İbrahim Kahveci
Paramız niye değersiz? Acaba sorun sadece kısa vadeli yanlışlarda mı gizli? Paramızın değersizliğini sadece kur-faiz-enflasyon ekseninde mi izah edeceğiz?
Paramızın değersizliği ile liyakatsiz yönetim ilişkisini görmemiz gerekiyor.
Milli güreşçimiz Hamza Yerlikaya’nın Vakıfbank yönetimine atanması bu açıdan çok da önemli değildir.
Paramızın değer kaybetmesine neden daha geniş açıdan bakmamız gerekiyor. Mesela TL’nin değer kaybını Milli Eğitim politikaları ile neden hiç izaha kalkmıyoruz?
***
Bundan 20 yıl önce Çin ucuz işçilik cenneti olarak tanımlanıyordu. Ücretler bugün ile kıyaslanamayacak kadar düşüktü.
tradingeconomics verilerinden aktarayım. 2007 yılında bölgesel asgari ücretlerin ortalaması 690 yuan ediyordu. Şimdi ise 2480 yuan ediyor. 2007 yılında 1 dolar 7,5 yuan ederken, şimdi 7,0 yuan ediyor.
Nereden bakarsanız bakın Çin’in ücret geliri reel olarak yüzde 300’ün üzerinde artış göstermiştir.
Bu artış sadece ücret artışında kalmamıştır. Aynı zamanda kişi başına gelirde de benzer artış olmuştur.
İyi ama biz neden hem ücretleri, hem de kişi başına geliri yeterince artıramadık?
***
Üstten emir verilse ve asgari ücret net 3500 lira ilan edilse ne olur? Ülkede refah mı artmış olacak?
İmalat sanayinde kar marjımız yüzde 10 seviyelerinde seyrediyor. Bu kar marjının artışı bir türlü sağlanamıyor. Kar marjı artmadan ücret artışına gidersek işsizlik nereye çıkar?
Sorun sadece faiz giderinde de değil. Faiz gider olmasa ne olur?
2003-2018 arasında ülkemize 650 milyar dolar yabancı sermaye geldi. Bir kısmı borç, bir kısmı doğrudan yatırım ve bir kısmı da sıcak para olarak geldi.
Para oluk oluk aktığında katma değer artırıcı, karlılığı artırıcı bir dönüşüm mü sağlayabildik? Sadece borçlanarak daha fazla faize bağımlı olduk.
Ya da soruyu farklı soralım: Ülkenin değer artırıcı üretimini sağlamadan ücret artışını nasıl isteyebiliriz?
Bu sorudan hareketle bugünümüz ve yarınımız açısından da şu izahı yapabiliriz: Mevcut liyakatsizlik ve verimsizlik durumunda bizi daha büyük fakirlikten başka bir şey beklemiyor.
Kimse boş hayaller kurmasın.
***
Paranın gerçek değerini ülkenin yükselen katma değerli üretimi belirler. Kısa vadede ise faiz-enflasyon dengesi...
Kısa vadeyi tartışmaktan uzun vadeli dönüşümü kimse konuşmuyor.
Çin parası yuan dolar karşısında 2000 yılında 8,0 değerindeydi. Şimdi ise 1 dolar 7,0 yuan ediyor.
Acaba Çin bu değeri faiz-enflasyon dengesi ile mi sağladı? Ya da yüksek demokrasiye mi ulaştı da parası değerlendi?
Not. Demokrasi, adalet ve güvene dayalı bir yönetim iyi bir gelecek sunarak sermaye çekebilir. Ama o sermayeyi nasıl kullanacağız? AK Parti ilk dönemlerinde bu dönüşümün 1. ayağını başardı ama 2. ayağını başaramadı.
***
Ülkenin yabancı para ihtiyacını veya kaynağını ödemeler dengesinin cari işlemlerinden karşılamayı niye hiç düşünemiyoruz? (İhracat ve turizm gibi hizmet gelirleri)
Ama burada dikkat edilecek nokta ne var ne yoksa dışarı satarak değildir.
Yabancılara daha fazla hıyar satarak zenginleşen hangi ülke gördünüz?
Benim çiftçimin ithal gübre, ithal tohum, ithal yakıt kullanarak 3 liraya mal ettiği domatesi 3,3 liradan yabancıya satarak mı zenginleşeceğiz?
Doğal kaynaklarımız olan mermeri 3 kuruşa işlemeden ihraç ederek nereye varabiliriz? Ya da fason tekstil - konfeksiyon ile yolumuzu ne kadar daha sürdürebiliriz?
***
Sorun katma değerli üretimdir.
Bu sorunu aşmak için ilk şart ise itaat değil, liyakattir.
Sonra eğitim sisteminin baştan aşağı değişmesidir.
Maliye -vergi sisteminin değişmesidir.
Çalışma hayatı, emeklilik sisteminin değişmesidir.
Kamu yönetim reformunun derhal gerçekleşmesidir.
Kısaca “fakirleştiren büyüme” içine mahkum olmuş bir ülke olmaktan çıkmamızı sağlayacak geniş bir ekonomik yönetim reformudur.
Sorun sadece demokrasi, adalet, hak sorunu değildir. Sorun ülke olarak bu kadar yüksek İNSAN kaynağına rağmen verimsiz bir fakirlik çıkmazına hapsolmuş olmamızdadır.
Bugün 200-300 liralık sosyal yardıma bile razı olan toplum neden daha yüksek bir refah tercihini göremiyor? Toplumu bu mahkumiyetten kurtaracak geniş bir çözüm planı neden hala sunulamadı? Bu hafta liderlere sormaya başlayacağız.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları





























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
9.02.2026
6.02.2026
4.02.2026
2.02.2026
30.01.2026
28.01.2026
22.01.2026
21.01.2026
19.01.2026
16.01.2026