Hasan CEMAL
Savcı Mehmet Selim Kiraz’ın hayatını kaybettiği terör eylemini lanetliyorum.
“Kan kanla yıkanmaz!” diyen Berkin Elvan’ın babası Sami Elvan’ı selamlıyorum.
İçim acıyor.
Gerçekten öyle.
Terör, şiddet...
Peşimizi hiç bırakmadı, bırakmıyor da.
Bir ömür böyle geçti gitti.
Bir ara ben de bulaşmıştım şiddete.
İktidarı ‘namlunun ucu’nda gören, demokrasiye dudak büken ve silahı siyasetin aracı bellemiş o radikal gençlik zamanlarıydı.
‘Devrimci’ydik.
Kibirliydik.
Genç insanları idam sehpalarında, yakınlarımı işkencehanelerde görünce, aklım başıma gelmeye başlamıştı.
Bir ömür geçti gitti ama terör ve şiddet bitmedi.
Yakamızı bırakmadı.
Vurmaya devam ediyor.
Kan ve gözyaşı alın yazısıydı sanki
Ne çok meslektaşımızı kurban verdik teröre.
Abdi Bey...
Sevgili Uğur...
Çetin Emeç...
Sevgili Hrant kardeşim...
Yaşanan her büyük acının ardından demokrasiye darbe diye haykırdık.
Teröre lanet diye bağırdık.
Manşetler attık.
Özgürlük, hukukun üstünlüğü, insan hakları diye yollara döküldük.
Meydanları doldurduk.
Ama bitmedi.
Kan ve gözyaşı alın yazısı gibiydi.
Toplumda taşlar bir türlü yerli yerine oturmak bilmiyordu.
Anlaşılan yanlış bişeyler vardı.
Bizi birbirimize düşüren, cephelere ayıran o bişeyler...
Bunlardan kurtulamıyorduk.
Bu arada bir taraftan tarih de paçamızdan çekip duruyordu.
Bir türlü kendimiz olamadık İnancımızdan dolayı, etnik kimliğimizden dolayı, dilimizden, kültürümüzden dolayı, siyasal düşüncemizden dolayı birbirimizle çatışıp durduk.
Kan aktı, gözyaşı aktı.
Kendi halimize bırakmadılar bizi.
Bir türlü kendimiz olamadık.
Kendi istediğimiz gibi özgürce yaşayamadık.
Kimliğimiz, inancımız yasaklandı.
O bişeyler hep tepeden dikte edildi.
Öyle değil böyle yaşayacaksın!
Öyle değil böyle düşüneceksin!
Öyle değil böyle davranacaksın!
Öyle değil böyle inanacaksın!
Öyle değil böyle ibadet edeceksin!
İnsanlar ‘torna tezgâhı’ndan geçirilmek, tek tip yapılmak istendi.
Devlet düzeni buna göre kuruldu.
Devlet bunun için ‘baskı aygıtı’na dönüştü.
Siyaset böyle çoraklaştı, demokrasi ve hukuktan nasipsiz hâle geldi.
Halbuki çare, demokrasinin ipine sarılmaktı.
Hukukun üstünlüğünü benimsemekti.
Özgürlükleri devlet ve toplum düzeninin temel direği yapmaktı.
İnsan haklarını lafta kalmaktan kurtarmaktı.
Olmadı.
Yapamadık.
Bu konuda hiç kimse, hiçbirimiz masum değiliz.
Her askeri darbe sonrası demokrasi ve hukuk devleti şarkıları söyledik.
Siyasal yelpazede yer alan herkes demokrasiyi ortak platformolarak benimsemeden, şiddet ve terörün her türlüsünü dışlamadan barış ve huzur kapımızı çalamaz, diye yazdık çizdik.
Ama değişen bir şey olmadı.
Böyle geçti gitti bir ömür...
Farklı olanı düşman gibi gördük
Demokrasi denen ‘ortak platform’da bir türlü buluşamadık.
Oyun kuralına göre oynanmadı.
Kural hep çiğnendi.
