Eser KARAKAŞ
Bu tür yazılar yazmak gerçekten istemiyorum çünkü bu konularda, polemik konularında mukayeseli bir üstünlüğüm yok, kendime mukayeseli üstünlük vehmettiğim kamu maliyesi, kamu politikaları, AB konularına ise maalesef istediğim ölçüde giremiyorum çünkü etrafta öyle kepazelikler dönüyor ki, kendimi, bu kepaze konulara sadece tutarlılık ekseninde bile olsa dönme mecburiyetinde hissediyorum.
Geçtiğimiz günlerde, üç olay yaşandı: Atatürkçü Düşünce Derneği’nin (ADD) saçma sapan bir açıklaması, Genelkurmay Başkanı ile Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın’ın Abdullah Gül ziyaretleri ve en son da apolet sökme tartışması.
Bu konuları belirli bir tutarlılık, belirli bir ilke bütünlüğü içinde ele almak mecburiyetinde hissediyorum kendimi ve sevmediğim bu alana bir kez daha istemeden giriyorum.
En son konudan, apolet sökme meselesinden başlayalım ama biraz da gerilere gidelim.
28 Şubat günlerinde, tam tarihi ve paşanın ismini hatırlamıyorum, konu o kadar iğrenç ki bir internet araştırması yapmak bile içimden gelmiyor, Erzincan ya da Erzurum’da görevli bir general, yani muvazzaf bir paşa, dönemin Başbakanı Necmeddin Erbakan için, herkes tabiri bağışlasın, “pezevenk” sözcüğünü kullandı ve kendisi hakkında o dönemde bir işlem bile yapılmadı.
Benim vicdanım rahat, çocuklarıma, torunlarıma hesap verebilirim, o gün, Erbakan’dan hiç hoşlanmamama rağmen bu terbiyesizliğe sadece belirli bir tutarlılık adına, başka arkadaşlar da vardı, beraber karşı çıktık, riskler aldık.
Ben, bugün de, konjonktürel gereklerden değil, belirli ilkeler doğrultusunda Cumhurbaşkanının (Cumhurbaşkanlığı adayı, İnce’nin rakibi) yemeğine katılan ve Erdoğan İnce’yi eleştirir iken gülerek alkışlayan bir generali sonuna kadar eleştiriyorum, hemen emekliye ayırılmasını talep ediyorum.
O gün, 28 Şubat günleri, Erbakan’a yani dönemin Başbakanına "pezevenk" denir iken, bugünün yandaşları da, o zaman bu terbiyesizliğe haklı olarak karşı çıktılar.
O günlerin sözde modernleri de bu terbiyesizlik karşısında maalesef üç maymunu oynamayı tercih etmişlerdi.
Aradan yaklaşık yirmi sene geçti, bir korgeneral, Cumhurbaşkanının bir iftar davetine üniforması ile katıldı, Erdoğan Muharrem İnce’yi eleştirirken sırıtık bir çehre ile alkışladı.
28 Şubat günlerinde Erbakan’a "pezevenk" denmesini eleştiren bugünün yandaşları ise bugünkü sırıtma ve alkışlama meslek skandalına ses bile çıkaramıyorlar.
İlkesizlik gerçekten paçalardan akıyor.
Bugün o sırıtık paşayı kıyasıya eleştirenler ise 28 şubat günlerinde Erbakan’a pezevenk diyen bir devlet memurunu eleştirememişler idi.
Bu apolet sökme hikayesi iyi ki yaşandı.
Böylece Türkiye’nin iki önemli kesiminin de, sözde modernler ve sözde muhafazakarlar, ne kadar ilkesizlik bataklığında debelendiği ortaya çıktı.
Biz, bir avuç liberal demokrat, o gün o paşayı, bugün de bu paşayı eleştiriyoruz; ne mutlu bize.
28 Şubat yirmi sene geride kaldı.
Bugünün konuları sırıtık bir çehre ile, rakibini eleştiren Erdoğan’ı alkışlayan paşa, Gül’e, Cumhurbaşkanlığı sözcüsü ile beraber siyasi ziyarete (!!!) giden Genelkurmay Başkanı.
Bir basit zihinsel egzersiz yapalım.
Bu iki olay CHP’nin iktidarı ve Cumhurbaşkanlığını kontrol ettiği bir dönemde yaşansa idi, bugünün o ilkesizlikleri paçalardan akan yandaşları neler yazarlardı acaba?
Bu iki olay için aynı şeyleri yazamayan bugünün yandaşları ilke ve tutarlılık sınavlarından çakmışlardır.
ADD saçma bir 27 Mayıs açıklaması yayınladı ve aynı yandaşlar haklı olarak tepki verdiler.
Ama bu tepki, eleştirdikleri 27 Mayıs 1960’ın ürettiği 61 Anayasasının getirdiği kurumlara ve kurallara kadar uzanamadı, sadece o kalkışmayı eleştirdiler çünkü ilkesizlikleri nedeniyle buralara gidemediler, aralarından hiçbiri, yahu adam gibi ilkeli bir adamları yok mu bu yandaşların, 27 Mayıs ürünü anayasal MGK’ya, Genelkurmayın Başbakanlığa, şimdilerde Cumhurbaşkanlığına bağlı bile olmamasını eleştiremediler, eleştiremiyorlar çünkü reisleri kızar diye düşünüyorlar.
Gerekçe de üretiyorlar bu içler acısı duruma ve artık demokrasiye yönelik askeri tehdit ve tehlikenin geçtiğini söylüyorlar.
Bu tehdit geçti mi, geçmedi mi, bilemem ama bu tür konulara ilkesel olarak değil de tehdit zaviyesinden bakmak bu yandaşların düzeylerinin bir göstergesi.
İlkesizlik gerçekten paçalardan akıyor.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları



































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
26.01.2026
19.01.2026
12.01.2026
5.01.2026
29.12.2025
22.12.2025
18.12.2025
8.12.2025
1.12.2025
26.11.2025