Güldalı COŞKUN
Farkında mısınız!
Biraz rahatlayınca, birbirinize düştünüz. Parayı sonradan bulan adamın ilk işi arabasını, sonra da karısını değiştirmesi gibi bir haller oldu hepinize.
Unuttunuz, baş örtüleriniz yüzünden yerlerde sürüklendiğiniz günleri!
Unuttunuz, başarıyla kazandığınız halde sırf imam hatipli olduğunuz için kırpılan puanları!
Unuttunuz, temizlik işinde, fabrikada, tarlada çalışmanızda mahsur görmeyen ama öğretmen, doktor, hukukçu olamayacağınızı, başınızdaki “bez parçası” (!) yüzünden çemkirenleri!
Evet; “bez parçası” derlerdi değil mi!
İkna odalarını, tez unuttunuz!
Ülkenin zencileri olduğunuzu da çok çabuk unuttunuz!
Buraya kadarmış, tüm idealleriniz.
Sakalınızla, baş örtünüzle, titriniz olması yetmiş size!
Ee hatırı sayılır paralar da kazandınız!
İdeal mi! Neydi ki o?
Tamam anladık; “füruatmış” bir kısmınız için, yok yok baş örtüsü değil, Müslüman olmak.
“Sen de kim oluyorsun”diyebilirsiniz. Hiçbir şeyim; evet evet koskoca bir hiç!
Siz de deneyin, önce sadece “hiç” olmayı. Oncu, buncu,şuncu değil!
Canını yediğimin ülkesinde, karşıtlar da birbirine benzemek zorunda mı!
Bakınca şöyle geriden, vallahi fark yok inancının sonuna, “cı, çü” eklerini koyanların birbirinden.
Bu ekler, eklendiği yerden bozmaya başlıyor, ekleneni. Ana gövde bozuluyor, bir başka şeye dönüşüyor bu ekle buluşunca.
İnanç ya da ideoloji, insanı dışlıyor ve acayip bir şey çıkıyor ortaya.
Ve içine hırs, kin, nefret, öfke, çıkar, makam-mevkii tutkusu, silahlarından yığınaklar yapılıyor.
Yeri gelince, sürülüyor namluya bir bir mermiler!
Bak şimdi; nereye kaçtı inanç ve ideolojinin idealleri!
İşte bizim ülkemizin kısa sosyolojik tarihi bu!
Çünkü, birey olmadan, hatta adam olmadan bir topluluğa dahl olmakla başlıyor, sürünün elemanı olmak.
Sonra, birey olayım derken de epey kaş göz yarılıyor!
Suçlu, sensin arkadaş, kapılmasaydın bu sele!
Senin dinin sana benim ki de bana!
“Sen,sence haklısın; ben de bence ama gel sınırımızı ‘edep/ âdâp' koyalım.” deseydin!
Bak şimdi, şeytan beni de dürttü, edepÇİ diye bir ideolojide mi buluşsak. Cemaat mi kursak! Sömürsek miâdâpla, edep duyguları!
Nasıl da kolay üç güzel cümleyle, insanı sürüklemek, eksik kaldığı yerden yakalayınca!
Aslında zor, yalnızlık çok zor!
Belki de bu yüzdendir, birey olmadan cemaat olmanın tercihi.
Bu toprakların geleceğini Müslüman insanlar çizecek dedim, en cahil günlerimde. Zira; okudukça anladım, okuyanın bu topraklardan uzaklaştığını.
Kavramlar hoştu, güzeldi de giydiremiyordum bu toprakların insanına, ya dardı ya da bol!
“Irkçılık insanlık suçudur” dedim; parkta yaşlı teyzeye. O ne ki kızım dedi. Hani, başka başka insanlar, Türk, Kürt, Ermeni olanlar işte teyzem…
“Allah'ın yarattığına nasıl karşı gelek evladım; bilmem ırkçılık neymiş, adem oğluyuk hepimiz!”
Aha, çuvalladı yine eğitim! Okuması bile yoktu teyzenin!
Yalnız, bir şeyci olmayı beceremeyen ruhumun huzurunu değişmem; sizin, cemaatlerinizin şaşalı güçlerine.
Başka bir şeye dönüşüyorsunuz her biriniz. Umrede, birbirine giriyor iki Müslüman grup. Aynı davanın insanlarını kişisel hırslar bürüyor, hiç hicap duymadan!
Siyasete ayar vermeye kalkıyorsunuz türlü fraksiyonlarınızla. “Reisçi”, “Pelikancı”, İslamcı” diye adları etiket yapıp, asıl meseleyi unutarak.(Kim kimdir ilgilenmedim bile)
Kurtuluş Savaşı sonrası, asıl meseleyi unutup, kurulan Cumhuriyet'in elitleri gibi sınıf sınıf oldunuz!
Bir lider çıkarttı bu topraklar. Bu bir şanstır. Ona sahip çıkmak adına yaptıklarınız, sadece pürüz çıkartmak değil de ne!
Destek olmak, boş edebiyatla mı olur, sorunlara el atarak mı!
Destek olmak, Sezen'in şarkısındaki gibi, “onu alma beni al!” diyerek mi olur yoksa; benden daha lâyık olanı al demekle mi!
Destek olmak, yüzyılın en tehlikeli Gladyosu FETÖ ile mücadele ederken, yine bu örgütün bilinçli ve kasıtlı olarak yol açtığı, mazlumiyetlerin üstüne korkusuzca gitmekle mi olur, yoksa bunları bile aranızda hilaf konusu yaparak mı!
Değişimin dinamosu Müslümanlardır demiştik ya; siz işte Müslüman olmayı değil, İslamcı olmayı seçtiniz.
Cahilliğime verin, nedir, nasıl bir şeydir bilmiyorum İslâmcı olmak!
Fakat; bir Müslüman'ın kul hakkına dikkat etmesi gerektiğini iyi biliyorum.
“Dinin anayasasıdır, kul hakkına riayet” diye anlatmıştı babaannem.
Bırakın artık birbirinizi yemeyi ve ülkenin yığınla birikmiş sorunlarını taşıyın gündeme.
Ha, bunların çözümü için rekabet edin!
Edin ki, hem ufkunuz açılsın hem de çorbada tuzunuz olsun!
Aksi halde, ufukta kazandıklarınızı da kaybetme tehlikesi var.
Zorladığınızda balık hafızanızı akledeceksiniz şüphesiz!
Yazarlar
-
Kemal CANAksiyon müfettişliği 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANBabamın hasta yatağında bana son sözleri: Kötü günler geliyor kendini koru 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRGülme ihtiyacı artıyor, gülme cesareti azalıyor: Toplumsal baskılar mizahın kamusal alanı daralttı m 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciYaşanacaklara dair olası senaryolar 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKÜslup sorundan daha derin 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezGürlek’ten ekranda iddianame savunmasıyla ‘önyargılama’ 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUKomisyon raporu yazılamıyor… Sebep ne? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolÖzerk üniversite? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENTürkiye adına şık görüntüler değil 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları




























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
24.06.2018
3.02.2018
27.05.2018
21.05.2018
14.05.2018
29.04.2018
23.04.2018
15.04.2018
9.02.2018
2.02.2018