Eyüphan KAYA
Ey vatandaşlar, ey kardeşlerim varsa yanımızda bir hakikat, gerçek bir bilgi lütfen paylaşın.
Barış sürecinin eylem planı gereği PKK ülke dışına çıkacaktı, sonradan yapılan bir düzenlemeyle isteyen kimse vatandaş olarak Kamu Güvenliği Müsteşarlığı gözetiminde evine dönecekti.
Bu sürecin selametinden yararlanarak PKK bölgeye yayıldı ve bu sıkıntıların bir gün ortaya çıkacağı aşikardı, ayan beyandı. Üstelik kimisi bilinçsizce ya da düşmanca bu yayılmayı alkışlıyor, destekliyor.
Zaman zaman gerektiği yerde bu işin doğru olamadığını ifade ettiğimizde dedikodu ile hakkımızda bir sürü ileri geri laflar ediliyordu.
Peki ne oldu? Bir kazancımız mı var? Yüzlerce binlerce ölü var, Kandil dağıtıldı, ülke içinde mal ve canımıza zararın alası geldi. İnanmıyorsanız gidin Silvan’ı görün trilyonlarca zarar, hasar ve akıllarda kalan nahoş anılar.
Militarist insanları kafası pek çalışmıyor çünkü emirle kalkıp, oturuyorlar, ayrıca kandil de sahadan yanlış istihbarat alıyor. Sahadaki milisler/sempatizanlar eski çavuş-onbaşı edasıyla, hava cıva atıyorlar çatışma anında da ben bu işte yokum diyor olan Askere, PKK militanına oluyor. Bir asker gidiyorsa beş PKK’li öldürülüyor. Dahası nedir? Askeri bölgelerin oluşması, devamında sıkıyönetim, zamanla milislerine kadar savaş taraftarlarının yakalanması/elimine edilmesi..
Peki sonuç: Bölgede hayat sıkıntılı hale gelecek, ülke 20 yıl gerileyecek, siyaset yine kirli politik kavramlar üzerinde yapılacak, bu işin tetikçiliğini yapan devletler amacına ulaşacak, peki çözüm süreci süt liman gibiydi, öyle devam edemez miydi? Hayır edemezdi zaten kendileri saldırdı bunu devlet başlattı diyenlere şaşıyorum, yok efendim koltuk sevdası, 400 vekil, AK Partinin tek başına iktidar sevdası bunların hepsi kocaman birer yalan!
HDP ve HMP’nin koalisyona yanaşmaması bu huzursuzluğun alt yapısını oluşturdu, aslında 1 Kasım’da özellikle bu iki partinin meclis dışında kalması lazımdır kanaatini taşıyorum, çünkü rolünü üstlenemediler. O zaman meclise gitmelerine ne gerek var değil mi?
Yani bu öz yönetim, öz savunma gücü bunlar da neyin nesi, bu sefer halk son on yıldır her geçen gün devletle bütünleşiyor, onurlu bir vatandaş olarak varlığı hissediliyor ve bu kavga ve kargaşanın bir parçası olmak istemiyor.
Birileri kalktı YDG-H diye bir ucube yapılanma oluşturdu, neymiş efendim PKK’nin şehir yapılanmasıymış, ilginçtir HDP belediyeleri de buna dolaylı ya da direk bir katkı verdi, tabi yanlış yerinde durmaz ve an geldi öz savunma adıyla öz saldırılar yapmaya başladı, halk muzdarip, eleman ediyor.
Ya Allah aşkına bu kadar mı izansız insanlar dünyada var! Hiç devlet bu kadarına göz yumar mı? Devlet göz yumsa bir gün Kürtler Êdi bese!(Artık yeter) demez mi? Yani Kürtlerin de öz vatanlarında huzur içinde yaşamaya hakları yok mu?
Nerdeyse iki binli yıllara kadar derin devletin zumlu, şimdi de başka silahlı kimseler Kürtlere sıkıntı veriyor, ne olacak bu zulmün sonu? Ama bunun da sorumlusu yine devlet çünkü PKK’yi dağa çıkaran devlettir, Hükümetler de dağdan indirmeyi beceremedi, yetersiz muhalefetin yüzünden tabi, AK Parti lideri Recep Tayyip Erdoğan ve arkadaşları bunu fark ettiler onlara da Kürt siyaseti düşman oldu galiba, sermaye elden gidiyor diye.
En kısa zamanda TBMM’de yasal düzenlemeyle Kürt haklarına dönük her türlü yasal düzenleme yapılmalı, zaten ne yapsanız da bu silahlı asiler durmaz, bunlarla silahlı mücadeleye devam edilmelidir. Bu memlekete başka türlü huzur gelemez, PKK’nin amacı Kürt sorunun çözüme kavuşmasıdır diyenlere inanacak kadar saf olanlara da teessüf ederim.
Şahit oluyoruz, YDG-H sokaklarda bağırıp, çağırıyor HDP 300-500 kişiyle basın açıklaması yapıp, halkı protestoya çağırıyor, ama halk ilgi göstermiyor. Halkı tebrik etmek lazım, savaşa niye katkı versin ki?
Ayrıca ülkenin farklı bölgelerinde bir vesileyle Kürtlere saldıran bazı faşist, fanatik, defolu kimseleri de kınıyorum. Böyle bir tepki adi bir davranıştır.
Allah sonumuzu hayretsin.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
16.03.2020
26.08.2019
20.08.2019
17.06.2018
17.04.2018
11.03.2018
25.10.2017
16.10.2017