Markar ESAYAN
Yaşadığımız günlerin net bir adı var: Darbe… Bu benim açımdan net. Halkın da büyük bir kesimi böyle düşünüyor ve bu oran gittikçe yükseliyor. Tabii ki hep birlikte ortak bir yanılgıyı da paylaşıyor olabiliriz. Ama bizler tecrübeli vatandaşlarız. Bugün yaşadıklarımız geçmişten getirdiğimiz bir hafızanın üzerine düşüyor ve beraberce anlam kazanıyor.
Türkiye halkı herhangi bir halk değil. Dile kolay Birinci Meclis ve 1921 Anayasası’nın rafa kaldırılmasıyla Cumhuriyet darbeler yaşamaya başlamış. Kısa geçmişimizde sayısız darbe var. Bizler sadece 1960, 1971, 1980 ve 1997 yıllarındakini konuşuyoruz. Türkiye tarihi aslında uzatılmış, yavaş çekim bir darbeler sürecinden ibaret.
Şimdi, 1961 gibi çok yakın bir tarihte, bu ülkenin çok sevilen bir başbakanının, merhum Adnan Menderes’in ve bakanlarının idam edilmesinin halkta yarattığı tahribatı düşünün. İdam günü asker büyük kitlesel protestoların yapılacağını öngörerek hazırlık yapar. Ama kimse korkudan sokağa çıkamaz. Başlarına ne geleceğini bilmekte, ama bununla nasıl başa çıkılacağını bilememektedirler. Herkes radyoların başında sessizce ağlamış, acısını not etmiştir. Bir daha CHP’ye asla tek başına iktidar şansı vermemiştir.
Aynı durum 1982 Darbe Anayasası’nın onaylanması meselesinde de geçerlidir. Darbe anayasasına yüzde 91,37 ile “evet” denmesi, halkın darbeleri desteklediği yorumlarına neden olur. Böyle olmuş olsaydı, askerin açıkça desteklediği iki parti yerine, askerin açıkça tavır aldığı Turgut Özal’ın partisi ANAP’ın 1983′teki ilk seçimlerde hükümet olması mümkün olmazdı.
Halkın ülkenin bir an evvel normalleşmesi için referandumda evet oyu kullandığı söylenebilir. Anayasaya hayır çıksaydı, askerin yönetimi sivillere devretmesi süreci daha uzun ve sıkıntılı olacaktı çünkü.
Bu, halkın doğuştan demokrat ve insanüstü öngörüleri olduğu, hiçbir zaman yanılmadığı anlamına gelmiyor. Ama halkların kendisi için en iyi tercihi hayatın deneyimlerinde yakalamak gibi bir özelliği var. Çünkü halk hatanın bedelini en ağır ödeyen dezavantajlı kesimlerden oluşuyor. Öte yandan geçmişten geleceğe giden bir hafızayı da sıklıkla kullanıyor. Halk Özal’ı seçiyor. Özal Türkiye’ye çağ atlatıyor. Özal linç ediliyor, yalnızlaştırılıyor, Kürt meselesini çözmeye davranacağı sırada şüpheli biçimde ölüyor. Halk bunların hepsini kaydediyor, unutmuyor.
Dolayısıyla, 17-25 Aralık darbesinde de halk Erdoğan’a sahip çıkıyor. Meydanlar herkesin fark ettiği normal olmayan kalabalıklara ve heyecana tanık oluyor. Halk, Menderes ve Özal ile açılan hesabı Erdoğan’a sahip çıkarak kapatmak istiyor.
Unutmayalım ki, bu halkın neredeyse yüz yıla yayılan sabrı sayesinde sandık bugün en belirleyici unsur haline geldi. 30 Mart’ın darbeciler tarafından bile bu kadar belirleyici olması, mücadelenin sandık üzerinde yoğunlaşması, yıllardır verilen emeğin bir ürünü.
Sandığa en çok kim saygı gösterir ve sahip çıkarsa, halk onu onurlandıracak. 30 Mart’ta tanık olacağımız da budur: Halk Erdoğan’ı yedirmeyecek…

Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları





























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
9.05.2019
2.05.2019
24.04.2019
21.04.2019
18.04.2019
16.04.2019
13.04.2019
10.04.2019
3.02.2019
28.03.2019