Hayko BAĞDAT
Son dönemde yine siyasetin mezesi hâline gelmiş acılarımız dolaşıyor ortalıkta.
Erdoğan’ın Dersim için “eh gerekirse devlet adına ben özür dileyeyim” mealinde çıkışının üzerinden beş yıla yakın bir zaman geçti.
Bu zaman diliminde pek çok çalıştaylar, istişareler yapıldı elbet.
Alevilerin önde gelen temsilcileriyle görüşüldü, ziyaretler gerçekleştirildi falan filan.
Ve devlet her seferinde, usulen de olsa Alevilere sordu: “Bizden ne istiyorsunuz?”
Alevi temsilcileri dilleri döndüğünce cevaplamaya çalıştı: “Cemevlerinin, statüsü, Dedeler’in konumu, vakıfların tanımı, katliamlarla yüzleşme, vs.”
Anlamıyorlar...
Devletin “bizden ne istiyorsunuz” sorusunun masada durduğu bir yerde “biz”i temsil eden devletin “esas sahip olan Sünni çoğunluk” kibriyle bizlere nasıl göründüğünü hissedemiyorlar.
Hak dağıtma yetkilerinin sadece devlet olmaktan kaynaklanan bir konumdan geldiğini düşünmüyorlar.
Meşru ve makbul olan mezhepten, etnisiteden, tarihçeden geldiklerine emin oldukları yüz ifadelerini gizleyemiyorlar.
Bizlere hoşgörü, anlayış gösterebilecek kadar yüce gönüllü olduklarını tekrar edip dururlarken aşağıladıkları, beğenmedikleri kimliklerimize en büyük hakareti yaptıklarını farkedemiyorlar.
“Bizden ne istiyorsunuz?”
Elinin körünü istiyoruz, ne isteyeceğiz?
Adalet istiyoruz...
Tüm kimliklere, etnisitelere, mezheplere kör bakabilecek ve eşit uzaklıkta durabilecek bir sistem istiyoruz.
Ne cami, ne kilise, ne cemevi...
Ne imam, ne papaz, ne dede...
Bunların hiçbirinin devlet tarafından diğerinin üstünde konumlandırılmadığı ortak bir yaşam istiyoruz.
Sizlerin ise bütün derdi iki puan fazla oy almak için Kürt, Alevi, Dersimli Kılıçdaroğlu’na katiller adına özür diletmek öyle mi?
Her Cumartesi Anneleri eyleminde yan yana durduğumuz Sezgin Tanrıkulu’nun Dersim katliamı adına yakasına yapışmak öyle mi?
CHP’nin tüm yakıcı sorunlar karşısında ezber bozan, önümüzü açan, yüzleşen, hesaplaşan bir siyasi hattı tutturması elbette beklentimizdir.
Fakat şu anda devleti yöneten onlar değildir.
Hakkını da yemeyelim, faili meçhullerin araştırılması, cemevlerine ibadethane statüsü verilmesi, Roboski için meclis araştırma komisyonunun kurulması hakkında parlamentoda çaba gösteren de CHP ve HDP’dir. Tüm bunları AKP reddetmiştir.
“Eh gerekirse devlet adına ben özür dileyeyim” demekle olmuyor işte.
Adaletin huzurunu yaşayabilmemizin bıyık altından, yarım yamalak bir cümle ile gerçekleşemeyeceğini daha nasıl anlatalım?
Davutoğlu geçenlerde, Alevilerin hâlâ CHP’ye niçin oy verdiklerini, bunca çalıştaya rağmen AKP’yi niçin tercih etmediklerini anlayamadığını beyan etti.
Yardımcı olmak, anlatmayı bir denemek isterim.
Sayın Başbakan, adaletin katili cezalandırmadığı yerlerde kimlikler katilleşir.
Sivas’ta yakılan Alevilerin katilleri nerede?
Kim döktü o benzini üstlerine?
Hâlâ bilmiyoruz öyle değil mi?
Öyleyse Alevi’nin hâlâ canı yanmaktadır.
Ve her bir Alevi hayata Madımak Oteli’nin penceresinden bakmakla cezalandırılmıştır.
Oradan bakınca kalabalıklar arasındaki katilleri ile göz göze gelmeye devam ediyorlar her gün.
Şimdi gidip bir Alevi’ye katilini tarif et desen...
Onun tarifiyle bir robot resim çizmek istesen...
O çizdiğin resim Kılıçdaroğlu’na benzemiyor işte.
Sivas zanlıları tahliye olunca “Hayırlı olsun, milletin beklentisi bu yöndeydi” diyen;
Alevilerin katledildikleri şehirlerde seçim mitingleri yapıp “Ey Kılıçdaroğlu Alevi olduğunu söylesene” diyip kalabalıkların yuhalamasını sağlayan;
Cemevinde polis bir genci kafasından vurup öldürdükten hemen sonra “Polisin sabrına şaşırıyorum” diyen bir zihniyete benziyor o robot resim.
Cemevi zaten ibadethanedir, sizin kabul etmeniz veya etmemeniz hayatımızı pek değiştirmeyecek.
Dersim korkunç bir katliamdır, sizin iki cümleniz ile acılarımız azalmayacak.
Siz devletsiniz, adaleti sağlayın.
Kimliklerimizi “cinayetin” faili veya mağduru olmaktan kurtarın.
Anlatabildim mi?
Twitter:@haykobagdat
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRT“Birden dursun istersin seneler olunca mazi. Öyle bir geçer zaman ki…” 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUİrfan Fidan’dan Akın Gürlek’e… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeni gelen bakanlara “Hoşgeldiniz” yazısı… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖzgür Önderlik – Özgür Rojava – Jin, Jiyan, Azadî... 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZGüvenlik paradigması çağında Kürt Meselesi: Yeni statüko ve arayışlar 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRVe siyasallaşan yargıda yeni eşik 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolYine yolsuzluk sorunu 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANDemirel’in köprüsünü sattırmam… Özal’ın köprüsünü sattırmam… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanEvrensel hukuk ilkesini rafa kaldırdığınızda neler olur? 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuBir yakın takip hikayesi bizimkisi… 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçCHP çok iyi bir şey yaptı 4.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları














































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
14.03.2025
20.02.2025
12.02.2025
5.02.2025
29.01.2025
23.01.2025
15.01.2025
8.01.2025
18.12.2024
11.12.2024