İlker DEMİR

SURİYE'DE İHLALE SUKUNET MORFİNİ
19.01.2026
336

Küresel sermayenin atadığı ödülle aranan 17 cihadist çete tabanlı HTŞ hükümeti ordusu Fırat'ın doğusuna doğru önüne çıkan canlı cansız tüm yaşam alanlarını imha ederek katliama devam ediyor.

Ölümle karşılaşan ve karşılaşma ihtimali olan canlılar, yakınları ve duyarlı olanlar isyan ediyor, çığlık atıyor.

Nafile!

Duyulmuyor.

Dünya seyrediyor.

Çoğunluğa adeta uyuşturucu, morfin ya da sakinleştirici vuruldu.

ABD Orta Doğu temsilcisi Tom, savaşın ölen, ölecek ve öldürecek olan öznelerini dolaştı nabza uygun telkinlerde bulundu. Barrack, SDG'nin Fırat'ın doğusuna çekilmesi konusunda taraflarda "mutabakat" sağladı. Bu mutabakat şu lanet olası "yapacak bir şey yok" teslimiyeti:

ABD böyle diyorsa yapacak bir şey yok.

Gezegenin hukuku, yaşam hakkı gezegenin baş düşmanı küresel sermayenin başına emanet. Bu kurda kuzu emanet etmek gibi bir kabus. Sonuçta

ABD diyorsa, egemen muhalefet uyuşturucu almış gibi pusuyor.

Tom Barrack ile aynı zamanda küresel sermayenin atadığı ödülle aranan hükümlü katil başkan Colani de kararname çıkardığını, Kürtlerin statülerini devlet çizgisi içinde tanıdığını ilan etti. Utanmazca o da dünyaya bu açıklamasıyla, TC'nin desteğiyle orantısız saldırıyorlar ama hakkını da teslim ediyor morfinini vurdu.

Dünya artık içi rahat bir şekilde bu insanlık dışı durumu seyrediyor.

Sistem, hukuk ve moral değerlerin tüm yaşama yabancılaşmasını olağanlaştırmış.

Yatak odasından devlet başkanı kaçırılıyor, ağır silahlarla doğa insan öldüre öldüre yerli halka can çekiştiriliyor ve çok sayıda cani örneğe biri daha ekleniyor.

Suriye'de IŞİD'in ton farklısının egemenliği fiilen perçinleniyor.

Solu, sağı, dindarı, modernisti bu durumu göre göre seyrediyor.

Bunu ne hukuk ne vicdan kabul ediyor.

Sonuç ne?

Sonuçta SDG sorumlu davranıyor, uzlaşıyor.

Silahın misillemesi daha gelişkin silah, daha fazla ölüm. Halkların daha iyi yaşamasını isteyen yaşama oy verir. SDG de yaşama oy veriyor ve bir ateşkes imzalıyor.

Çay gider kum kalır. Halklar yaşananı tüm çıplaklığıyla yaşadı nasılsa.

Devlet ve sermayeden hak halk emek ittifakı ve teminatı olmaz ancak şirkete çok kazanç ittifakı olur.

İttifaklar politikası olmadan mğcadele olmaz!

Müttefikleri doğru seçmek, hangi hak hangi ittifak sorusuna doğru cevap vermek, doğruyu esir etmeden ittifakı yaşam hakkını teslim etmeden kurmak, mücadeleyi bu doğrultuda yürütmek gerekiyor.

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Yazarlar