Kemal ÖZTÜRK
Eğer ahlak, hakikat, bilgi ve insan değersizleşmişse, “Nihilitik Çağ” başlamış demektir.
Nihilizm’den (hiçlik) mülhem, Nihilitik (değersizlik).
Her şeyi yok sayan, anlamsız bulan Nihilizmin, mutasyon geçirmiş halidir.
Cari insani değerlerin (en başta ahlak, hakikat, doğruluk, adalet), felsefe olarak yok hükümde sayılmasından ziyade, sosyal olarak çürümüşlükten mütevellit bir hiçliğe, değersizliğe, yokluğa sürüklenme halidir.
Saygınlığın, değerin ve gücün sembolü olan bilgiye; herkesin, her zaman ve bedelsiz ulaşabilme durumu, değersizliğin en kuvvetli rüzgarıdır.
Hiçbir çağ, bilgiyi bu denli değersizleştirmemişti.
Böylece bilgi, cahilin ve kötünün eline geçen bir araca dönüştü. Kendi değerinden, anlamından, bağlamından kopartılıp, geçici fayda için araçsallaştırıldı.
Değersiz, bedelsiz ve araçsallaştırılmış bilgiye, malumat denir.
Bilginin malumata dönüşmesi, herkesin ulaşımına açılması, ne tuhaftır ki insanı daha çok cahilleştirdi.
‘Malumat sahibi, fikir yoksunu’ bir insan türüyle karşı karşıyayız. En tehlikelisi budur. Bir insanın fikri yoksa, yönlendirilmeye açık yığının parçasıdır.
Nihilitik çağ, insanı fikirsiz ve iradesiz kitle yığınlarına dönüştürür. Her zaman, kolayca ve şuursuzca yönlendirilebilen insan yığınları…
Malumat sahibi olmak, sahte bir özgüven aşılar insana. Malumatı olup fikri olmayan insanda bu nedenle cesaret daha çoktur. ‘Cahil cesareti’ değildir bu. Zira Nihilitik çağda ‘cahil’ kavramı değişmiştir. Malumata sahip, fikir yoksunu insana bu çağda yeni bir isim verilecektir.
Değersizlik fikri, bulaşıcı bir hastalık gibi yaygınlaşır. En dramatiği insanın değersizleşmesidir. İnsanın ölümü mekanik bir tanıma, görsel bir imaja ve sayısal bir veriye dönüşür bu çağda. Ve hemen tüketilir.
Böylece duygudan ve vicdandan uzaklaşan insan, yaşananları kanıksar. Kabullenmek değil de kanıksamak… İçselleştirilmemiş, kabullenilmemiş mantıksal bir zemine oturmamış ama kanıksanmış olaylar, insana gerçek olmayan başka bir hayat yaşatır. Bir dual yaşam başlangıcıdır bu.
İnsani değerlerin zihinsel varlığı sürerken ve o referans gösterilirken; yaşamda bu değerlere aykırı şeyler yapmak, bir paradoks yaratır. Bu paradokstan kurtulmanın yolu, mantık ve aklı dışarıda bırakıp, olanı kanıksamakla mümkün olur. Kanıksamak için fikre ihtiyaç yoktur.
Nihilitik çağ insanın yalnızlaşmasını da başkalaştırır. Yeni bir tür yalnızlık doğar. Dijital yalnızlıktır bu. Gerçek olmayan kalabalıklar arasında yaşayan, gerçek olmayan arkadaşlıklar kurup, gerçek olmayan hayatlar süren insan, nihayetinde tüm bunların arasında tuhaf, tanımlanamaz bir yalnızlığa sürüklenir. Kendine bile yabancılaşır. Bu nedenledir ki merhamet, acıma, sevgi, aşk gibi duyguları yavaş yavaş ölür.
İnsan bu çağda, semboller, imajlar, imgelerle düşünür ve iletişim kurar. Görsel iletişim biçimi, insanın ürettiği en kıymetli değerlerden biri olan edebiyatın ve sanatın katili olmaya adaydır. Zihin, edebi bir metini resme dönüştürmeden algılamaz.
Organik insani ilişkilerin sonu gelmiştir bu çağda. Dijitalize edilmiş, ekran camı gibi soğuk, kırılgan, hissiz ilişki biçimleri hakimdir. İnsan, yüz yüze konuşamaz hale gelir. Bir araç kullanmadan iletişim kuramaz.
Bu nedenledir ki insan, Nihilitik çağda huzursuzdur. Lakin huzursuzluğunun gerçek sebebini bulmaz. Zira sahip olduğu, onu insan yapan değerlerin erozyonunu fark edemez.
Buzul çağına benzeyen Nihilitik çağda, insan olarak kalabilmenin yolu, insan sıcaklığına sığınmaktır. Basit ve organik insani yaşam formu, bu çağda mutluluğun ana rahmidir. Oraya dönmeden huzur bulunmaz.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları







































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
5.05.2024
20.04.2024
20.04.2024
12.04.2024
25.01.2024
9.05.2022
7.04.2021
26.03.2021
19.03.2021
11.03.2021