Erol KATIRCIOĞLU
Yenikapı Mitingi Türkiye Cumhuriyeti tarihi içinde nereye düşüyor ve nasıl bir anlam taşıyor sorusu sanırım bugünü anlamak için önemli. Tabii ki bu olaya herkes kendi meşrebi içinden farklı anlamlar yükleyecektir ama sanırım bu konuyu tartışmak bugünü anlamak gibi bir derdi olanlar için gerekli.
Bir yöntem olarak, bir an için 1920’lerden başlayan Türkiye tarihinin bir belgeselini, o da çok hızlı bir biçimde seyrettiğimizi düşünelim. 90 yıllık sürecin, mesela 15-20 dakika içinde özetlendiği bir belgeseli düşünelim. (Tabii ki öncesi olmadan bu 90 yıl tam olarak anlaşılmaz diyenler olacaktır ama bunu bu amaç için şimdilik bir kenara bırakalım.)
1919’ın başında yabancılar tarafından işgal edilmiş bir Osmanlı ülkesi var. Askerler (Mustafa Kemal ve arkadaşları) içinde Kürtlerin de bulunduğu ortak paydaları İslam olan Anadolu eşrafıyla anlaşarak kurtuluş savaşı başlatıyorlar. Savaş birkaç yıl içinde kazanılıyor ve düşmanlarla masaya oturuluyor. Bir yandan da yeni devlet organize ediliyor. 1921’de seçimlerle Meclis’e gelen, içinde Kürtlerin de bulunduğu ortak paydaları İslam olan milletvekillerinin onayıyla bir anayasa hazırlanıyor. Bu anayasada ülkedeki farklı etnik kimlik ve inanç sahiplerine yerellik ve bir tür özerklik sayılabilecek bir anlayışla yaklaşılıyor. Fakat Asker, bir süre sonra bu anayasayı hazırlamış ve kabul etmiş Meclis’i kapatıyor ve yerine kendi laik kimliğine yakın atamalarla oluşan yeni bir meclisi göreve getiriyor.
Bir süre sonra Cumhuriyet ilan ediliyor . 1924’de yeni bir anayasa kabul ediliyor. Artık devlet Asker (yani laik kimlik) tarafından yönetilmeye başlanıyor. 3 Mart 1924’de 4 kanun kabul ediliyor: 1- Erkan-ı harb (Genel Kurmay) Bakanlığı kaldırılıyor (yönetimde olan askerlerin dışındaki askerler kışlaya!), 2- Hilafet kaldırılıyor (İslam liderliği iddiasında bulunanlar kenara!), 3- Din İşleri Bakanlığı kaldırılıyor yerine Diyanet Başkanlığı kuruluyor (İslam diniyle mesleki olarak ilgili olanlar siyasetin dışına!) ve son olarak da Tevhid-i Tedrisat kanunu çıkarılıyor (Kürtçe vs gibi dillerle eğitim olamaz!).
Filmin bu birinci kısmında açıktır ki Askerler (yani laik kesim), İslamcıları ve Kürtleri oyunun dışına çıkarıyorlar.
Filmin ikinci yarısında ise Askerler (laikler), İslamcıların desteğini alarak siyaset yapan Menderes, Demirel ve Erbakan liderliğindeki partilere karşı çeşitli zamanlarda darbe girişimlerinde bulunuyorlar. Her darbede İslamcı kimliğe ait talepler baskılanıyor ve fakat her darbe sonunda da bu talepler yeniden yükseliyor. Filmin bu yarısında Kürt kimliğinin talepleri de İslamcılara benzer bir biçimde yükseldikçe onların da partileri kapatılıyor ve her bir parti kapatma sonrasında da bu talepler daha da yükseliyor.
Bugünlere geldiğimizde ise İslamcı kimlik bu kez de Tayyip Erdoğan olarak sahneye geliyor. Gülen cemaatinin de bir çeşit desteğiyle de Askerin geleneksel rolünü (laikliğin koruyucusu olarak) kırıyor. Bu kez İslamcı kimliğin lideri, Cumhuriyetle birlikte devletten dışlanmış İslami duyarlılıkların yeniden devlet ve toplum hayatında yaşanmasına ve gelişmesine çalışıyor, laikleri devlet yönetiminden uzaklaştırıp 90 yıllık laik Cumhuriyet deneyimini bir parantez olarak kapatmaya çalışıyor. Kürtlere bir ara İslami kimlik altında toplanmaları önerisiyle gidiyor ama Kürt kimliğinin kendi talepleri konusundaki ısrarı, Erdoğan’ı Kürtleri oyun dışında bırakmak noktasına getiriyor.
Bugün Yenikapı’da yapılan sembolik miting aslında İslami kesimin Kürtler hariç laik kesimlerin de içinde olacağı şekilde yeni bir Türkiye kurmak amacını sergileyen bir mitingdi. O nedenle de sahnenin bir kenarında Atatürk diğer tarafında ise Recep Tayyip Erdoğan’ın resimleri konmuştu. Kürtler ise davet dahi edilmemişlerdi.
İleriki yazılarda konu edeceğim ama şimdiden söylemeliyim ki böyle bir cumhuriyet kurulsa bile bunun demokratik olma olasılığı neredeyse sıfır. Diyeceksiniz ki iyi ama kaç haftadır darbeye karşı demokrasi mitinglerinin varlığını nasıl görmezden gelirsiniz? İnsanlarımız demokrasi için kaç gündür meydanlarda nöbet tutuyor, bunlar gerçek değil mi? İyi ama benim de şöyle bir sorum var: ülkede bir demokrasi mücadelesi yürüyordu da bu darbe girişimi onu engellemek için mi yapıldı? Yoksa İslami kesimin kendi içindeki bir hesaplaşma mıydı olan? Belki bir soru daha: meydanları dolduran insanlar darbeye karşı olan ve fakat kendileri gibi düşünmeyenlerin de özgürlüklerini savunuyorlar mı? Yoksa onları hain ilan etmekle mi meşguller? Devam edeceğim.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları



























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
22.01.2026
20.01.2026
11.01.2026
6.01.2026
4.01.2026
30.12.2025
23.12.2025
18.12.2025
13.12.2025
9.12.2025