Eyüphan KAYA
Muhterem vatandaşlarım yeni istemin farkını anlayıp, içeriğini doldurmak vatandaş olarak birincil vazifemizdir.
Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın ismi üzerinde siyaset yapmak, ya işin ucuzuna kaçmaktır, ya da yeni sistemi işlevsiz yapma çalışmalarını hedeflemektir ki, ikisi de nitelikli siyaset erbabı kimselere yakışmaz.
Cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminin ülkemizde işlerin daha iyi yürümesi için, ülkeye olan güven bakımından çok başlılıktan kurtulma adına önemli bir sistem. Unutmayalım bu sistemde Başkanlık kadar hatta daha fazla önemli olan; Meclisin ve dolayısıyla Vekilin önem kazanmasıdır.
Malum yeni sitemde cumhurbaşkanlığı kararnameleri sık sık olacak, ancak sıra dışı bir kararname dikkati çekerse Meclis onu hükümsüz hale getirmek için kanun çıkarabilir.
Ayrıca Cumhurbaşkanın gözle görülür yanlış bir tasarrufu olsa, ya da tembel tembel ülkeye vakit öldürerek iyi çalışmazsa Meclis onun hakkında soruşturma talebinde bulunabilir, hatta yüce divana dahi gönderebilir.
Durum bu iken nerde kaldı birilerinin o “diktatörlük” değerlendirmeleri? Bu yetersiz muhalifler, ehil siyasetçiler olmayınca böyle kavramlarla milletin kafasını karıştırarak kendince bir algı oluşturuyorlar.
Demek ki yeni sitemde denge unsuru Meclistir, Meclisin değeri de oraya gönderdiğiniz vekil profiline bağlıdır.
İster inanın ister inanmayın şimdiye kadar bir vekil direk olarak Meclise bir yasa tasarısı teklifinde dahi bulunamıyordu. Yasa hangi bakanlığı ilgilendiriyorsa ilgili komisyonda değerlendirilir, uygun görülürse meclise sevk edilirdi; vekiller lehte aleyhte konuşmalar yapar, parmak hesabı ile ya yasalaşır ya da gündemden düşerdi. Fakat yeni sitemde Milletvekili direk yasa tasarısı meclise sunabilir. Yanı hayatı zorlaştıran bir mevzu varsa meclis söz konusu sıkıntıyı gidermek için yasa çıkararak topluma bir nefes aldırabilir.
Aslında meclise daha nitelikli ve vatandaşa karşı sorunluluğu bilen kimselerin vekil olabilmesi için bu yeni sistemin olmazsa olması “Dar
Bölge” usulü vekil seçimiydi, ama maalesef getirilmedi. Allah var, bir ara Erdoğan “yeni sistemde “Dar Bölge” seçim usulünü getirmek lazım” dediği halde diğer siyasi parti liderlerinden bir ses çıkmadı ve bu melanetli liste yöntemi vekil seçim tarzı tekrar karşımıza çıktı.
Maalesef bu sıralı liste ile vekil seçimi göz boyamdan ibarettir, vekil asile karşı değil, onu listede sıraya koyana karşı kendini sorumlu hissediyor. Hatta iddia edildiğine göre ilk sıralarda yer almak için paralar dönüyormuş. Halbuki “Dar Bölge” seçim sisteminde bir ilin kaç vekili varsa şehir o kadar bölgeye ayrılır ve vekil adayı o bölgede oturan seçmenden oy ister. Yani her vekilin seçilme şansı vardır, bağımsız vekillerin meclise gitmesinin de bu şekilde yolu açılır.
Hal böyle olunca;
*“Ankara’da hür bir vekiliniz olsun” istiyorsanız?
*Şehrimizin sesini nefesini meclise yansımasını istiyorsanız?
*Doğruya doğru, yanlışa yanlış demesini istiyorsanız?
*Başkanlık kararnamelerinin rahat işlemsi ya da yanlışlarına karşı mücadele edecek bir vekil istiyorsanız?
*Bir vekil ama diğer 11 vekili de etkileyecek bir şahıs istiyorsanız?
*16 yıldır sivil siyaset yapan HÜDAPAR sesini mecliste duymak istiyorsanız?
HÜDAPAR genel başkanlığından istifa edip, Diyarbakır’da bağımsız aday olan Av Zekeriya Yapıcıoğlu'nu meclise gönderin, varsın diğer partilerin bir vekili meclise girmesin ne olacak? Zekeriya bey fazlasıyla onun da yerini doldurur diye düşünüyorum. %1’lik dahi oy potansiyeli olmayan partiler ittifaklar aracılığı ile meclise gidecekler, ittifak dışı kalan HÜDAPAR’ın genel başkanını da Diyarbakır’dan siz gönderin.
Elhasıl diyorum ki Cumhurbaşkanlığı oyunuzu yeni sistemin mimarı Erdoğan’a vermeyi unutmayın, ama bağımsızlardan Yapıcıoğlun’u meclise gönderirseniz Ankara’da hep özlemini duyduğunuz bir ses yükselecek ben buna inanıyorum, benden söylemesi.
Hayırlı seçimler.
Yazarlar
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜlke siyasetin neresinde, hangi evresinde? 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN100 Bin Dolar Kazanan “Yeni Yoksul” Mu? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuSuriye, güvenlik ve 15 milyon bağımlı… 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANLeyla Zana vakası bir gösterge. Ama neyin? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalSovyetler ve Bookchin 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa Karaalioğlu‘Entegre strateji’ varsa, niye tek yönünü görüyoruz? 25.12.2025 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanKomisyonda uzlaşma çıkmazsa süreç yine de ilerler mi? 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Doğu ErgilGüvenlikten kimliğe, inkârdan yurttaşlığa 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİSekülerleşme sorunu veya Müslümanlar nasıl modernleşecek? 23.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayPax Americana sonrası Almanya: Yeşil dönüşümden askeri Keynesçiliğe 21.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAK Parti hariç herkes CHP 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNKüfürbazlar ve ötesi 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarThank you Ahmed 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakNüfusumuz dibe vururken! 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselPara politikasında sınav zamanı 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKEN"O Yıl", hangi yıl? 15.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berrin Sönmezİktidar politikası ters mi tepiyor, tersine mi işletiliyor? 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENGüney Amerika’da büyüyen gölge 13.12.2025 Tüm Yazıları


















































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
16.03.2020
26.08.2019
20.08.2019
17.06.2018
17.04.2018
11.03.2018
25.10.2017
16.10.2017