Eyüphan KAYA
Eskiden sevginin adı muhabbetti, karşılıklı beslenen kıymetli duyguları ifade ediyordu. Allah için sevmek, Allah için buğzetmek diye bir ölçü vardı.
Şimdi ise sevgi, zinaya gitme yollarından biri haline geldi. Bu nazik kavram aşkı da kirletmek durumuna geldi. Aşk ve sevgi belden aşağı halleri anılır oldu. Halbuki sevginin yuvası kalp olmalıydı, yuvasından alınınca özelliğini kaybetti.
Meşhur Vaiz Akşit Hoca, “Bu rüşvet ve zina yaygın olduğu sürece, vallahi iflah olamayız, başımızdaki belaları dağıtamayız” anlamında bir ifade kullandı, gerçekten hiç de haksız değil, iki hadise de toplumuzun başına bela olmuş vaziyette.
Bu toplumda daha düne kadar “Nikah” diye bir evlenme akdı vardı ki birbirini kabullenen eşleri ancak ölüm ayırıyordu, tek tük sıra dışı haller dışında.
Eşler biri diğerinin namusuydu hem birbirine sadık davranıyorlardı, hem de her geçen gün muhabbet ve karşılıklı saygıları da artıyordu.
Şimdi öyle mi? Her geçen gün ayrılma oranı artıyor ve bayı da bayanı da ortada kalarak sokak kedilerine dönüyorlar, bu evlilik programlarını izleyince insanın kulakları uzuyor.
Allah rızası hayatın içinden çıkınca geriye yağı alınmış süt gibi yavan bir hayat kalıyor.
Şu nefsin yuları serbest bırakıldı mı? dünyada da ahrette de insanı rezil eder. Baksanıza serbest yaşayan kimi sözüm ona dengesiz medyatik insanlar nasıl da her geçen gün yalnızlaşıyorlar?
Geçende bir reklamda fark ettim, adam utanmadan diyor ki, “Ben bu ayda dört sevgili değiştirdim” bu topluma küfür edercesine de sırıtıyor. Allah aşkına hele şöyle bir düşünelim kim kime neyi tavsiye ediyor? nasıl bir fikir aşılıyor. Yüzüne tükürüp şerefsiz! bu nasıl iş, Beyaz mısın Kara mısın? Onu bilemem ama senin bu ifaden doğruysa yaptığın yüz karasıdır, zinaya teşviktir.
“Helal olduğu halde yüce Allah’ın buğzettiği tek hadise eş boşamasıdır”eş boşamasını bir kenara bırak, bu pezeveng havlu kullanır gibi sevgili değiştiriyor.
İslam’ın yasakladığı birçok davranış var, yapmayı menederken zina için yaklaşmayı bile yasaklıyor. Mahrem kimselerin elele gezip tozmaları, tenha yerlerde dolaşmaları, bir odada baş başa kalmalarını dahi yasaklıyor.
Ayrıca “Bir insanı haksız yere öldürmek bütün insanlığı öldürmek gibidir” diyen Kur’an dört kişinin göre bileceği kadar ulu orta yerde zina edecek kadar hayasız olanları ölüm cezasıyla recmediyor.
İnsanın tarihi şahsiyetlerinden biri de namuslu olmaktır. Namuslu olmak aslında prensip sahibi olmak, dokunulmaz, kırmızı çizgilerinin olması anlamına geliyor, ama en ilerisi kadın erkek arasındaki beraberlik olduğu için eşler birbirinin namusu olarak adlandırılmıştır.
Bizim toplum olarak evlilik müessesinin kurulmasını cazip hale getirilmesine katkıda bulunmamız lazım. Bu alanda teşvik edici olmamız lazım.
Ya rüşvete ne demeli devletin çarkını kirleten, insanlar arasındaki samimiyetten yoksun ilişkilerin oluşmasına vesile olan rüşveti ortadan kaldırmak için kimin elinde ne geliyorsa yapmalıdır. En çok zararı vatandaşa dokunur, çünkü iş ehline verilmediği için kurumların dengesi bozulur. Birinin hakkı diğerine verilmediği için ömür boyu avantajlı duruma geçen aldığı her kuruş haram olup, hayatı zehir olur.
Ah şu televizyon dizi ve reklamları birileri bunlara ne zaman “dur” diyecek acaba? Öyle içi boş ve ahlaktan yoksun yanları var ki gizliden gizliye sinsice seküler bir hayatı insana normal bir hayat gibi sunuyorlar, Anadolu insanı da aval aval izliyor.
Anadolu insanının ahlakıyla, genetiğini bozmaya, değerleriyle alay etmeye kimin hakkı var arkadaş!
Yüce Allah bizi bu niteliksiz dizi ve reklamlardan, namussuz kimselerin şerrinden korusun.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
16.03.2020
26.08.2019
20.08.2019
17.06.2018
17.04.2018
11.03.2018
25.10.2017
16.10.2017