Gürbüz ÖZALTINLI
“Geniş, ışıltılı bulvarlarınızla; akıllı konutlarınız, konforlu jipleriniz, bakımlı sakin parklarınız, iyi eğitimi garanti eden zenginliklerinizle; güvenli ve mutlu bir hayat mı yaşayacağınızı zannediyorsunuz?
Hayır, bunu yapamazsınız. Küresel adaletsizliklere yol açtığınız için; dünyanın çoğunluğu açken, buna seyirci kaldığınız; kapılarınızı kapattığınız; konforunuzu o yoksulluk dünyasına borçlu olduğunuz; üstelik de o dünyayı ilkel bularak aşağıladığınız için, ödeyeceğiniz bedeller olur…”
Paris kendi kanında çırpınırken ben yazı için otursam; aklıma ilk gelenler bunlar olsa… Bu cümlelerimin başına önce bir “ama” yerleştirsem; o “ama” nın da öncesinde tumturaklı sözlerle şiddete lanet okusam… Biliyorum; sevenler olur… Hak verenler olur…
Ben Paris’te onlarca insanın kör bir teröre hedef olmasının ardından yukarıda okuduğunuz cümleleri yazan bir insan olamam. Olmak istemem…
O cümleler, hakikati hiçbir yerinden yakalamadığı için mi? Hayır, ondan değil.
Hakikate yaklaşırken de seçici olduğumuz için… Seçimlerimizin; baktığımız gözün, aslında hakikatin kendisinden de önemli olması nedeniyle yazmam o cümleleri…
Bunlar öyle eylemler ki, insanı insan yapan değerlere o kadar uzak; o kadar nihilist; o kadar yıkıcılar ki; hiçbir neden sonuç ilişkisine başvurmamıza izin vermezler… Vermemeliler.
Yüzlerce insanı durmadan katleden bir hareketi, küresel adaletsizlikler üzerinden okumaya çalışmak, kim ne derse desin önünde sonunda insan algısında bu katliamlara meşruiyet alanı açar. Bilerek ya da istemeyerek tırnak ucu kadar bir makuliyet; bir anlaşılmayı hak edilmişlik; bir adalet arayışı izlenimi yükleme ihtimali varsa söylediklerimizde, herhalde önce kendi zihnimizden başlamamız gerekir işe. Bu tür sebep sonuç kurmaların öncesine “ama”larla beraber yerleştirilen “şiddet kınamaları” da, sanıldığının tersine bizi şiddetin karşısına değil yanına yerleştirir.
İnsanlık ağır acılarla, çok yüklü bedellerle adalet kurmayı öğrenmiştir. İnsanlık macerasının özüdür adalet arayışı… Adalette, kişisel sorumluluk vardır. Adalette, suç ve ceza arasında orantı vardır. Her şeyden önemlisi adalette merhamet vardır. Bunların hepsini yakıp atan; tersine çeviren bu katliam siyasetleri, dünyanın adaletsiz bir yer olması ile ilgili değildir; bu eylemleri üreten akıl ve vicdan dünyasına ait adalet kavramının, insanlık dışı olmasıyla ilgilidir.
Siyasal davranışlarda, şiddete karşı tutumda, demokrasi ve insan haklarına bakışta… Bütün bunlarda “ideoloji”, sanıyorum, bugüne kadar olan yaygın kanaatin tersine çok önemli bir faktör. Ve yine sanıyorum; ideolojiyi “maddi koşulların türevi” olarak tanımlamaya ve önemsizleştirmeye; “koşullar böyle olmasaydı bu ideolojiler de, radikal yıkıcılıklar da olmazdı”kertesinde açıklamalar yapmaya daha az başvuracağız bundan böyle…
Halil Berktay’ın çok hak verdiğim sözlerini aynen almak istiyorum buraya: Terörün ideolojisi olmaz demek çok yanlış. İdeolojisine bakarak şu veya bu terör biçimini kendimize yakın hissedemeyiz; hepsine karşı tavır almalıyız demek istiyorsanız, ne âlâ; o zaman öyle söyleyin, haklı olursunuz. Ama terörün ideolojisi olmaz demeyin, çünkü aslında terörün her zaman bir ideolojisi var. İdeolojisiz terör olmaz demek, gerçeğe çok daha yakın. (Diyarbakır, Suruç, Ankara, Paris: Bir cehenneme uyanmak 14.11.2015 Serbestiyet)
Hadsizlik saymayın; size küçük bir test önerebilirim: Paris’e bakıp içinizi yoklayın; ilk aklınıza gelen fikir “işte şimdi Batı’nın aklı başına gelir belki” ise, bence kendinizi gözden geçirin.
Çok dostça bir öneri bu…
http://serbestiyet.com/yazarlar/gurbuz-ozaltinli/pariste-teror-ve-ideoloji-641533
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları



























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
28.04.2024
14.04.2024
8.04.2024
5.04.2024
25.11.2023
16.11.2023
12.11.2023
9.05.2023
7.05.2023
2.05.2023