Leyla İPEKCİ
İnsanın 'güzel' ile olan ilişkisi bozuldukça kâinattaki değerini layıkıyla bilemez oldu.
Doğayı tahrip etmek bize çeşitli kapitalist gerekçelerle 'güzel' olarak sunuluyor mesela. Romanlarda, filmlerde kötü karakterler kazanıyor. Onların kazanması kötülüğü güzel gösteriyor bize. Öfkeyi, nefreti, intikamı öven sanat eserleri insan ruhuna yaptıkları tahribatı görmezden geliyorlar. Belki şöhret, maddiyat, belki rekabet ve hükmetmek adına.
Kibir, haset, hırs, tahakküm... Bunlar nefsin emrettiği kötülükler. İnsanı 'günah işlemeye' sevk eden tuzaklar. Bunlar 'güzel' (dolayısıyla iyi ve sevilen) olarak sunuldukça kötülük yaygınlaşıp güçleniyor. Hayatta bunun karşılığı ne? Tohumlar çalınıyor, çiçekler 'kendi' kokularından uzaklaşıyor, toprak kayması şiddetleniyor, dereler kuruyor, arılar bal yapmaz oluyor.
'Kötü karakter' hayatımızın her alanında yaptığı tahribat ile güç kazanıyor ve güçlendikçe haklılığını dayatmaya başlıyor. Güçlü olanın hakkını savunmak, hakkın hakikat ile olan ilişkisini de çürütüyor içten içe. Çirkinleşiyoruz ve bu bize yine de güzel gözüküyor! Bu, tam da hakkın inkar edilişi değil midir!. Toprak kayıyor, su kuruyor, hava kirleniyor, ateş aşk ile değil öfke ile yakıyor.
'Kötü karakter'lerin en müthiş örneklerini kurgulayan profesyonel sanatçılar, kötülüğü sinsice yapanların 'kurgu'larına ise müdahale etmiyorlar. Mesela Irak'ı yalan gerekçelerle işgal edip "bizi çiçeklerle karşılayacaklar" diyorsunuz. Bu arada bir milyon kişi haksız yere ölüyor. Ama siz kurguladığınız binbir 'kötü karakter'le dünyanın her yanına 'güzel hikayeler'inizi satıyorsunuz.
Kötülüğü güzel gösteren gerekçelere başvurarak gerçeği kurgulamak. Bu, başta da belirttiğim gibi insanın asli tabiatından kaynaklanan hiyerarşik sıralamayı bozuntuya uğratıyor. Tanrı-İnsan-Kâinat ilişkisini. İnsanlık kötülüğü güzel göstererek kendi nefsine zulmettikçe, tabiata, eşyaya ve kâinata da zulmetmeye başlıyor. Bu zulmü mahlûkat arasında ancak insan yapabiliyor!
Tanrı İnsan Kâinat hiyerarşisini nasıl bozduğumuza geleyim. İnsandaki 'sanatçı ruh' öncelikle 'kendini gerçekleştirmeye' yöneliktir. Kötülüğü emreden nefsini belirli bir farkındalık sonucu kınamaya ve Rabbiyle gönüllü bir rıza ilişkisine girmeye doğru evrilen narin ve çok incelikli bir 'sanatçı ruhu'ndan bahsediyorum tabiri caizse. William Chittick der ki: "İnsan müstakil bir âlem olduğu için, kâinat olmadan da varolabilir. Ama kâinat insan olmadan tam bir ilahi suret değildir." İbn Arabî de şöyle der: "İnsan kainatın ruhudur."
Aynada bir yansıma kâinat. İnsan da öyle. Bizzat O değil! Bu akis ne kadar nurlu ve net olursa, o kadar 'güzel' gösterecektir ayna O'nu. Mutlak Güzel'i ifade etmek imkânsızdır ama bize düşen, güzelliğin tecellilerini görebilmek, gösterebilmek. Bazen her şeyde buluyoruz güzelliğin tecellilerini. İçimizde onu 'kendi imkânlarımız ölçüsünde ifade etme hevesi' uyanıyor. Şiirle, resimle, minyatürle. Bazen ise güzelliği her şeyde değil, sadece bazı şeylerde buluyoruz.
Zulümle örtülmüş oluyor çünkü güzelliğin cevheri. Çamurdaki nuru duyumsamak zorlaşıyor. Ama her koşulda ilahi güzelliğin bölünüp parçalanamayacak bir nitelik olduğunu da seziyoruz değil mi? Nereden geliyor bu sezgi?
'En güzel surette' yaratılmış olmamızdan belki. Bizler bütün güzelleşmiş hallerimizle ancak akisiz, yansımayız. Mecazız. Kendimizde tecelli eden 'ilahi isimleri' bildikçe, nefsimizin perdeledikleri kalkmaya başlıyor ve 'aslı'mızı (Rabbimizi) daha 'kesintisiz' bilmeye başlıyoruz. İnsanlaşabilmek için asli derdimiz şu o halde:
Hangi ilahi surette yaratılmışsak, onu layıkıyla bilebilmek, onda gerçekleşebilmek. Bu yola 'kendini gerçekleştirme' yolculuğu diyorsak, bir 'seyr ü süluk' ise bu... Metaforik olarak 'sanat eserimiz'in icrası da diyebiliriz ona.
"Her şeyi İnsan için, İnsan'ı Kendim için yarattım" Kudsi Hadisi, kendimizi tıpkı bir sanat eseri gibi gerçekleştirme arzumuzun bir tür güzelleşme serüvenine dönüşmesinin ölçüsünü önümüze koyar. İşte yukarıda bozulduğunu söylediğim Tanrı İnsan Kâinat hiyerarşisini böyle algılıyorum.
Ve diyorum ki: İnsanın güzel ile olan ilişkisi bozuldukça kâinattaki değerini (yani bu sıralamayı) layıkıyla bilemez oldu. Ya "Tanrı'yı öldürüp" yerine kendini koyarak sadakat, tevazu ve bağlılığı küçümsedi. Ya da kendi hiçliğinin anlam katmanlarını göz ardı edip kâinattaki değerini unutarak tahakküme, sömürüye, tahribata başladı.
İnsanın 'en güzel surette' yaratılmış olmasının ilk sırrı, güzelliği yaratmasının imkânsızlığını idrak etmesindeydi. Evet, biz güzeli ancak keşfedebiliyoruz. En değerli sanat eserimiz bu keşiften ibaret! Ama bu o kadar değerli bir keşif ki, nihayetinde güzelliğin cevherine varmaya talip!
Her şeyin ilk örneğiyle, en güzel şekliyle var edilmesinde, insanın -kâinata son eklenen değer olarak- bir dahli olmadı. Biz kendimizi, ilk örnekle kendi içimizden yaratmış değilizdir. Öyle olsa kendimize (nefsimize) her koşulda hükmümüz geçerdi.
Artık soruyu Dostoyevski'nin kötülüğü sorgulayan karakterlerinin sorduğu gibi soralım: "Tanrı varsa, neden izin veriyor bu kadar kötülüğe? Neden masumlara gazap ediyor?" Birkaç yazıdır devam ettiğim 'kötü karakter' okumalarına gazap isimlerinin de 'güzel isimler'e dahil oluşuyla devam edeceğim inşallah. Ve tabii her şeyin çekirdeği ve mayası olan Hakikat Nuru'yla.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları








































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
15.09.2018
4.02.2018
1.02.2018
28.08.2018
25.08.2018
21.08.2018
7.02.2018
4.02.2018
31.07.2018
28.07.2018