İlker DEMİR
Orta Doğu'da yeni konjonktürde, Kürt halkının demokratik ve siyasi hakları için verdiği mücadelenin doğal sonucu olarak ortaya çıkan çözümü, esasında hakların teslimi görüşmeleri, Türkiye İmralı'da, meclis komisyonu ile Öcalan arasında gerçekleşti.
Ama siyaset esnafı bunu konuşup tartışmıyor. Tali konular tartışılıyor. Tali de olsa her sorunu tartışmak cevaplamak gerekiyor.
Çünkü konu 100 yıllık bir ur, hemencecik kesip atmak kolay olmuyor, yan ve dış etkileri hiç eksik olmuyor.
Urun yok edileceğinden endişe edenler güncele uygun bozma senaryoları üretiyor.
Bu senaryolardan biri, klasik egemenlik yöntemi, "böl yönet". Özellikle Kürt hareketi görünür bir legal siyasal güç haline geldikten sonra, güç haline getirmede etkin olarak öne sürdüğü Selahattin Demirtaş'ı Abdullah Öcalan ile rekabete sokma girişimi.
İki öznenin de öyle bir hevesi niyeti ve eylemi yok ama sahnede rol alanlar profesyonel, senaryoda yazılanı oynuyor, senaryoyu konuşturuyor.
Amaç mücadeleyi bölmeye somut zemin oluşturmak. Devletin yeni eski her varyantından sahne gösterileri düzenleniyor.
Devlet başkanı bile rol alıyor, Edirne'ye dersini İmralı verecek diyor.
Ne etkili bir malzeme ve konu bu böyle?
Evet evet konu sosyo kültürel derinliklerde elverişli ve zengin bir zemin. Kürt halkı da Türkler gibi ata kültürlü; lider kültü yaygın, kurtarıcılara inanıyor. Dolayısıyla liderlik hakkı tartışması halkta taraftar buluyor.
Ne ki Kürt hareketi örgütlü, tedbirli, kendi içinde bu tartışmaya tevessülü kaynağından kesmeyi beceriyor.
Ama ağızlar torba değil, bir egemen kesiminki büzülse büzülmeyen bir kesim kalıyor. Yakınındakilere söz geçmiyor. Üzüntü vereni de bu. İçindeki devletin şövenist tecrit propagandası kalıntıları, gizli milliyetçi tortu olanlar boş durmuyor. Bu modernist ve sol zihin, doğrudan değilse bile dolaylı olarak Apo Demirtaş ikilemini pompalayan devlet varyantlarına bir biçimde zemin sunuyor, tırnak sürttürüyor. Zeminlerde kriterlere dayanaklar somut yaşananlar olsa, o da faydalı olacak ama tamamen ajitasyon dili, cahil beyinlere şüphe pompalanıyor.
Çok geri bir tartışma.
Kıyasın nedenleri subjektif. Çünkü ölçeri yok.
Kimin üstüne "farz" bu?
İkisi de ayrı özne ikisi de mücadelede birer can, tıpkı binlerce özgürlük için içerideki esir can gibi. Eleştirilecekse kişi kıyası yapmadan Dem'in genel politikası eleştirilmeli.
Mesela kimse, "ey Dem Çanakkale'de devlet için ölümleri ortak payda ilan etme! İşin devleti değil halkları ikna etmek." demiyor. Bileşenler bile hık mık.
Diyorlar ki " Dem Demirtaş'ı ihmal etti."
Çok insafsız bir iddia. Bütünlüklü bakamama hali.
Demirtaş konumunda çok mücadeleci var Kürt hareketinde. Hangisini kampanyalaştırsın?
Kimseyi incitmemek gerekiyor.
Selo bir can ama canlardan biri, binlerceden.
Hukuki olarak hemen çıkması gereken de çok. Mızraklı, Kavala, Yüksekdağ, Atalay hemen akla gelenler. Hepsi serbest olması gereken birer can. Mücadelenin sırtında yumurta küfesi var. Sorumlu. İyi ki mücadele bu kısır tartışmaya pabuç bırakmıyor, yolunu yürüyor.
Hukuken ve kanunen hakları olmasına rağmen tahliye olamıyorlarsa devlet suç işliyor; engellenemiyorsa demokrasi güçlerinin gücü demek ki yetmiyor. Demek ki daha etkin yollar, ittifaklar aramak gerekiyor.
Tırnak sürtme işi bitmiyor; Apo için kampanya Demirtaş için neden yok deniyor.
Apo kampanyasının devletin yıllarca halkın zihnine yüklediği şövenist tecriti kırmak, geriletmek için radikal bir atak, mangal gibi yürek işi, şok bir eylem ki, tahliyeye sıkıştırılmaması gerekiyor.
Bu konuyu tartışmak vakit ve güç kaybı.
Dere geçilmeli önce..
Şimdi doğal hakları teslim süreci nasıl toplumsallaşırı tartışma ve çözüme omuz verme zamanı.
Yazarlar
-
İbrahim KahveciÇöken CHP mi AK Parti mi? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTrump şaşırtmaya devam ederken… 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolÇankaya şişmanı... 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezÖnümüzdeki Küresel Riskler 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTSıfır tüketim, 402 lira fatura… 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNHızlı çöküşün anatomisi 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENSuriye’nin “normal”i inşa ediliyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENDavos 2026: Küresel belirsizlikler eşliğinde ‘diyalog ruhu’ 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİstanbul çok kötü yönetiliyor! 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZSuriye’de yeni dönem arayışı: Çatışmadan entegrasyona geçilebilecek mi? 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAGün Rojava’yı Savunma Günüdür; Ortak Geleceğe Yönelik Tehdit... 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİBeleş hamaset, boş balon 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENSuriye’de İstikrar da “Süreç” de Tehlikeli Sularda 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUHakan Fidan’ın anlamadığı 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKDışarıdan ABD, içeriden mollalar: İranlılar ne yapacak? 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUİçişleri bakanı ne demişti, gerçek ne çıktı? 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasSuriye’nin bir ucunda oyun içinde oyun 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞ“81 İLDE 81 AŞEVİ “YOKSULLUĞU”… 19.01.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURBuyurun tekrar çözüm sürecine... 19.01.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞRastgele büyüme 19.01.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYılın kelimelerine siyaseten bakmak: “Parasosyal” ve “Rage Bait” neden ayrımı keskinleştiriyor, araş 19.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluCumhurbaşkanı 23 yıl sonra niye hâlâ şikayetçi? 19.01.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRSURİYE'DE İHLALE SUKUNET MORFİNİ 19.01.2026 Tüm Yazıları



























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
14.01.2026
9.01.2026
5.01.2026
4.12.2025
26.11.2025
31.10.2025
4.10.2025
17.09.2025
28.08.2025
10.08.2025