Gürbüz ÖZALTINLI
Kararlı, kendinden emin, köşeli kişisel anayasaları olan insanlar vardır. Hayatın neredeyse bütün halleri üzerine uzun uzadıya düşünmüş; “doğru” tutumun ne olduğunu çözmüş; iç dünyasını bocalamalara kapatmış insanlar.
Ben hiç böyle olamadım. Kuşkusuz bazı “ilkesel” kabullerim var; yani, ben de pek“boş” değilim! Fakat aklımın çelişkilerle çekiştirilmesine; duygularımın salınımına engel olmakta zorlanırım genellikle. Bu, yaşla başla aşılacak bir şey gibi de gözükmüyor. Yapı taşım böyle anlaşılan.
En dinlemez göründüğüm, herkesi susturup hep konuştuğum “tartışmalarda” – ki, küçük masa buluşmalarında sahne genellikle böyledir- ta içimde bir yerlerde tuhaf bir kulak vardır. Duyar, biriktirir, sonra yalnız kalınca bana aktarır. Genellikle konuşurken değil, yalnızken düşünürüm. Bir de okurken ve yazarken.
Böyle insanlar etkilenmelere açık olurlar. Ben de sanıldığının aksine öyleyim.
***
Peki, bu iyi bir şey mi?
İş söze geldiğinde büyük çoğunluk bunun bir erdem olduğunu söyleyecektir. Pek belli etmese de karşısındakine açık duran; kendisini dayatıyor gibi gözükse de öteki üzerine düşünen; fikirleri ve duyguları değişebilen birisi olmak… Kulağa bayağı hoş geliyor.
Bir kere bunun, her şeyden önce “kendisine zor” bir profil olduğunu söyleyeyim. İç tartışmalar, kararsızlıklar, bocalamalar yorucudur çünkü.
Nedir bu “iç hararet”in sebebi? Neden kestirip atmakta güçlük çekilir?“Mükemmeliyetçilik” olabilir mi acaba? Hani hasbelkader geldiğimiz bu dünyada kendimizi fazla önemsemek; kişisel yolculuğumuzu zerrece hakkaniyetsizlik yapmadan, kusursuz bir temizlikle yaşayıp kapatmak tutkusu mudur yani? Hata korkusu mudur? Eğer bir hata korkusuysa bu; başkalarını düşünerek, onlara zarar vermekten kaçınmak gibi “yüce” bir nedenden mi kaynaklanır, yoksa kendi öz saygı ihtiyacımızdan mı? Kararlı, istikrarlı, taş gibi olduğu yerde duran, tok sesli insanlardan daha mı çok öz saygıya ihtiyacı var böyle karakterlerin? İçeride, derinlerde bir yerde yakalarını bırakmayan nedensiz, inatçı bir suçluluk duygusu mu, “mükemmel olmak”; hatalı yollara düşmemek çabasını kışkırtıyor durmadan? Başkaları masumiyet duyguları güçlü olduğu için mi hatalara düşmeyi önemsemiyorlar o kadar? Hatalara düşmeyi önemsemedikleri için mi kolay karar veriyorlar; katılaşıyorlar; etkilenmelere kapalı bir etkileyicilik rolünü seçiyorlar?“Mükemmeliyetçiler” kendi iç dünyalarının suçluluk duygularına teslim olurken (yani, aslında kendileri için yaşarken) diğerleri, dış dünyaya daha mı duyarlılar?
***
Erdem sandığımız şey aslında “güçsüzlük” olmasın?
Böyle “tehlikeli” sorularla ilerleyince, kestirmeden “erdemlilik” yakıştırılan bir insan halinin sevimsiz kör noktaları olabileceği geliyor akla.
Başka sorular da üretebiliriz.
O kendinden emin “yüksek ses”, gücünü nereden alıyor? Sakın “aidiyet duygusundan” olmasın? “Kararsızların” başaramadığı, fazla tanımadığı “kendini güçlü bir bütünün parçası kılma” yatkınlığının o gür sese verdiği yanıltıcı bir ödül mü acaba bu bükülmez irade? Kendisinin zannettiği o köşeli, katı dünyanın ardında anonim bir kalabalık mı gizli? Yalnızlık korkusu mu, o dik başlı “cesur”duruşu besleyen?
***
Eğer böyleyse, hangisi daha makbul acaba? “Ait ol” suflesini fısıldayan yalnızlık korkusu mu, yoksa “hatasız ol” emrini veren suçluluk duygusu mu?
Başlarken söylemiştim; aklımın çelişkilerle çekiştirilmesine; duygularımın salınımına engel olmakta zorlanırım.
Böyle sorular döner durur aklımda…
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları



























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
28.04.2024
14.04.2024
8.04.2024
5.04.2024
25.11.2023
16.11.2023
12.11.2023
9.05.2023
7.05.2023
2.05.2023