Güldalı COŞKUN
Dostun sillesiydi bir süredir yazmaktan alıkoyan. Çünkü güvendiğimiz, haklarını savunduğumuz mütedeyyin bildiğimiz insanların kuyusuna düştük, belki bir pişmanlık halatını bekledik perperişan diplerde! Fakat; ne mümkün!
Bu haldeyken, ruhumu dinlendirdim, gerçek entelektüelleri okuyarak.. Gündemin şeytanlıklarına teslim olmadan resmin bütününü görebilen feraset sahibi aydınlarımızın ne kadar az olduğunu üzülerek anladım…
Gittikçe yok olan, tükettikçe tükenen; tükendikçe hayasızlaşan; hayasızlaştıkça da normali-normu- rasyoneliteyi terk eden, kas ve kemikten ibaret insanlardan çöp yığınlarımız oldu…
Makyavelizmin raksında tepinirken, ahlakı düşürüp, topuklarla çiğnemekten bırakın yorulmayı, ruhuna el-kadehler okudular…
“Türkiye, laiktir laik kalacak” nidalarını hatırlatırcasına cemaatin şirin çocuğu, AKP Siyasal İslam’ı temsil ediyor; baksanıza başörtüsü dinin emridir (hak ve özgürlük yerine) diye serbest bıraktılar, diyebiliyor! Bunu söyleyenin karşısında oturan CHP’li Fikri Sağlar’ın şaşkınlıktan dilini yutmuş ifadesi değildi dikkatimi çeken…
Hatta partisinin yolsuzlukta rakip tanımadığını bilmesine rağmen, susması da değil… Ve hatta Susurluk komisyonundaki çalışmalarda devletin derinleri hakkında öğrendiği vehametlerden dolayı, yine şok yüz ifadesi de değildi… Alışmıştık, tükettikçe tükendiğimiz, tükenişi izlemekle kaldığımız, belki bir gün düzelirler diye beklediğimiz zamanlara…
Tıpkı Güldal Mumcu’nun, eşinin katillerini bilen, saklayan, koruyan kollayan zihniyette siyaset yapmasına alıştığımız gibi. Dersim’de fare gibi zehirlenen Alevilerin, militan CHP’li ve Kemalist olmalarına alıştığımız gibi…
Evet; dikkatimi çeken Sağlar’ın Hanefi Avcı’nın kitabından alıntılar yapıp ve Silivri yoldaşlarından da yola çıkarak; yargıda ve poliste sahte belge, evraklarla çeşitli suç isnatlarında bulunan bir çetenin varlığını kabul ettikten sonra ve hatta cemaatin şirin çocuğuyla da bu yüzden tartışmasına rağmen, hemen arkasından 17 Aralık yolsuzlukları üzerinden siyaset yapmasıydı.. Canlı yayında, bir çetenin varlığını kabul edip, o çeteyi 17 Aralık’da tatile çıkarmıştı Sağlar.. Hükümet de boynunu uzatmalıydı giyotine. Çetenin savcısı yapmalıydı yargılamayı, öyle ya; başka savcılar Fransızdı, ille de çete olsun, ister çamurdan olsun! Yeter ki kurtulalım “uzun adamdan”!
“Siyasi ahlaksızlık” diyordu bir gün önce Kezban Hatemi, başka bir benzer hali sergileyen vekile… Efendim; şahaneyi ve tüm ailesini bu yapı yasadışı bir şekilde dinlemiş, o da mahkemeye vermiş ve üstelik ikinci kişiymiş bu yasadışı dinlemeleri mahkemeye veren… Eee güzel! Yani; bu çete var ama yok, öyle mi! Var ama olsun, projenizle, siyasetinizle yenemeyeceğiniz birine savaş açmış, devletin kurumları çökertilmek istenmiş, ülke yurtdışına satılıyormuş, batmış, yanmış, yıkılmış, şuymuş buymuş ne fark eder değil mi, yeter ki siz kazanın!
İşte bunları o sizin aptal, cahil diye yaftaladığınız, bilgelikte size yüz çeken sıradan halk görüyor… Ha, tabii görmeyen “vatandaş” da var ama onlar zaten hiç görmeyecek. Çünkü onlar hep sadece bakan göz olmayı seçtiler. Zira; gören göz olmak, sormak, sorgulamak, merak etmek ve yüzleşmek demekti..
Amaca ulaşmak için yaptığınız tüm eylemleri ve söylemleri kaydediyor bu halk ve sizin kibriniz yüzünden hafife aldığınız bu insanlar meydanları sivil siyasete sahip çıkmak için dolduruyor.. Komşunun camını kırdığı için evladını öldürmeye çalışan komşuya, savaş veren ana-babanın ruh halidir meydanlar. Ve bilir yeri gelince ceza vermeyi. Ah o vesayete karşı olma bilincini bir de sizde görebilseydik!
Ve diyor ki meydanın sahibi; be hey ahlaksızlar, bu kadar çalarak, IMF’ye borçsuzluk, evdeki engellime 600 Tl maaş, çocuğumun sırasında ücretsiz kitap, modern hastaneler, adam gibi sağlık hizmeti, yollar, köprüler, hava alanları, uzaya atılan 5. Uydu ve daha bir çok dev rakamlı projeler yapacak kadar büyük paralar vardı da madem siz mi çaldınız, 80 yıl boyunca o paraları? Nerede o zaman yapılması gereken hizmetlerin parası be hey utanmaz arlanmazlar. 2001 de çalışanın maaşını bile ödeyemeyecek hale kim getirdi kasayı! Siz var ya siz, kendinizi ele verdiniz de farkında değilsiniz!
Alın başınıza çalın, okuduğunuz siyaset bilimini, sosyolojiyi, ekonomiyi.. Siz, önce ahlaklı olmayı öğrenin ki, inandırıcı olasınız.. Şener Şen’in Namuslu filmini izleyerek işe başlayabilirsiniz.
Montajlarla, şantajları olağan kabul edip, tükenmişliğinizi perçinleyerek, yok oluyorsunuz. Siz yok olun ne keder, ama asıl üzücü olan erdemi de öldürüyorsunuz…
Ancak; halka gelince durun işte orada!
Durun, çöp torbaları ellerinde 30 Mart’ta halk sizi poşetleyip, geçmişin çöplüğüne yollayacak!
twitter.com/gulcoskun34
Yazarlar
-
Bekir AĞIRDIRGülme ihtiyacı artıyor, gülme cesareti azalıyor: Toplumsal baskılar mizahın kamusal alanı daralttı m 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciYaşanacaklara dair olası senaryolar 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANBabamın hasta yatağında bana son sözleri: Kötü günler geliyor kendini koru 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKÜslup sorundan daha derin 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANAksiyon müfettişliği 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolÖzerk üniversite? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezGürlek’ten ekranda iddianame savunmasıyla ‘önyargılama’ 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENTürkiye adına şık görüntüler değil 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUKomisyon raporu yazılamıyor… Sebep ne? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları



























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
24.06.2018
3.02.2018
27.05.2018
21.05.2018
14.05.2018
29.04.2018
23.04.2018
15.04.2018
9.02.2018
2.02.2018