Hasan CEMAL
Türkiye tımarhane! Ne yazık ki öyle. İnsanı bezdiriyor.
Fevkalade yorucu bir ülke.
Demokrasi sorununu çözemediği için öyle, hukukun üstünlüğü sorununu çözemediği için öyle.
Son YSK olayı bu açıdan Türkiye’nin nasıl bir tımarhane olduğunu bir kez daha gösterdi.
Bu ülkede anayasa değişir.
Ama kâğıt üstünde kalır.
Çünkü yasayı değiştirmezsin.
Tersi de olur.
Yasa değişir, anayasa değişmez.
Anayasa değişir, yasa değişir ama uygulamada değişen bir şey olmaz. Çünkü bu kez yönetmelik çıkmaz.
Elin kolun bağlı kalır.
Türkiye böyle bir ülke.
Böyle bir ülke olduğu için de bin yıldır demokrasi sorunu olan, hukuk devleti sorunu olan bir ülke.
Öyle bir ülke ki, bu ülkenin başbakanı olacak kişi, Recep Tayyip Erdoğan, bir şiir okuduğu için hapse atılıp hakkında siyaset yasağı konularak 2002’de seçimlere girmesi yasaklanmıştı.
Neden?
Çünkü Anayasa’nın 76. maddesi, ‘ideolojik ve anarşik eylemler’den hapse girenlerin milletvekili olamayacaklarını öngörmüştü.
Sonra ne oldu?
İktidarla muhalefet, Ak Parti’yle CHP Mecliste uzlaşıp 76. maddeyi ‘kişiye özel’ değiştirdiler. ‘İdeolojik ve anarşik eylemler’ deyişinin yerine, ‘terör eylemleri’ yazdılar.
Böylece Tayyip Erdoğan yırttı!
Ama Leyla Zana’lar yırtamıyor.
Bizim Terörle Mücadele Yasası’nda terör eylemleri öylesine belirsiz, eski deyişle muğlak ya da sınırları öylesine geniş tarif edilmiştir ki, bu tariflerden hareket ederek, Kürtlerin bağımsız adaylık kanalları bugün tıkanabiliyor yargı tarafından...
Demokrasi sorunu işte budur.
Hukuk devleti sorunu da budur.
Şimdi şöyle diyebilirsiniz:
Tayyip Erdoğan için anayasa değiştirilirken, niçin dört dörtlük değiştirilmedi?
Anayasayla birlikte yıllardır demokrasinin, ifade özgürlüğünün canına okuyan Terörle Mücadele Yasası’nı neden adam etmediler?
Seçim Yasası’nı, Siyasal Partiler Yasası’nı ne diye değiştirmediler? Yüzde 10’u niçin indirmediler?
Soru elbette şöyle de sorulabilir:
Ak Parti ve Tayyip Erdoğan kaç yıldır iktidar koltuğunda oturuyorlar; iyi güzel ama nasıl oldu da bunca yıldır demokrasinin gereği olan bu yasal düzenlemeleri yapmadılar?
Evet niçin yapmadılar?..
Leyla Zana’lara da demokrasi yolunun tıkanık kalmasına neden seyirci kaldılar?
Neden?..
Bu soruyu kendilerine sorsunlar, demokrasinin gereğini yapmak hiç de kolay olmuyor çünkü...
Barış Girişimi kampanyası
Barış Girişimi, dün başlattığı imza kampanyasıyla ‘YSK kararı’nı protesto etti.
Bildiri metni şöyle:
“Yasalar, yurttaşların hakkaniyet duygusunu ve vicdanları zedelediği zaman meşruiyetini yitirir.
Yüksek Seçim Kurulu’nun, BDP’nin desteklediği bağımsız adayların önemli bölümünü son anda veto etmesi barışa, adalete, halkların birlikte yaşama iradesine ve demokrasiye karşı bir devlet darbesidir.
Hangi yasal gerekçeye dayanırsa dayansın bu karar savunulamaz. İktidar partisi, sorumluluğu YSK’ya yükleyerek kendini temize çıkartamaz.
Kürt halkının siyasal tercihinin Meclis’e yansımasını engelleyen yüzde 10 barajı yetmiyormuş gibi, BDP’nin barışa, çözüme, sivilleşmeye doğru önemli bir adım olan bağımsız adaylarla parlamentoda yer alma girişimini baltalayacak ya da güçsüzleştirecek her karar ve uygulama ülkede barış ve demokrasinin tesisine indirilmiş bilinçli bir darbedir.
YSK kararı, bu koşullarda yapılacak bir seçimin toplumsal meşruiyeti kadar, seçimler sonrasında yapılacağı umut edilen yeni anayasanın meşruiyetini de tartışmalı kılacaktır.
Kürt siyasal hareketini siyaset zemininden ve bu ülkenin parlamentosundan uzaklaştırma çabalarını ancak demokratik direnişle engelleyebiliriz.
Hangi siyasal kesimden, hangi görüşten olursa olsun kendine demokrat, barışçı, özgürlükçü diyen herkesi YSK kararını etkin şekilde protestoya çağırırken; AKP ve CHP’nin Meclis’i derhal toplayarak gerekli yasal, anayasal değişiklikleri acilen gerçekleştirmelerini talep ediyoruz.
Barış Girişimi”
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRT“Birden dursun istersin seneler olunca mazi. Öyle bir geçer zaman ki…” 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUİrfan Fidan’dan Akın Gürlek’e… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeni gelen bakanlara “Hoşgeldiniz” yazısı… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZGüvenlik paradigması çağında Kürt Meselesi: Yeni statüko ve arayışlar 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖzgür Önderlik – Özgür Rojava – Jin, Jiyan, Azadî... 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolYine yolsuzluk sorunu 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRVe siyasallaşan yargıda yeni eşik 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANDemirel’in köprüsünü sattırmam… Özal’ın köprüsünü sattırmam… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanEvrensel hukuk ilkesini rafa kaldırdığınızda neler olur? 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuBir yakın takip hikayesi bizimkisi… 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları








































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
14.04.2025
3.03.2025
28.02.2025
20.02.2025
13.02.2025
28.11.2024
12.11.2024
24.10.2024
27.08.2024
20.04.2024