Mahmut ÖVÜR
Siyasette kusur aramaktan çok artıları öne çıkarma zamanı... Çünkü Türkiye toplumu ilk kez sivil bir anayasa yapıyor. Meclis çatısı altında "Uzlaşma Komisyonu"yla ilk adım atıldı. Bu komisyon anayasa yapmak için nasıl bir yol haritası izleneceğine karar verecek.
Bu nedenle kırılma yaratacak bir sorun beklenmiyor.
Elbette derin sorunları olan ve kutuplaşan bu toplumsal yapının "uzlaşma" ile bir anayasa yapması hiç kolay değil.
Bunu kolaylaştıracak tek şey siyasi partilerin cesareti.
Artık hiçbir parti karnından konuşmamalı ve zamanın dayattığı, toplumun kendisi gibi olmasını sağlayacak sivil bir anayasa yapılmalı.
Hiçbir parti bundan kaçamaz.
Şu gerçeği görmemiz gerekiyor, mecliste temsil gücü yüksek 4 parti var. Yeni anayasa talebi, en yoğun biçimde AK Parti ve DTP çevresinden geliyor.
CHP ve MHP'nin ise geleneksel tavrı daha çok "mevcut" sistemin korunmasından yana.
Buna bir de DTP'nin bazı siyasi çevrelere sert gelebilecek talepleri eklenince iş daha da zorlaşıyor.
İşte bu noktayı aşacak tek şey, CHP'nin verdiği sözler ve çizdiği çerçeve... Bu açıdan CHP, daha önce de söylediğim gibi yeni anayasa yapma sürecinin kilit partisi konumunda.
Bu kilit parti konumunu CHP aklı, iyi değerlendirirse toplumla kurmakta zorlandığı kapıları da açabilir. Çünkü göründüğünün aksine CHP, yeni anayasa konusunda yeterli olmasa da ortaya somut şeyler koyan tek parti.
Bir kere seçim bildirgesinde anayasa üzerinde hiçbir vesayet olmaması gerektiğini söyledi.
Ardından 25 Mayıs 2011'de yani seçimlerden yaklaşık 20 gün önce kamuoyuna yeni anayasaya ilişkin bir komisyon raporu açıkladı.
Bu raporun eleştirilecek yanları elbette var ama birkaç konuda bugüne ışık tutan çok önemli açılımlar var. Dahası hazırlayanlar arasında Süheyl Batum, Sezgin Tanrıkulu, Atilla Emek, Perihan Sarı, Koç Üniversitesi'nden Prof. Dr. Bertil Emrah Oder, Gülseren Onanç, Prof. Dr. Binnaz Toprak ve Atilla Sav gibi isimler var. Raporda başlangıç metniyle ilgili şöyle deniyor: "Türkiye dil, din, ırk ve etnik köken bakımından çeşitliliğe ve zenginliğe sahiptir. Başlangıç metni bu çeşitliliğin zenginlik olduğunu dikkate alarak, yurttaşlığın hak ve özgürlüklere dayalı ve insan onurunu öne çıkaran hukuksal bir bağ olduğunu vurgulamalıdır." CHP'nin "Özerklik" meselesine yaklaşımı ise şöyle:
"Tek bir bölgeye özgü değil, tüm Türkiye için planlanacak bir yerel yönetim reformu üzerinde çalışmak zorunludur." Ve ana dilin öğretilmesiyle ilgili madde: "Anayasa, Türkçe'yi resmi dil olarak korumalıdır. Öte yandan, devlet okullarında 'anadilin öğretilmesi' imkânı tanınmalıdır.
Türkiye'deki yerel dillerin "kültürel zenginliğin bir unsuru olarak" görüldüğü Anayasa'da belirtilmelidir." Yeni anayasaya giden süreçle ilgili CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu bir hayli umutlu. Ancak şu notu düşmeden edemiyor:
"Büyük travmalar yaşamış, kutuplaşmaların yoğun olduğu ülkelerde anayasa metinleri sorun çözücü olmaz. Sorunların çözümünü engellemeyen bir biçimde kaleme alınır. O zaman yasama organına takdir marjı bırakır. Yasama organı da toplumun ihtiyaçlarına ve oluşan mutabakatlara göre süreç içinde çözer." Bir anlamda Tanrıkulu'na göre yeni anayasa çözüm değil, çözüme giden yolu açmalı...
Tek şart olarak da şunu söylüyor: "Siyasi partilerde önyargı olmayacak.
Eğer herkes bulunduğu yeri iyi tarif edip uzlaşmaya açık olursa demokrasi bakımından önemli bir adım atılmış olur." Peki, "yeni ve sıfır bir anayasa mı?" diye soruyorum.
"CHP baştan beri yeni bir anayasa diyor. 12 Eylül'ün darbe anayasasına karşı çıkıyor. Şimdi yeni anayasa nasıl olacak, içeriği ne olacak tam bilmiyoruz..." Tekrar soruyorum, "yeni ve sıfır bir anayasa mı?" Tanrıkulu biraz ikircikli bir cevap veriyor:
"Biz daha bu metni MYK'da konuşmamışız bile... Konuşacağız ki ona göre karar verelim. AKP'nin metinlerine bak, dünden beri anayasa değişikliği diyor.
Konuşmalar yeni anayasadan çok anayasa değişikliği üzerine..."
Konuşmayı noktalarken aklımdan şunu geçiriyorum; "Yeni anayasa demeyen siyasetçi toplumun önüne çıkamaz..."
Yazarlar
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları













































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
6.08.2020
28.05.2019
6.05.2019
3.05.2019
2.05.2019
28.04.2019
21.04.2019
19.04.2019
18.04.2019
13.04.2019