminde: Yükselen milliyetçilik, korkunun refleksi 9.03.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURTürkiye’nin en etkili hava savunma sistemi… 9.03.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMANİran savaşında Türkiye boyutu 9.03.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞTrump’ın en büyük yanlışı, açmazı anlayamadığıdır 9.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞATEŞ AVUCUMUZUN İÇİNDE... 9.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanBiz Türkiye’yiz, ‘Büyük ülke’ masalı bizde böyle yazılır 9.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünSavaş nasıl ve ne zaman bitecek? 8.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİBüyük işgal projesi ve İran 8.03.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENİnsanlık Trump’ı durdurmalı 8.03.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUSavaş ne zaman biter? 8.03.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANİran’dan Türkiye’ye yansıyanlar 8.03.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTAkçakoca sapağı… 8.03.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRLaleli ‘çamaşırhanesi’ -5- İşte ülke böyle çürüyor: Tapeler çıktı! 8.03.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNBinlerce kadın Taksim'den sesleniyor: "Bitmeyecek bu İSYAN" 8.03.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKutsal haydut! 8.03.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanOrtaçağ karanlığına bir adım daha yaklaşmak 7.03.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİNATO’dan çıkmamakla iyi mi etmişiz? 7.03.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜçüncü dünya savaşı bu mu acaba? 7.03.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERİran savaşı ışığında dezenflasyon süreci 6.03.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZİran savaşının gölgesinde siyasal tutarsızlık 6.03.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçÜniversitenin-akademinin kamusal bir derdi var mıdır? 6.03.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRİyi ki Güney Afrika ve İspanya var… 6.03.2026 Tüm Yazıları



























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
28.01.2026
22.01.2026
20.01.2026
11.01.2026
6.01.2026
4.01.2026
30.12.2025
23.12.2025
18.12.2025
13.12.2025