İbrahim Kahveci
Yıllardır faiz oranından şikayet edildiğini duyarım. Daha yakın zamana kadar, yüksek faizin sorumlusu olarak Merkez Bankası ipe asılıyordu.
Yok efendim Merkez faizi yüksek tutuyormuş, yok bunlar yüksek faizciymiş...vs vs İnanılmaz bir lobi vardı. Karalama ve küçümseme zirvedeydi. Faiz üzerinden koltuk kapma yarışı desek daha iyi ifade olur. Bakın ben de geçmişte Merkez Bankasını faiz konusunda çok eleştirmiştim. Ne zaman mı? Mesela 2006-2008 yılları..
2006 yılında küresel dalgalanmadan o kadar çok korktuk ki, hemen faizi 13,25’den 17,25’e çıkardık. Enflasyon neydi o zamanlar? Söyleyeyim, yüzde 9,59
Merkez Bankası 400 baz puan faiz artırınca ne oldu? Hatırlayın o günleri; 1 dolar 1 TL olur mu diye tartışmaya başlandı. O kadar yüksek reel faizi verirsen 1 dolar 1 TL elbette olurdu.
Nitekim dolar/TL kuru 1,70’den 1,15’e geriledi. İthalatçılar bayram yaparken, bugün bile açılmayan çok sayıda yerli üretici kapısına kilit vurdu. Merkez Bankasının 2006-2008 faiz politikasının Türkiye’nin üretim sektörüne etkisini hâlâ kimse dile getirmiyor... Neden acaba!
Tekrar hatırlatayım; 2006’da enflasyon yüzde 9,59 iken yüzde 17,25 faiz verdik.
Sonra 2008’e gelelim.
Hatırlarım o günleri. Küresel kriz ha patladı, ha patlayacak. Yazılarımda nerede ise her gün kriz geliyor diyordum. Ne dediler, “Ne krizi kardeşim, kriz mıriz yok”.Merkez ne yaptı peki? Mayıs ayında ekonomiyi soğutmak için faizleri 50 baz puan artırarak 19,75’e çıkardı. Ardından 2008 Temmuzda aynı Merkez faizi 20,25’e çıkardı.
Oysa borsayı izleseler krizin 2007 sonunda başladığını anlarlardı. Borsa endeksi 2007 sonlarında 58 binlerden düşmeye başlamış ve Temmuz ayında 33 bine kadar gerilemişti. İş sadece şelale düşüşü ile krizin geldiğinin ilanına kalmıştı. O hareket de Eylül 2008’de başladı zaten.
Bizim Merkez Bankası ise faizleri ancak Ekim 2008’de indirmeye başlayarak krizin bizi dağıtmasında epey rol oynadı. Bakmayın krizin teğet geçmesine... 2008-2009 küresel kriz bizi süre açısından ve derinlik bakımından 2001 krizi kadar çökertmiştir. Aradaki fark 2001 bize ait krizde, 2008 ise küreseldi; yani biz o kadar suçlu değildik. Ama emsal ülkelerden çok daha derin etkilendiğimizi de ifade edelim. İşte o günlerde-yıllarda faizin yüksekliğini nerede ise tek başıma dile getirmek durumundaydım. Erdem Başçı’ya saldıranlar ise o günlerin Merkezini yere göğe sığdıramıyordu.
Hayat işte!
***
Eeee, bugün durum ne?
2011 sonrası Merkez Bankası en yüksek faizi, hem de en uzun sürede uyguluyor. Ama kimsenin Merkez Bankasına “gıkı” çıkmıyor.
Anlamak mümkün değil.
Bakın tablo burada.

2011 başından bugüne kadar Merkez Bankasının uyguladığı fiili piyasa faiz oranını görüyoruz. Mart ortasından bu yana yüzde 11,0’in üzerinde bir faiz var. Ocak ayından bu yana da Merkez faizi hiç tek haneye düşürmemiş.
Erdem Başçı bu faizi uygulasaydı var ya... Kim bilir ne tanımlama ve suçlamalara maruz kalırdı.
Ya şimdi?
Kimse Merkez Bankasına bir şey diyor mu? Yakın zamanın en uzun süreli ve en yüksek faizini uygulayan olmasına rağmen, bir söz var mı?
Neymiş... Adamına göre oran varmış. Erdem için 9,0 çok büyüktü ama bizden olunca 12,0 düşük olabiliyormuş. Ne diyelim... Söylem başka... Eylem başka.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları





























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
9.02.2026
6.02.2026
4.02.2026
2.02.2026
30.01.2026
28.01.2026
22.01.2026
21.01.2026
19.01.2026
16.01.2026