Eyüphan KAYA
Şimdiye kadar defalarca devlet nizamına müdahale ederek, Hükümetleri kah korkutan, kah deviren, halka üstten bakan, bu memleketi fakirleştirerek sıkıntıya sürükleyen omuzu kalabalık, karanlık adamlar güya mahkeme önünde hesap verdiler.
Neymiş cezaları müebbet park, bahçe gezisi ama sadece Türkiye’de. Peki bu sürecin mağduru “Yusufiler” niye 18-20 yıldır mahpusta çürüyorlar? Birileri bunu da sorgulaması gerekmiyor mu?
Dillendire, dillendire dilimizde tüy biti, nerdeyse bir daha yazmaya mecalimiz kalmadı.
Bu kadarı da olmaz ki, FETÖ kumpasının kurbanı olan bu mağdur “Yusufiler” beraatlarını da istemiyorlar, sadece dosyalarının yeniden açılmasını istiyorlar. Belki de o dosyalar açılırsa bir çok zalim heriflerin maskesi dahi düşecek, o da ayrı bir mevzu tabi.
Ayrıca 28 Şubat zulmünün bu memlekete verdiği sıkıntıya, tahribata mukabil gelecek bir caza var mı ki hesap verdiler. Bin sefer idam edilip canlansalar tekrar idam edilirlerse yine bu halka verdikleri eza-cefaya denk gelmez kanaatimce.
28 Şubat müdahalesi ile;
Türkiye Cumhuriyetinin meşru hükümetini cebren ve hile ile görevden aldılar,
Yüz binlerce vatandaşlarımıza zulüm edildi, görevlerinden oldular, bir o kadarı da fişlendi,
Bu halkın dinine diyanetine zulüm edildi, öyle ki çocuğu lojmanda kalan bir askerin yaşlı annesi dahi baş örtüsüyle çocuğunun evine gidemedi,
Aramalarda Kur’anı Kerim sakıncalı kitap olarak tanıtıldı,
İslam’ı andıran bir isimi dahi bir çok kimse kolay kolay çocuğuna veremiyordu,
Meslek okulları kapatılarak mesleksiz, mesnetsiz bir nesil yetişti,
Yahu bu kadar suç işleyen bir insana dünyada verilebilecek bir ceza var mı?
Çevik Bir’in dediği gibi suçlu sadece bunlar mıydı? Elbette ki hayır, bunların arkasında kimi iş adamları, medya patronları, sendika ağaları, sivil toplum kuruluşları vardı, bunların da cezalandırılması gerekiyor tabi.
Türkiye Cumhuriyeti kurulurken, birinci Meclis Anadolu insanıyla barışık Çanakkale ruhunu taşıyorken, ikinci Meclis birinci Meclisin, 23 maddelik anayasasını ortadan kaldırarak çıkardığı yeni anayasa ile Anadolu insanına sıkıntı verdi ve yeni oluşumun muhafazası silahlı küvetlere verildi.
O gün bu gündür defalarca ülke nizamına müdahale edildi. Devlet millet arasında bir kırmızı çizgi çektiler, askeriyenin yedi oyunu varsa altısı vatandaş üzerineydi.
Bu yaklaşım öz vatanımızda bizi garip bıraktı, düşmanın cephede bizden alamadığı değerlerimiz içeriden bir bir hırpalanıyor, törpüleniyordu.
Şeyh Sait hareketi bu zulme karşı bir başkaldırıydı, Anadolu’da İskip’li Atif Hoca gibi binlerce zat bu haksızlığa kaşı oldukları için idam edildiler. Şimdi soruyorum Allah aşkına Şapkanın bu halka zerre kadar ne faydası oldu? Harf devrimi bizi tarihimizden, Kitabımızdan koparmaktan başka işe yarar yanı var mı?
Mustafa Kemal bu ülkeyi 15 yıl Başkanlık sistemiyle yönetti, o süre içinde seçimlerle ilgili dünyanın aklını çeldirecek bir yöntem mecliste uygulandı, yasama oylamalarında “açık oy, gizli tasnif” dünyada benzeri olmayan bir tarz, sadece bunu insan düşününce ne zulümler yaşandığını idrak etmek için yeter de artar.
Daha dün 15 Temmuz’da bile neler olduğunu hep birlikte şahit olduk. Peki ne istiyorum derseniz? Hükümetin emrinde olan bürokrasi ve ordu isterim o kadar.
Çünkü hükümet seçimle gelir, seçimle gider vatandaş ondan sandıkta ona hesap sorabiliyor. İyi kötü meclise gönderilen vekili vatandaş gönderiyor. Kimse durumdan vazife çıkarasın, o kadar.
İnşallah ülkemiz daha huzurlu mutlu günler görür, amin demeniz dileğiyle.
Yazarlar
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları



























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
16.03.2020
26.08.2019
20.08.2019
17.06.2018
17.04.2018
11.03.2018
25.10.2017
16.10.2017