Eser KARAKAŞ
Malum, vaktimizin kısm-ı azamında evdeyiz, bilgisayar karşısında da epey zaman geçiriyoruz.
Benim çok eski ve çok sevdiğim bir huyum Resmi Gazete okuma alışkanlığımdır; yarı şaka ama yarı da ciddi hep şunu söylemişimdir, “Türkiye’nin en heyecanlı, en öğretici, en enformatif süreli yayını Resmi Gazetedir”, disiplinli ve biraz da bilgili bir okuma alışkanlığınız size ülkemiz hakkında başka yerden öğrenilmesi zor şeyler öğretir.
Bu sabah da (5 Mayıs Salı, 2020) gazeteleri internetten karıştırırken resmi gazeteyi de açtım, AYM kararlarına baktım, Cumhurbaşkanlığı kararları için de atamalara bakıyorum, rektör atamaları falan varsa ilgileniyorum, yeni rektörlerin CV’lerine göz atıyorum. (vakit bol, evdeyiz)
Bugünkü (5 Mayıs) Resmi Gazetede Gençlik ve Spor Bakanlığına ait on il müdürlüğüne de atama kararı var (Cumhurbaşkanlığı kararı 2020/179); ilgimi çeken bir konu hiç değil ama geçmek için sahifeyi aşağıya doğru kaydırırken tesadüfen il müdürlüklerine yapılan atamaların isimleri gözüme takıldı.
İlk dikkatimi çeken, isimler arasında hiç Ayşe, Fatma’nın olmaması; demek Cumhurbaşkanı Gençlik ve Spor Bakanlığı il müdürlüklerine kadın müdür atanmasını uygun görmemiş.
Ancak, benim üzerinde bugün durmak istediğim konu başka.
Yeni il müdürlerinin, on erkek müdür, soyadlarını yazmıyorum, sadece isimlerini aktarıyorum: Feyzullah, Abdülsamet, Abdurrahman, Emrullah, Abdülselam, Yunus, İsa, Ali Osman, Salih ve Aslan.
Her isim güzeldir, hiçbir itirazım olamaz, hiç birisini de tanımam ama bu isimler, Cumhurbaşkanlığı ve AKP atamaları olarak baktığınızda isim sosyolojisi açısından gerçekten ilginç.
İlk beş isim içinde mesela bendenizin, Feyzullah dışında, bu isimlere sahip bir arkadaşım hiç olmadı, lise ve üniversite arkadaşlıklarım içinden de hatırlamıyorum, Feyzullah isimli ise bir kişi tanıdım hayatımda.
Abdülsamet ve Abdülselam isimlerini ise daha önce hiç duymadım desem burnum uzamaz.
Yunus ve İsa, malum peygamber isimleri, Ali Osman ismi iki halifenin isimleri; Salih ve Aslan isimleri ise daha yaygın isimler.
İlginçtir, bu sosyolojiden gelen isimlerin soyadları, muhtemelen Soyadı Kanununun 1934 tarihli olmasından kaynaklanıyor, dini çağrışımları daha az isimler.
Necmettin (Erbakan), Tayyip (Erdoğan), Abdullah (Gül), Abdüllatif (Şener) ilk aklıma gelen örnekler.
Yakın dönemin ve bugünün dini-siyasi İslam hassasiyetleri çok yüksek partilerin, MSP, Refah Partisi, Saadet Partisi, AKP, başkanlarının isimleri Necmettin, Tayyip; aynı dönemlerde CHP, SHP başkanlarının isimleri Erdal, Deniz, Kemal (Kemal Arapça kökenli bir isim ama malum nedenden muhafazakâr aileler pek tercih etmiyorlar); MSP, Refah, AKP gibi partilerin milletvekilleri, bakanları arasında mesela Erdal, Deniz gibi isimler, yok değildir muhtemelen ama, çok nadirdir.
Bu isim sosyolojisi gerçekten çok ilginç bizim ülkemizde; ancak, bu isim sosyolojisinin onomastik dalıyla da bir ilgisi yok, geçerken bunu da hatırlatayım.
AKP yaklaşık on sekiz senedir iktidarda ve on sekiz sene sonra bir bakanlığın il müdürlüklerine yapılan atamalarda böyle bir isim dökümü-sosyolojisi çıkıyor karşımıza, bu tesadüfi bir şey olamaz
Şunu da mutlaka ilave edeyim, CHP on sekiz sene iktidarda kalsa, on sekizinci senede yaptığı il müdürlüklerine atamalarda asla böyle bir isim dökümü göremeyiz, buna da eminim.
İsim sosyolojisi çok önemli ve siyasete de bire bir yansımış durumda.
Ancak, buradan çıkacak bir sonuç da bizim necip ülkemizde siyasi tercihlerin ağırlıklı olarak kültürel temelde yapılıyor oluşudur ki, bu durum, sağlıklı bir siyaset üretimi için hiç de doğru bir şey değil.
İki temel siyasi yapı var, ağırlıklı olarak kültürel temelde ayrışıyorlar, rahmetli Çetin Altan muhtemelen bu durumu Cami-Kışla ayırımı diye adlandırır idi ve bu ayrışma, on yıllar geçiyor, kendini yeniden üretiyor.
Belki de bu nedenden 1973’de gerçekleşen CHP-MSP koalisyonuna tarihi koalisyon-uzlaşma adı verilmiş idi.
Bu ayrışma hiç de hoş değil, kültürel temelde siyaset çok yanlış; 2002-2008 arası AKP ve Erdoğan AB konusu üzerinden bu saçma ayrışmayı aşabilme sinyalleri vermişlerdi, muhtemelen liberallerden de bu nedenle destek aldılar ama demek ki bu kültürel fay çok güçlü, çok derin, her türlü uzlaşma girişimini çok zorlaştırıyor, her kesim kısa sürede kendi fabrika ayarlarına dönüyorlar.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları




























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
26.01.2026
19.01.2026
12.01.2026
5.01.2026
29.12.2025
22.12.2025
18.12.2025
8.12.2025
1.12.2025
26.11.2025