Erol KATIRCIOĞLU
“Bölünmüş” olmak böyle bir şey. Aynı topraklarda yaşıyorsun ama toprak tümüyle sana ait değil. Başkaları da var. Onlar da ülkenin yönetiminde kendilerine dokunulmasını istiyorlar. Kendi dillerini, kültürlerini, çıkarlarını ne derseniz deyin kabul görmesini istiyorlar. Ama ne var ki bu türden konulara karar veren başka birileri var ve onlar size aldırmıyorlar. Aynı yerde yaşıyor, üretiyor, yiyor içiyorsunuz ama iş sizin farklılığınıza gelince yok hükmündesiniz. Sizi görmüyor hatta işitmiyorlar bile. Kendi hükümranlıklarını sürdürüyorlar. Ya da sürdürmek azmindeler.
İdeolojik alanda da bu söylediklerimin bir iz düşümü var kuşkusuz. Orada da “bölünmüş” olmanın yansımaları yukarıdakine benzer. Aynı amaçla konuşuyor yazıyor olabilirsiniz. Ama orada da hegemonik olanla olmayan arasında duvarlar örülmüş. Sizi duymuyor, görmüyor ve konuşmuyorlar.
Peki bu neden böyle?
Bunun nedeni büyük ölçüde “çıkarlarla” ilgili sanırım. Ülkeyi yöneten hegemon olanla, ideolojik alanda hegemon olanın çıkarları diğerleriyle bir uzlaşma üretmek için uygun değil de ondan.
Benim ilgilendiğim literatür diyor ki; eğer bir toplumda gruplar varsa, gruplar içinde bir “biz” duygusu üremişse ve üstüne gruplar arasında bir “yabancılaşma” yaşanıyorsa, o toplumda “çatışma” kaçınılmazdır. Nitekim, bu yaklaşımın karşılığı bizim ülkemiz de dahil olmak üzere görülmüş ve görülmekte. Kürt sorunu dediğimiz sorun da tam budur. Çözüm de gruplar arasında yaşanan “yabancılaşmayı” önleyecek, farklı grupların birbirlerini daha iyi anlayabilmelerini sağlayacak bir “diyalog” mekanizmasını araya koymakta. Öcalan’ın da önerdiği bu.
Ama benim bu yazımda derdim daha çok ideolojik alanda yaşananlarla ilgili. Öcalan’ın geçenlerde İstanbul’da yapılan konferansa gönderdiği mektubun yol açtığı tartışmalarla ilgili. Öcalan’ın sosyalizmle ilgili, bilinmeyen değil ama görülmek istenmeyen söyledikleri, “sol cenahta” var olan bölünmüşlüğün de tekrar görünür hale gelmesine neden oldu denilebilir. Öyle ki kimisi, Öcalan’ın ‘eleştirileri’nin “sol içi ya da sosyalizme dair bir tartışma için zemin değildir. Olmamalıdır” derken, kimisi de biraz daha ileri giderek “Öcalan’ın sosyalizm çağrısı, diktatörlüğe karşı değil aksine onu varsayan, kaçınılmaz gören, böylece işçi sınıfını boyun eğmeye çağıran, kapitalizm içinde kalmayı savunan bir strateji önermektedir” deyivermiştir.
Aynı ideolojik alanın içinde olup da Öcalan’ın söylediklerinin böyle okunması sol içi bölünmenin açık bir işaretidir. Beni rahatsız eden bu okumanın “düşmanca” sayılabilecek bir tutumu yansıtıyor oluşu. Öcalan’ın söylediklerinin “sol içi” bir tartışmanın zemini olmadığını söylemek ve giderek de Öcalan’ın “… işçi sınıfını boyun eğmeye çağıran, kapitalizm içinde kalmayı savunan bir strateji” önerdiğini söylemek sanıyorum “grup çıkarı” bağlamında açıklanabilecek bir “yabancılaşmanın” ürünüdür.
Bu durum da tıpkı Kürt sorunun yarattığı bölünmenin çözümü için önerildiği gibi Öcalan’ın önerdikleriyle şu anda varolan “sosyalizmin” (bana göre de klasik) versiyonunu savunanlar arasında bir diyalog kurmayı gerektirir. Bunun bir yararı olur mu bilinmez. Eğer dersek ki geçmişte yapıp da başarısız olduğumuz tutumları sürdürmek yerine, aramızdaki farklılıkları netleşmesini sağlayacak diyaloglarla yürüyelim, bence bu çok yapıcı olur. Aksi durumda ise tarihin bir tekrarı olarak başarısızlıklara yelken açmış olunur.
Unutmayalım ki “çıkar” peşinde koşmak-hangi tür olursa olsun-, sosyalizmin değil kapitalizmin ruhlarımıza soktuğu bir beladır.
Uzak durmakta yarar vardır!
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları






































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
22.01.2026
20.01.2026
11.01.2026
6.01.2026
4.01.2026
30.12.2025
23.12.2025
18.12.2025
13.12.2025
9.12.2025