Oyun içinde değiştirildi.
Kuralı işimize geldiği gibi değiştirdik.
Ne yazık ki öyle.
Siyaseti, gözümüzdeki ‘at gözlüğü’nü çıkarmadan yapmayı marifet belledik.
Bizden, kendimizden farklı olanı, farklı düşüneni, farklı inananı, farklı yaşayanı etkisiz kılınması gereken düşman gibi gördük.
Farklılığı etkisiz kılmayı da, yerine getirilmesi gereken bir uygarlık ödevi gibi belledik.
Böyle yetiştirildik.
Böyle eğitildik.
Böyle bölündük.
Böyle uçlara savrulduk.
İktidara her gelen de, kendi doğrusunu hepimize dikte etmeye kalkıştı.
Her şeyimize karıştı.
Bugün de Saray’daki Sultan her şeye karışıyor
Bugün değişen birşey var mı?
Hayır yok.
Saray’daki Sultan her şeye karışıyor.
Etek boyuna da, çocuk sayısına da, içkiye de, sigaraya da, oturup kalkmamıza da, nasıl düşüneceğimize de...
Her konuda fetva verebiliyor.
Üstelik anayasayı da, kendi deyişiyle, ‘bekleme odası’na alarak hukuku rafa kaldırmış durumda.
Askeri darbe dönemlerinden farkı yok.
Sultan’ın sadece kendi doğruları var.
Onlara inanmadın mı yandın.
Hain, satılmış...
Anayasa Mahkemesi Başkanı da, Merkez Bankası Başkanı da, Başbakan Yardımcısı da, TÜSİAD Başkanı da olsan hiç değişmiyor.
Yandın gitti.
Tedirginim...
Böyle bir kafa, demokrasi kültüründen nasibini almamış bir kafadır.
Böyle bir zihniyet, böyle bir devlet yönetme anlayışı, hazin örneklerini geçmişte çok yaşadığımız gibi, toplumu cephelere bölüyor, kutuplaştırıyor.
Bu kafa, insanların birbirleriyle ilişkilerinde burun deliklerini gerdikçe geriyor.
Toplum ve siyaseti her türlü ‘provokasyon’a, şiddete açık hâle getiriyor.
Böyle bir kafayla bu memleket barış ve huzur bulamaz.
Bu kafa, yalnız içeride değil dışarıda da, dış politikada da Türkiye’yi yangın yerine çevirebilecek yanlışların mimarlığını yapıyor.
Lütfen yazın bir kenara ve düşünün:
Saray’daki Sultan kendi iktidarı, kendi tek adamlığı için her an her şeyi ateşe atabilir.
Kritik bir seçime, 7 Haziran’a giderken bu noktayı bir kez daha vurgulamak istiyorum.
Tedirginim.
Son söz:
Bir ömür böyle geçti diye başladım yazıya. Beklediğim yarınlar hiç gelmedi diye bitirmek de istemiyorum.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRT“Birden dursun istersin seneler olunca mazi. Öyle bir geçer zaman ki…” 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUİrfan Fidan’dan Akın Gürlek’e… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeni gelen bakanlara “Hoşgeldiniz” yazısı… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolYine yolsuzluk sorunu 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖzgür Önderlik – Özgür Rojava – Jin, Jiyan, Azadî... 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZGüvenlik paradigması çağında Kürt Meselesi: Yeni statüko ve arayışlar 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRVe siyasallaşan yargıda yeni eşik 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanEvrensel hukuk ilkesini rafa kaldırdığınızda neler olur? 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANDemirel’in köprüsünü sattırmam… Özal’ın köprüsünü sattırmam… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuBir yakın takip hikayesi bizimkisi… 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçCHP çok iyi bir şey yaptı 4.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları














































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
14.04.2025
3.03.2025
28.02.2025
20.02.2025
13.02.2025
28.11.2024
12.11.2024
24.10.2024
27.08.2024
20.04.2024