Hüseyin GÜLERCE
Tam da ordumuz terör örgütlerine karşı harekât yaparken, tam da iç cepheyi sağlamlaştırmak gerekirken, acımasız algı operasyonu devam edip duruyor.
Belli merkezlerden ve bilhassa medya üzerinden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’yi kutuplaştırdığı iddiasıyla hedefe konuyor.
ABD’si, AB’si, içerdeki adamları durmadan Erdoğan’a yönelik tezvirat, iftira, kin ve nefret peşinde...
Erdoğan’ın şahsı ile ilgili değil mesele. Erdoğan’ın Müslümanlığı hedef… Erdoğan, Müslümanlığından dolayı hedef...
Abdülhamid, Müslümanlığından dolayı hedefti. Menderes ezanı aslına çevirdiği için hedefti. Özal tabuları yıktığı için hedefti. Erbakan, Müslüman kimliği önde olduğu için hedefti. Beşi de milletin inancına saygılı ve bağlı oldukları için hedef seçildiler.
Türkiye’yi Erdoğan, AK Parti kutuplaştırmıyor.
Türkiye’yi bir asırdır; bizim Müslümanlığımızdan rahatsız olan, 1. Cihan savaşından sonra bize Batılı yaşam tarzını dayatan ve uydu bir Türkiye arzulayan Batı hayranları, Batı’nın adamları kutuplaştırdı.
Bir asırdır böyle.
Bir asırdır bizi Batı’nın vasi tayin ettiği merkezler kutuplaştırdı. Batı istihbarat servislerinin kontrol ve talimatlarıyla, Vesayet Ağalarının yönlendirmeleriyle; TSK içinden cuntacılar, Yüksek yargı mensuplarının çoğunluğu, üniversitelerden cüppeleri ile sokağa dökülenler, iş dünyasının Batı’ya organik bağlıları, kimi işçi-işveren sendikaları ve sivil toplum kuruluşları ile medyada kiraladıkları kalemşorlar, şer şebekesinin değirmenine su taşıdılar...
Ne demek istediğimin daha iyi anlaşılması için 28 Şubat’taki “mahşerin beş atlısı” cephesini hatırlayınız.
28 Şubat’ta Erbakan mı Türkiye’yi cepheleştirdi? Yoksa vazife taksimi ABD Dışişleri Bakanlığında yapıldıktan sonra devreye giren cuntacılar ve onların talimatıyla Refah-Yol hükümetini devirmek için manşetler atan medya baronları mı?
Evet, bir asırdır dört koldan saldırıya geçerek bizi cepheleştirdiler. Bugün yavuz hırsız ev sahibini bastırır misali Erdoğan’ı hedefe koyuyorlar.
Evet, yüz yıldır cepheleştirmenin, kutuplaştırmanın temellerini; milli bünyemizi zayıflatmak, diriliş irademizi felce uğratmak için vesayetçiler attılar.
Dinimizi hayatın içinden çekip almaya kalktılar. Sloganları halkın beynine beton gibi döktüler: “Sen kalbini temiz tut, din Allah ile senin aranda” dediler. “Gericilik” icat ettiler. Mütedeyyin makul büyük kitleyi yobazlıkla, çağdışı olmakla yaftaladılar. Ellerine geçirdikleri gazeteler, sonra televizyonlar marifetiyle, sinema/sanat da dâhil dini değerler, din adamları itibarsızlaştırıldı, alay konusu yapıldı. Özal’a bile “takunyacı” dediler.
Bizi asırlardır biz yapan, cihan hâkimiyetimizi sağlayan değerleri horladılar, örselediler. Kur’an’a, Peygamberimize hakaret etmeyi ilericilik diye dayattılar.
Milletin değerlerine sahip çıkan, milletin gönlüne giren liderleri yalanlarla, iftiralarla acımasızca hedefe koydular. 2. Abdülhamid’e, Menderes’e, Özal’a, Erbakan’a ve Erdoğan’a aynı psikolojik harp vasıtaları ile saldırdılar.
Gençliği ve aileyi hedef aldılar. Üniversite gençliğinin içine ideolojik kutuplaşmayı soktular. Halkın çocuklarını sağcı-solcu, gerici-ilerici diye kutuplaştırdılar. Onları insafsızca zalimce çatıştırdılar. Cinayetler işlettiler. Katliamlar yaptırdılar. Bu ortamları darbelere gerekçe yaptılar. Hepsinde CIA’nın bilgisi, eli-kolu vardı.
En acımasız kutuplaştırmayı aidiyet konusunda yaptılar. Bir arada yaşayan, sımsıcak komşuluk yapan insanlarımızın arasında Sünni-Alevi, Türk-Kürt yangınlarını çıkardılar. PKK bölücülüğünü devletimizin başına tebelleş ettiler. Avrupa, FETÖ dâhil hepsine sahip çıktı. ABD binlerce tırla bunlara silah verdi.
Biz kendiliğimizden kutuplaşmadık. Bizi nefret üreterek, siyaset ve yaşam tarzlarımız üzerinden kin ve düşmanlık aşılayarak cepheleştirdiler.
Bunların Allah korkuları yok. Bunların insafı, vicdanı yok. Bunlarda utanma, arlanma da yok.
Bunlarda yalan var. Bunlarda iftira var. Bunlarda Haçlı’dan/Batı’dan medet ummak var. Bunlarda millet sevgisi değil, darbe seviciliği ve Batı hayranlığı var...
Yazarlar
-
Berrin SönmezGürlek’ten ekranda iddianame savunmasıyla ‘önyargılama’ 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENTürkiye adına şık görüntüler değil 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUKomisyon raporu yazılamıyor… Sebep ne? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolÖzerk üniversite? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
9.05.2019
2.05.2019
18.04.2019
11.04.2019
4.02.2019
28.03.2019
14.03.2019
9.02.2019
9.02.2019
1.02.2019