Kurtuluş TAYİZ
Aysel Tuğluk daha heyecanlı, Gültan Kışanak ise rahat, yüzünde anaç bir gülümseme var. Bir diğer milletvekili Sebahat Tuncel de bu kareye girmekten sanki özenle kaçınmış. Dikkatle konuşan PKK’lıyı dinliyorlar. “Yüz askeri öldürdük, basın bunu saklıyor” diye şikâyet ediyor konuşan. Sarılma, kucaklaşma faslıyla son buluyor görüntüler.
Türkiye bir kaç gündür doğusuyla batısıyla bu görüntülerle sarsılıyor. Ankara çok kızgın, çok öfkeli ama Ankara bu resim karşısında aslında şaşkın ve kararsız, her kafadan ayrı bir ses çıkması bundan. Bazı kabine üyeleri BDP’yi sağduyuya çağırırken, bazıları tepki ve öfke dozu yüksek açıklamalar yapıyor.
Şemdinli’deki görüntüler, PKK ve Kürt meselesinde hükümeti yeniden düşünmeye sevk edecek kadar önemli. Kuşkusuz Ankara’yı yeni kararlar almaya zorlayacaktır. Zira bu kareler basit bir asayiş ve güvenlik sorununu yansıtmıyor, ayrı bir etnik-siyasal kimliğin ülkenin bir bölümünde ne kadar popüler olduğunu gösteriyor. Asayiş ve güvenlik öncelikli tedbirlerin köklü çözümler getirmediği, Şemdinli’de ortaya çıkan bu manzara sayesinde bir kez daha görüldü.
Şemdinli görüntülerine kızıp askeri dağlara sürmek, polisi sivil siyasetçilerin üzerine salmak, yargıyı bir siyasal partiyi kapatması için harekete geçirmek neticede Türkiye’ye hiçbir şey kazandırmayacaktır. PKK’lılar yıllardır ölüyor-öldürüyor; yüzlercesi ve binlercesi de ölüme gönderilmek için sırada bekliyor. Binlerce Kürt siyasetçi zaten hapishanelere kapatılmış durumda. Kaç tane Kürt partisinin kapatıldığını bile bugün hatırlamıyoruz. Aynı yöntemde ısrar etmek hem akılsızlık hem de vicdansızlık.
BDP’nin PKK’yla arasına mesafe koymadığı ve koymayacağı ortada; Başbakan bile BDP’yi PKK’nın Meclis’teki uzantısı olarak görüyor, tanımlıyor; o zaman bu görüntüler karşısında şoka girmek veya şaşırmak da ne anlama geliyor?
Biraz gerçekçi olalım. Ankara, Kürt politikasını değiştirmeden Kürt hareketinin değişmesi-dönüşmesi mümkün değil. Bu fazla iyimser bir beklenti olur. Devlet Kürt meselesini çözmek için köklü adımlar atmadığı müddetçe bu gidişatın önünü alamaz; dağa çıkış devam eder, Kürtlerin geri kalan bölümü de PKK sempatizanı olmaya başlar. İktidar hem Kürt sorununu çözmeyecek hem de PKK’ya sempati duydukları için BDP ve Kürtleri suçlayacak; bu bakış açısının biraz zorbaca olduğunu söylemek gerekiyor.
Altını özellikle çizmem gerekiyor; AKP hükümeti son bir yıldır PKK’nın kanlı saldırılarını bahane ederek Kürt sorununu rafa kaldırmış durumda, meselenin bahsini bile açmıyor. AKP Kürt sorununu çözmeye girişti, adımlar attı; PKK ve eski devlet buna karşı direndi ve iktidar da bu meseleyi çözmekten tümden vazgeçti. AKP’nin 10 yıllık Kürt politikasının özeti bu.
PKK ve BDP’yi bahane ederek bu mesele daha ne kadar ertelenir bilemiyorum; ama son bir ayda ölen asker ve PKK’lıların sayısındaki artışa bakarak söyleyebiliriz ki, Türkiye, pek iyiye doğru yol almıyor. Bu kadar cenaze, bu kadar acı, bu kadar gözyaşı bu ülkeyi etnik-sosyal olarak kamplaştırır, büyük bir çatışmanın içine sürükler. Bu yüzden Meclis ciddi bir Kürt mesaisi yapmak zorunda. İktidar ister muhalefetle uzlaşma içinde yapsın bunu, isterse tek başına; yıllardır süren bu şiddetin toplumsal kaynağını kurutacak düzenlemeler artık şart.
PKK bahanesi bir tarafa bırakılmalı. Kandil mevcut durumda çözümün değil, çözümsüzlüğün parçası. Böyle diye Kürtlerin hakları yok mu sayılacak? Kürt sorununu örgüt değil, iktidarıyla muhalefetiyle Türkiye’nin seçilmiş temsilcileri Meclis’te çözecek. Meclis’te bu adımları atmadan Türkiye’yi içine düştüğü bu kanlı açmazdan çıkarmak mümkün değil.
Şemdinli’de olup bitenlerden dolayı BDP’yi suçlamak, hedef göstermek meselenin özünden uzaklaşmaya yarar. Onlar, kucakladıkları gençleri gerisin geri ölmeye tekrar dağa gönderdiler. Ankara’da siyasetçiler Mehmetçiklerin ölümünü-yaşamını ne kadar umursuyorsa BDP’liler de dağdaki gençlerin hayatını-ölümünü o kadar umursuyor.Kimse kimseyi kandırmasın; bu siyasetçiler neredeyse birbirlerinin kopyası, çok farklı değiller.
İktidar partisi şapkasını önüne koyup düşünmeli. Milliyetçi ajitasyonla ülke biraz daha idare edilebilir, dağda biraz daha çok PKK’lı öldürülür, ovada biraz daha fazla siyasetçinin canı yakılabilir. Senelerdir denenen bu yöntem Şemdinli’deki fotoğrafın bize gösterdiği “kopuşu” ancak daha fazla derinleştirmeye yarar.
Artık PKK bahanesini bir tarafa bırakıp Kürt sorununu çözüm gündemine almanın tam zamanı.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları




































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
15.05.2019
10.05.2019
1.05.2019
22.04.2019
19.04.2019
17.04.2019
15.04.2019
12.04.2019
11.04.2019
8.02.2019